Nihayet… Kritik aşamaya geldik.
Eğer terör örgütü sözünde durur,
Silahlarını teslim etmeyi sürdürürse…
Yasal düzenlemeler gündeme gelecek.
Temmuz ayında da çalışacak Meclis…
Bu meseleyi de kökünden çözmüş olacak.
Ama alandaki tespitler;
İlerlemenin beklenen hızla gitmediğini,
Bu yüzden sürecin uzayabileceğini gösteriyor.
Kandil ve DEM ağırdan alırsa,
Düzenlemeler yeni yasama dönemine kalabilir.
AK Parti çalışmalarını sürdürüyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP lideri Bahçeli…
Sürecin sabote edilmemesi için gayret gösteriyor.
Önümüzdeki günler bu açıdan çok önemli.
***
Terör örgütü kalkınmamıza, demokrasimize…
Maddi ve manevi anlamda büyük zarar verdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz…
Yaptığımız sohbette acı tabloyu dile getirirken…
2 trilyon doların üzerinde bir maliyetten bahsetti.
Rakamı çok abartılı bulanlar olabilir…
Kısaca açıklamakta yarar var:
Bu rakam doğrudan bir maliyet değil.
Birçok bileşeni de var hesabın içinde.
Turizm mevsimlerinde turist kaybettik.
Tarımda üretim düştü, hayvancılık sekteye uğradı.
Yabancı yatırımcılar bizden kaçtı.
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da…
İktidarlar halkın beklentilerine cevap veremedi.
En önemlisi de sosyal hayatımız sınırlandı
Ekonomide bu hesaplamaya alternatif maliyet deniliyor.
***
Peki süreç tamamlandığında neler olacak?
Söz konusu bölgelerde yatırım iklimi iyileşecek.
Daha güçlü kalkınmanın altyapısı oluşacak.
Büyüme ivmesi yükselecek.
İlerleme ve gelişmeye güç verecek.
Terörün tamamen sona erdirilmesi;
Sadece ülkemiz için değil, bölge ülkeleri için de…
İçinde bulunduğumuz coğrafya için de,
Büyük kazançlar sağlayacak.
Demokratik standartlarımızı daha da yükselteceğiz.
2 trilyon dolar ile bugüne kadar neler yapılırdı…
Ayrı bir yazı konusu olduğunu da vurgulayalım...
VİCDAN / CÜZDAN
Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu tutuklandı.
Yolsuzluk yaptığı iddiasıyla… Ardından da…
Soyadı gibi ‘bal’ kıvamında açıklama yaptı:
Halkın tertemiz iradesine ağır operasyon düzenlenmiş.
Vicdan belediyeciliği yapıyorlarmış, engellenmiş.
Vicdan belediyeciliği de tek kişinin değil…
Kentin vicdanlı insanlarının ortak eseriymiş.
İki yönden sorunlu bir bakış:
Birincisi:
Vicdan sahibi insanlar Allah’tan korkar.
Rüşvet almaz, yolsuzluk yapmaz.
İkincisi:
Oy veren insanlar pisliklere ortak edilemez.
İyi niyetle verilen oyları da kirletilemez…
Maalesef CHP’nin yeni halkçılık anlayışı bu…
Masum insanları işin içine katmak?!
AİLE / TEKNOLOJİ / SORUMLULUK
Aile milletimizin en stratejik gücü.
Hayati öneme sahip bir yapı…
Millî ve manevi değerlerimizin,
Gelecek kuşaklara aktarılması,
Devletimizin ebed müddet yaşaması için...
Koruyup, kollamak zorundayız.
Bunu da nasıl sağlayabiliriz?
Tahakküm kuran zararlı unsurlardan,
Yenilik altında sunulan tuzaklardan,
Sosyal medya tehlikelerinden…
Çocuklarımızı uzak tutarak…
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile…
Aile Bakanlığı bu konuda bir ilke imza attı.
"Yeni İletişim Teknolojileri ve Aile Paneli"yle…
İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran…
Açılış konuşmasında çağımızın paradoksunun:
'Bağlantı” ve “Yalnızlık " olduğunu vurguladı.
Sosyolog Sherry Turkle'in sözüne atıfta bulunarak:
"Aynı evin içinde, aynı koltukta oturup farklı dijital evrenlerde yaşıyoruz. Bizler, ebeveynler olarak, kendi alışkanlıklarımızı gözden geçirmeden, kendi dönüşümümüzü fark etmeden şu soruyu sorabiliyoruz: 'Çocuğum ekran karşısında ne kadar zaman geçirmeli?' Oysa akademisyenler, uzmanlar, bu sorunun eksik olduğunu söylüyorlar. Asıl mesele ekran süresi değil, çocuğun ekranla kurduğu ilişkinin, ekrandan devşirilen mananın niteliğidir. Böyle baktığımızda aslında teknoloji sadece teknoloji olarak, araç olarak kalmıyor. Bize bir dünya görüşü de getiriyor. Bunu fark ederek kendi değerlerimiz, kendi millî medeniyet değerlerimiz çerçevesinde bu teknolojiyi kullanmak durumundayız. Nitekim çocuklarımızın bugün onların baktıkları ekranların onlara önerdiği bir anlam dünyası içerisinde yetiştiğini görüyoruz. Bu anlam dünyası onların gerçeği oluyor. Bu gerçekliği anlamak, cihazları yönetmekten ziyade cihazların ürettiği anlamı yönetmekten geçiyor..."
Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da…
Teknolojiden yararlanmanın engellenemeyeceğini dile getirdi:
"Aile değerlerini reyting malzemelerine dönüştüren, kültürümüzü trend listelerine kurban edenlerle mücadelemiz sürecektir. Bedeli ne olursa olsun, aile yapımızın ve kültürel kodlarımızın örtülü emellerle şekillendirilmesine müsaade etmeyeceğiz. Dünün mirasından aldığımız ilhamla, hangi fırtınaya yakalanırsak yakalanalım aile gemimizi selametle limana yanaştıracağımıza olan inancımız tamdır. Aileyi tehdit eden küresel rüzgârlar karşısında savrulmayacağız.”

