Evlenilecek kimsenin sadece dindar olması kâfidir. Zengin ve güzel olursa daha iyidir. Fakat dindar olmazsa zenginlik, güzellik işe yaramaz. Güzellik daha çok kadınlarda arandığı için bu konudaki hadis-i şeriflerden birkaçının meali şöyledir: (Kadın, malı, güzelliği, asaleti ve dindarlığı için nikah edilir. Sen dindar olanını seç ki, maddi ve manevî nimete kavuşasın!) [Buharî] (Bir kadınla sırf malı ve güzelliği için evlenen, malından da, güzelliğinden de hayır görmez. Dindarlığı için evlenene Allahü teâlâ ikisini de nasib eder.) [Taberânî] (Bir kadınla güzelliği için evlenme, güzelliği onu helake sürükleyebilir. Sırf malı için de evlenme, malı onu zarara sokabilir. Dindar olanla evlen!) [İbni Mace] Salih kimse ile evlenirken fakirlikten korkmamalı. Çünkü Allahü teâlâ, (Eğer fakir iseler, Allah onları, [evlenmeleri sayesinde] fazlı ile zengin yapar) buyuruyor. (Nur 32) İbadette gevşeklik İbadet yapmak kulluk vazifesidir. Bir kul ibâdetlerinin kabul olmayacağını zannetse de ibâdet yapmaya mecburdur. İbadet ederek, ibâdetteki kusurlarına istigfar edip ağlamalıdır! Bu istigfar ve yalvarış belki ibâdetlerin kabul olmasına sebep olur. İbadetler düzgün yapılınca, belki kibre, ucba sebep olur ve böylece kişi yine tehlikeye girer. Sonra ibâdetlerin hepsi kabul olsa da, sayısız nimetlerin hangisinin şükrünü eda edebilir? İbadetlerine güvenmek de doğru değildir. İbadet kulun vazifesidir. Kul, vazifesinde gevşeklik göstermemelidir! Üstünlük ölçüsü İnsanı diğer mahluklardan ayıran en büyük fark, ruhunun bulunması, düşünebilmesi, bütün olayları aklı ile muhakeme edebilmesi, aklı ile karar vermesi ve bu kararı uygulayabilmesi, iyilik ve fenalığı ayırabilmesi, hata işlediğini anlayabilmesi bunun için pişmanlık duyması ve benzeri gibi üstünlüklerdir. Hayvanda bunlar yoktur. Bunlar sadece insanda vardır. Bu bakımdan da, insanın maymundan veya başka hayvandan gelmesi düşünülemez.
Banyodaki resimler Namaz kılınmayan yerlere, mesela banyoya, mutfağa, yatak odasına, çeşitli canlı resimlerini koymanın günah olmadığını zannedenler var. Bir zaruret olmadıkça, her türlü canlı resmini belden yukarı asmak haramdır. Her türlü resmi albümde saklamalıdır. Hatta gazeteyi bile, resimli olduğu için, okuyunca kapalı bir yere koymalıdır. Çünkü resim bulunan odaya rahmet melekleri girmez. Kapalı olursa girer. Manzara resimlerini duvara asmakta mahzur yoktur. Kalb gözü
Kalb gözü, baştaki gözden daha keskin görür. Nitekim Kur''an-ı kerimde mealen, (Gözünün gördüğünü kalbi yalanlamadı) buyuruluyor. (Necm 11)
Cenab-ı Hak, İbrahim aleyhisselamdaki kalb gözünü kastederek buyuruyor ki:
(Biz İbrahim''e, göklerin ve yerin gizli sırlarını gösterdik.) [Enam 75]
Bu görme işinden habersiz olana da "kalbi kör" buyuruyor. Kur''an-ı kerimde mealen, (Gerçekte gözler değil, sinedeki kalbler kör olur) buyuruluyor. (Hac 46)
Kalb körlüğü çok kötüdür. Kur''an-ı kerimde yine buyuruluyor ki:
(Dünyada [kalb gözü] kör olan, ahirette de kördür.) [İsra 72]
Hadis-i şerifte de, (Ümmetimden kalb gözü açık, ilham sahibi [evliya] kimseler vardır. Ömer bunlardan biridir) buyuruldu. (Buharî)

