Bu köşede dini ağırlıklı yazılar yazılmaktadır. Prof.Dr. Ahmet Kışlalı''nın suikaste uğraması hakkında bir yazı yazmamı isteyenler oldu. Siyasi konularda yazı yazan çok olduğunu söylediysem de, ısrar ettiler. Bu seferlik o konuda bir yazı yazdım.
Zaman zaman benzeri acı olaylarla karşılaşıyoruz. Faili mechul cinayetler deniyor. Bunları genelde profesyonel örgütler yapıyor. Abdi İpekçi''yi, Muammer Aksoy''u, Uğur Mumcu''yu öldürtenler, şimdi de A.Taner Kışlalı''yı öldürtmüştür. Tetikçi, yani öldüren önemli değil. Öldürtenler ortaya çıkmıyor. Ülkemiz yabancı istihbarat örgütleri ile doludur. Son günlerde bunların varlığı daha da belirgin hale gelmiştir. Dış merkezli kontrgerilla söylentileri yaygınlaşmıştır. Başbakan Özal''a suikast yaptılar. En kuvvetli dönemindeydi, devletin başı oldu, suikasti kimin düzenlediği ortaya çıkarılamadı. Susurluk olayı da bütün gürültülere, meydan okumalara rağmen aydınlığa çıkarılamadı. Özal''ın da bir suikastın kurbanı olduğu söylenmektedir.
Kışlalı''ya yapılan bu menfur cinayet herkesi öfkelendirmiştir. Birlik ve beraberlikten yana olan herkes, bir kere daha aynı görüşte birleştiler. Halkımızın bu birliğini bozmak isteyen bir grup insan, ortalığı bulandırmak için slogan atmışlardır.
Suikastçılar da halkı parçalamak, ortalığı kızıştırmak ve iç savaş çıkarmak için bunu yapıyorlar. Sağcısına, solcusuna, her düşüncedeki öğrencisine eşit davranan bir profesörü hedef seçmeleri de bundandır. Durumu iyi kavrayıp onların tuzağına düşmemek gerekir. Hindistan''da ineğe tapanlar var. Vatandaş öyle inanıyor. Buna kimsenin bir şey dememesi gerekir. Herkes bir şeye inanır. Ancak inanması başkalarına zarar vermemelidir. Çıkarcı provokatörler, Hindistan''da kurban bayramı günü bir ineği süsleyip kesmeye götürürler. Hemen diğer adamları, Hindulara, (Bakın Müslümanlar sizin tanrınızı kesmeye götürüyorlar) diye ihbar ederler. Sonra da Müslüman görünen bu adamların İngiliz elçiliğine sığındıkları görülür. Kim oldukları bilinmez. İngiliz elçiliği de bunu asla açıklamamıştır. Demek önemli bir örgüt işiydi, yahut kendi adamları idi ki açığa çıkmadı. Suikastçıların ekmeğine yağ süren slogancılar, (Bu saldırı cumhuriyete karşı yapılmıştır) diyorlar. Bu da yanlıştır. Saldırı, devletin şekline olmadığını herkes biliyor. Hani bozuk düzen deniyor ya, belki ona karşıdır. Çünkü provokatörlere göre kendi çıkarlarına karşı olan her düzen, bozuk düzendir.
Bugün başka bir cumhuriyet olsaydık, içinde bulunduğumuz durum da aynı olsaydı, aynı menfur cinayetler olmayacak mıydı? Bu karanlık güçler, Türkiye''nin kalkınmasını istemiyorlar, çıkar düzeninin devam etmesini istiyorlar. Her partide, her dernekte bunların ajanları vardır. Provokatörlük yapıyorlar. Bu cinayeti de muhtemelen çıkar örgütleri işlemiştir. Öldüren meydana çıksa bile, arkasındakiler bilinmiyor. Bunlar Türkiye''nin kalkınmasını istemiyorlar, demokrasiyi istemiyorlar, insan haklarını istemiyorlar. Eğer demokrasi tam anlamı ile gelirse, Avrupa''nın anladığı anlamda demokrasi olursa, çıkarları baltalanacaktır. Kısacası bir çıkar kavgası bu.

