Özgür Özel hep dile getiriyordu:
CHP’den kopmayacağını, mücadele edeceğini...
Ne oldu da 90 vekille birlikte çekip gitti.
Şimdi soru sorma zamanı:
Hani partin baba ocağıydı,
Hani Atatürk’ün partisiydi…
Demek ki bunlar söylemden ibaretmiş.
Menfaat ilk önce geliyormuş.
Gerisi hikâyeymiş!
Kurulan partinin adı Yeni Parti…
Ama içindekiler eski…Yine de…
Hayırlı olsun, uğurlu olsun.
Gerçi CHP’nin DNA’sında var…
Matruşka gibi ha bire yavrulamak…
20’ye yakın parti dünyaya getirmiş bugüne kadar.
Anlayacağınız ANAÇ mı ANAÇ bir parti…
Özgür Özel ilk gün paylaşım yaptı.
Sosyal medya hesabı üzerinden.
“Yeni Parti’yi kuran, milletimizdir “derken…
Hitap edeceği katmanları tek tek sıralayarak:
İşçinin Yeni Partisi, Emeklinin Yeni Partisi
Memurun Yeni Partisi, Esnafın Yeni Partisi
Çiftçinin Yeni Partisi, Kadınların Yeni Partisi
Gençlerin Yeni Partisi, Türkiye’nin Yeni Partisi…
Bir eksiği de biz vurgulayalım.
Burada tekrarlamaktan bıktığımız…
Sizlerin de çok yakından bildiği
Bay Kemal’in “ARINMA”ya çağırdığı kesimlere de…
Atıfta bulunsaydı keşke… Daha güzel olurdu!
Böylece zincirin halkalarında eksik kalmazdı?!
Bay Kemal’in yanında saf tutan vekillerin tepkileri de…
Öyle kolay yenilir, yutulur cinsten değil.
Sadece iki örnek verelim sizlere…
Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap:
“Baba ocağını soyup soğana çevirmek de karakterinizin parçası olmuş. Herkes kendine yakışanı yapıyor.”
Tutuklu Ekrem İmamoğlu ve ekibine mesaj gönderen…
CHP Kars Milletvekili İnan Akgün’nün seslenişi de manidar:
“Rüşvet, zimmet, nitelikli hırsızlık, ihaleye fesat karıştırmak, çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek suçlarından tutuklu bulunan Yeni Parti kurucularının ekip arkadaşları cezaevlerinde partilerinin kuruluşunu gururla ve umutla izlediler.”
***
Parti kurulur kurulmaz ne yaptı Özgür Özel…
Milletvekilleriyle birlikte cuma namazı kıldı.
Hacı Bayram Camii’nden dualar eşliğinde…
Yürüyerek eski Meclis binasına geldi.
Burada da fiyakalı pozlar verildi medyaya.
Kopyaladıkları bu tören,
Millî Mücadele’nin işaret fişeklerinden biriydi.
Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşları…
23 Nisan 1920’de Meclis’in açılışını böyle yapmıştı.
Yani intihal bir törendi.
Peki bu durum anlama geliyor?
‘Asıl CHP’li biziz, Kemal Bey’in partisi çakma CHP…’
***
Biraz da Bay Kemal’den bahsedelim.
Partinin başına geçtikten sonra…
“Yapamaz, edemez” diyenleri utandırdı.
Çok stratejik hamlelere imza attı.
Özgür Bey’i ihraç etmek yerine…
Etrafındakileri çökerterek işe başladı.
Her gün kanadını kolunu kıran darbeler vurdu.
“Burası bizim evimiz ve hiçbir yere gitmiyoruz…"
Diye meydan okumasını yutturarak tıpış tıpış kaçmasını sağladı.
Bay Kemal, karalama kampanyalarına rağmen çabalıyor.
CHP’yi pisliklerden temizleme gayreti içinde.
Yeni üye kayıt töreninde yaptığı konuşma…
CHP’yi, aklama niyetinin bir göstergesi:
"Parayla, pulla, rüşvetle satın alınmayacak adamların CHP'de olması lazım. Bizim görevimiz bu. Hiçbir CHP'li yolsuzluk yapanlarla yan yana duramaz. Eğer yolsuzluk yapmak, malı götürmek istiyorsan derhâl partinin dışına çıkacaksın. CHP kirlenmemiş bir partidir, arınmak zorunda olan bir partidir. Neyse çok şükür o da büyük ölçüde gerçekleşti."
***
İBB davasında tutuklu Ekrem İmamoğlu’ndan da söz edelim.
Yeni Parti’yi kurdurdu, muradına erdi.
Ama Özgür Bey nereye kadar itaat edecek?
Henüz kestirmek söz konusu değil.
Her ne kadar vekil gibi görünse de…
Sahiplik işini çok iyi beceriyor.
İleride ikili arasında ayrışma kaçınılmaz.
Özgür Bey’in duruşu belli: CHP kitlesine oynamak.
Ekrem Bey de her kesime kucak açmak arzusunda.
Milliyetçi, muhafazakâr, liberal, demokrat…
Biri pusulanın kuzeyinde diğeri güneyinde…
Kim kimi yiyecek ileride göreceğiz…
Her geçen gün Ekrem Bey kan kaybediyor.
Davalardan beraat etmesi mümkün değil gibi…
İpler tamamen Özgür Bey’e geçebilir…
Bu kadar kamburu olan partiye şans verilir mi?
İktidarın kapılarını aralamak mümkün mü?!
Evdeki hesabın çarşıya uymama ihtimali kuvvetli.
Siyaset bilimcilere şimdiden kolay gelsin…
***
Baba ocağını terk edenlerin ortak paydası:
Babalığın neyi ifade ettiğini bilmemektir.
Saygının, sevginin, mutluluğun değerini bilmemektir.
Aile ve bireylerinin değerini bilmemektir.
Toplumumuz için baba ocağı kutsaldır.
Baba ocağına nankörlük edilmez.
Bir asırlık partiyi bir kenara itip gitmek…
Nankörlükten başka bir şey değil de nedir?
Atalarımız boşuna dememiş:
“Baba çınar gibidir; meyvesi olmasa da gölgesi yeter."
İnşallah Özgür Bey bunun farkındadır.
Baba ocağı demişken… Şair Uğur Yeniler’in…
‘Baba’ şiirinden bir dörtlükle son verelim CHP muhabbetine:
“Dünyanın düzeni çoktan değişti,
Çalanlar çırpanlar bey oldu baba!
Ar namus kalmadı, suç değil zina,
Nankörlük insanda huy oldu baba!”
SÖZÜN DOĞRUSU!
Yeni Parti’nin kurucular kurulunda yer alan…
Milletvekili Mahmut Tanal doğru söylemiş?!
CHP’ye göndermede bulunarak:
‘’Devlet yardımı sizin olsun… Paralar sizin olsun…
Binalar sizin olsun… Makamlar, araçlar, imkânlar sizin olsun…
Bizim en büyük hazinemiz millettir’’ derken…
CHP İstanbul İl Binasına ödenen paralar,
Baklava, çikolata kutularındaki dolarlar, avrolar,
İhalelerden alınan komisyonlar,
Alavereyle ele geçirilen villalar,
Uçak âlemleri, kumar partilerinin harcamaları…
Kimindi tabii ki halkımızın… En büyük hazinemizin…
Sayın Tanal yerden göğe haklı?!

