Kaydet
a- | +A

Reform, ıslah etmek, bozulmuş bir şeyi düzelterek, eski doğru haline getirmek demektir. Hıristiyanlık bozulduğu için reform yapıldı. Müslümanlık bozulmadığı için böyle bir hareket, dini bozmak olur. Dürer-ül hükkam şerhinde, (Zamanın değişmesi ile, örf ve âdete dayanan hükümler değişebilir. Nassa, dayanan hükümler zamanla değişmez) deniyor. İmam-ı Rabbanî hazretleri de buyuruyor ki: Bazı kimseler, yapacakları değişikliklerle dini düzelteceklerini zannediyor, ortaya bid''at çıkarıyorlar. Bid''atlerin zulmetleri ile sünnetin nurunu örtmeye çalışıyorlar. Yaptıkları değişikliklerle dinin noksanlıklarını tamamladıklarını iddia ediyorlar. Bilinmelidir ki din noksan değildir. Kur''an-ı kerimde buyuruluyor ki: (Bugün sizin için dininizi ikmal eyledim. Üzerinize olan nimetimi tamamladım ve size din olarak İslâmiyeti vermekle razı oldum.) [Maide 3] Reform üçe ayrılır Dinde reform üçe ayrılır: 1- Cahiller ve din düşmanları tarafından müslümanlar arasına sokulmuş olan hurafeleri, bid''atleri, yanlış inançları düzeltme işidir. Dine birşey ilave etmeden eski haline döndürmek demektir. Bunları yapan büyük âlimlere (Müceddid) denir. İmam-ı Rabbanî, İmam-ı Gazalî ve dört mezhebin imamları birer müceddid âlimdir. Bu âlimlere, reformcu değil, (Müceddid) denir. 2- Dinde reform yapmaya kalkanların ikinci kısmı ise, ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerden, kendi akıllarına göre mana çıkaran ve İslam âlimlerinden ayrılanlardır.

3- Dinde reform yapmak istiyenlerin üçüncü kısmı, sinsi islâm düşmanlarıdır. Bunlar müslüman görünerek, (Dini ıslah ediyoruz, ana kaynaklara iniyoruz, Kitab ve Sünnete sarılmalıyız) diyerek ayet-i kerimelere ve hadis-i şeriflere kasten yanlış mana veren kimselerdir. İster bunlar gibi kasti olsun, isterse, cehaletleri sebebiyle, Kur''an-ı kerime yanlış mana veren kimseler dinden çıkar. Hadis-i şerifte, (Kur''an-ı kerimden kendi aklı ile, kendi düşüncesi ve bilgisi ile mana çıkaran kâfirdir) buyuruldu. Bunun için İslam âlimlerinin kitaplarından nakil yapmayan kimselerin yazdığı kitaplar çok zararlıdır. İnsanları felakete sürükler. Yakın tarihimizde camilere müzik aleti sokma ve sıra koyma gibi gayretleri olmuştur. Bir ingiliz uşağı olan Efgani de dinde reform peşindeydi. Efgani, hem Türkçü, hem İslâmcı görünmeyi başarmıştır.

Kazanlı Beykiyef Kazanlı Musa Carullah Beykiyef hakkında iki gündür arkadaşımız Mehmet Oruç, yeterli açıklamalarda bulunmuştur. İslamın Luther''i olarak tanıtılan ve İslâm ile komünizmin arasını bulmaya çalışan Kazanlı bu reformcu, geri kalışın sebebini dinde ve din kitaplarında görüyordu. (Fıkh, kelâm, tefsîr vs. gibi din kitaplarında akıldan, fikirden, müslümanlıktan birşey var mı? Kur''anın bazı kuralları eskimiştir. Aklı olan dini eseratten kurtulmalı) diyerek, dine ve dinimizin esası olan kitaplara saldırmıştır.

Dinde reformcular, İslâmiyeti yıkmak için, bilhassa şu yollarla saldırıyorlar:

1- Eshab-ı kirama olan itimadı sarsmak, böylece hadis-i şeriflerin ve Kur''an-ı kerimin doğruluğundan şüphe ettirmek,

2- Halifelerin gerçek halife olmadığını, onların hilafetinin sahih olduğunu söyleyen binlerce âlimin de gerçek âlim olmadığını, dolayısıyla bu âlimlerin sözlerine itimat edilemiyeceği fikrini yaymak, [Âlimlere itimad sarsılınca, onların bize bildirdiği dine de itimad kalmaz.]

3- Geri kalışımızı ictihad yapılmayışına bağlamak, Kur''an-ı kerimin yalan yanlış şekilde tevil ve tefsirleri yapılarak yeni ictihadlar çıkarmak suretiyle dini bozmak,

4- Peygamber efendimiz Kur''an-ı kerimi açıklamıştır. Onun hadis-i şeriflerini de âlimler açıklamıştır. Reformcular bunları hiçe sayıp, herkesin bizzat Kur''an-ı kerimden kendi anlayışının ölçü alınmasını istiyorlar. Böylece herkese göre farklı din meydana çıkarmaya çalışıyorlar. 5- Mezhebleri bölücülük gibi empoze edip yıkmak ve herkesi mezhepsiz yapmak istiyorlar. Bu oyunlara bilmeden alet olmak gaflet, bilerek alet olmak hainliktir.

ÖNE ÇIKANLAR