Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
467 oyla mühürlenen Terörsüz Türkiye: "Yurdum mesu...
0:00 0:00
1x
a- | +A

Bazı rakamlar bazen rakam olmaktan çıkar, milletin hafızasına dönüşür. Meclis tutanaklarında bir oylama, istatistiklerde bir yüzde değildir artık... Ardında bir milletin "kader anı"ndaki iradesi, devletin bekası ve ortak bir geleceğin umudu vardır. Siyaset rakamları sayar; tarih ise o rakamların ne söylediğini kaydeder.

İşte Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" etrafında kenetlenen 467 kabul oyu, tam olarak böyle bir tarihî vesika...

Bu, salt siyasi bir hamle, rutin bir yasama faaliyeti veya basit bir kanun tasdikinden ibaret değil. İlk kez, çoğulcu demokrasinin gereği olarak farklı seslerin çıktığı Gazi Meclis çatısı altında, ideolojik ayrılıkların "vatan ve beka" mefhumu potasında eridiği bir dönüm noktasındayız.

Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı dünkü açıklamada zikrettiği o asırlık dua, aslında bu 467’nin ruhunu kusursuzca özetliyor; "Ben Allah'tan yalnız iki şey istiyorum: Yurdum mesut olsun, yuvam bahtiyar."

İşte 467 rakamı; yurdun mesut, yuvanın bahtiyar olması için milletin temsilcilerinin asgari müşterekte, "Terörsüz Türkiye" idealinde şartsız şurtsuz buluşmasıdır.

Ateş çemberindeki "millî bünye" refleksi

Türkiye, haritaların kanla çizilmek istendiği, vekalet savaşlarının ve jeopolitik ihtirasların acımasızca sahnelendiği bir ateş çemberinin tam merkezinde duruyor. İsrail’in Gazze'de başlattığı insanlık dışı kıyımın Lübnan ve İran eksenine doğru genişlemesi, ABD'nin bu denklemdeki konumu ve Hürmüz Boğazı'ndan Körfez'e yayılan çatışma sarmalı, bölgemizi eşi benzeri görülmemiş bir krizler silsilesiyle karşı karşıya bırakıyor.

Tam bu noktada, medeniyet tasavvurumuzun o derinlikli "millî bünye" mefhumu karşımıza çıkar.

Devleti ve milleti cansız bir aygıttan ziyade, tarihi bir nehir, nefes alan, refleksleri olan canlı bir organizma olarak kabul eden köklü bir irfanımız var. Dışarıda amansız bir ateş yeni devletleri ve cepheleri yutmaya hazırlanırken, millî bünyenin hayatta kalabilmesi için kendisini içeriden zayıflatan virüslerden, kırk yıldır kanımızı emen terörden ve kutuplaşmadan tamamen arınması şart.

467 iradesi, millî bünyenin topyekûn ürettiği antikordur; sağlığına, aslî kodlarına ve tarihî misyonuna dönme refleksidir.

Bu, bölgesel nüfuz mücadelelerinde etnik ve mezhebî farklılıkların manivela olarak kullanılmasına dur diyen sarsılmaz bir devlet aklıdır.

İdeolojik deli gömleklerinin yırtılışı

Millî münevverlerin ve siyasetçinin milletle kurması gereken o hayati entegrasyon, yıllar öncesinden âdeta bugünü işaret ediyordu. 467, Türk siyasetçisinin milletin en büyük ıstırabıyla, terör belasıyla nihai bir hesaplaşma için tabanla tam entegrasyon sağlamasıdır.

İdeolojilerin zihnimize giydirdiği deli gömlekleri olduğu, bugün Meclis’te verilen 467 oyla bir kez daha görülmüş; o gömlekler yırtılıp atılmıştır. Sağ, sol, liberal veya muhafazakâr gibi ideolojik bariyerler aşılmış; insanın insana, insanın devlete ve millete dost olmasını merkeze alan o kuşatıcı kardeşlik felsefesi tecelli etmiştir.

Zira asıl mesele, bu dostluğun tüm dünyevi ve siyasi hesapların üzerinde tutulması. Farklı meşreplerden ve kanatlardan 467 vekilin bir araya gelmesi; memlekete duyulan ortak muhabbetin, suni ayrılıkların vatan aşkı karşısında nasıl teferruata dönüştüğünün en somut, en sarsıcı ispatıdır.

Bu tablo aynı zamanda, Anadolu'nun kurtuluş destanındaki Kuvayı Milliye ruhaniyetinin modern bir yansımasıdır. Konu vatan ve devletin bekası olduğunda toplumun nasıl tek bir yumruk hâline geldiğini gösteren, günümüzün sivil ve siyasi iradesidir.

Milletin arasına sokulmak istenen etnik ve mezhebî fitne damarlarının kesilmesidir.

Mesuliyet yüklenenlerin ahlâki şahlanışıdır. Türkiye’ye karşı yarım asırdır kullanılan en kanlı jeopolitik aparat, onu kurgulayan haricî hesap sahiplerinin ellerinden ebediyen ve geri dönmemek üzere alınmasıdır...

Ödenen ağır bedeller ve şehitlerin emaneti

Bu tasfiye sürecine bakıp çarpıtmalara, savrulmalara ve hamasi kılıflara sokulmuş laf ebeliğine yeltenenler, büyük resmi okumaktan aciz olanlardır.

Elbette Türkiye bugün terörü tarihe havale edebilecek, onu kendi sınırları içinde ve ötesinde tasfiye edebilecek bir kudrete erişmişse, bu masabaşında değil, sahada kazanılmış bir zaferdir.

Bu kudretin temelinde; vatan toprağının her karışını canıyla müdafaa eden aziz şehitlerimizin mübarek kanı, bedeninde patlama izleri ve şarapnel parçalarıyla yaşayan kahraman gazilerimizin destansı fedakârlığı vardır.

Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, Emniyetimizin, Jandarmamızın, Köy koruyucularının ve millî teknoloji hamleleriyle gücüne güç katan savunma sanayiimizin yıllara yayılan çetin mücadelesi yatmaktadır.

Kanunun kabulü, yiğit vatan evlatlarımızın ödediği o ağır bedellerin boşa gitmediğinin, aksine PKK ve bütün uzantılarının tarihin karanlık sayfalarına gömüldüğünün hukuki ve sosyolojik tescilidir. Şehitlerimizin ruhunu muazzep edecek tek bir taviz söz konusu dahi değildir.

Devletimizin bükülmez bileği ile toplumsal bütünleşme, "Terörsüz Bölge" ülküsüyle aynı stratejik istikamette buluşmuştur.

Şimdi kaybedecek vaktimiz yoktur.

Büyük bir diriliş mefkûresi ışığında; bu tarihî fırsatın çeşitli gayrimillî cephelerin istismar alanına dönüşmesine kati surette müsaade edilmemelidir.

Yıllarca terörün korku iklimi altında ekonomik, sosyal ve beşerî potansiyelini tam olarak harekete geçiremeyen bölgelerimizin artık üretim, sanayi, eğitim ve istihdamla buluşma vaktidir.

Devlet ile vatandaş arasına örülmeye çalışılan o suni ve kanlı duvarlar yıkılmış, Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlığının müşterek kader ve birlikte yaşama ülküsü 467 oyla mühürlenmiştir.

467, sadece bir Meclis aritmetiği değil; Türkiye’nin bundan sonraki büyük yürüyüşünün başlangıç şifresidir.

Terörsüz Türkiye artık ertelenecek bir hedef değil, eyleme dökülmüş, devleti ve milletiyle kucaklaşmış kutlu bir gerçektir.

Yurdun mesut, yuvanın bahtiyar olması için edilen o samimi duanın kabulü adına, tarihî adım nihayet atılmıştır.

Nur Tuğba Aktay'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.