Kaydet
a- | +A

Genel olarak kötüler, kadirşinas değildir, nankördür. Kendisine iyilik yapıldığı zaman, bir kötülük yapabilir. Nitekim Kur''an-ı kerimde, (Allah ve Resûlü kendi lütuflarından onları [kötüleri] zenginleştirdiği için öç almaya kalkıştılar) buyuruluyor. Demek ki kötü kimselerin, kendilerine iyilik edenlere zararları dokunabilir. Bunun için atalarımız şöyle demişlerdir: (İyilikten maraz doğar), (İyiliğe iyilik olsaydı, kara öküze bıçak çalmazlardı)

Ancak bu atasözleri, iyiliğin mutlaka zararlı olduğunu göstermiyor, kötülere iyilik edince onlardan bazı zararların gelebileceğini gösteriyor. Hz. Ali, (Kerim kimse, iyilik görünce yumuşar, kötü kimse de, kendisine iyilik yapılınca katılaşır) buyuruyor. Hz. Ömer de, (Kötü insanlar mürüvvetsizdir) buyurmaktadır. Hikmet ehli buyuruyor ki: Kendisine iyilik edene kötülük eden, benim nimetime nankörlük etmiş olur, kendisine kötülük edene iyilik eden de, bana şükretmiş olur. Bir menfaat elde etmek için seninle arkadaşlık edenin şerrinden sakın! Çünkü beklediği şey kesilince; özür kabul etmez. Yine genel olarak bir kimse, hiçbir menfaat beklemeden Allah rızası için, kötü birine de iyilik ederse, ondan zarar gelmez. Eğer, bir menfaat karşılığı iyilik ediyorsa, iyilik ettiği kimseden zarar gelebilir. Allah adamları

İyi olan da kötü olan da, iyilik yapabilir. Kötülük yapmamak ise, ancak Allah adamlarının özelliğidir. Herkese iyilik yapamayız; fakat, kâfir bile olsa, hiç kimseye kötülük yapmaya hakkımız yoktur. İyiye ihanet edince, kötüye iyilik edince, akıllıyı sıkıntıya sokunca, ahmağa acıyınca, facirle düşüp kalkınca şerrinden sakın! Suâl sormayana cevap verilmez, cevap vermeyene suâl sorulmaz ve dinlemeyene laf anlatılmaz. Hiçbir menfaat beklemeden, sırf Allah rızası için iyilik etmekten korkmamalıdır. Kötü kimse, buna zarar vermeye kalksa da, fazla başarılı olamaz. İyilik eden, kendine iyilik etmiş olur. Onun için atalarımız, (İyilikten kötülük gelmez), (İyilik eden iyilik bulur), (İyilik et, denize at, balık bilmezse Halık bilir) demişlerdir. Demek ki, iyilik balık için değil, Halık için, yani Allah rızası için yapılırsa zararı olmaz. İhsan eden, iyilik eden sevilir. Hadis-i şerifte, (İhsan sahibini sevmek, insanların yaratılışında vardır) buyuruldu. İnsan, ihsanın, iyiliğin kölesidir. Gönül, kendine iyilik edeni sever, kötülük edenden nefret eder. İster istemez iyilik edene karşı sevgi duyulur. Bunun için Peygamber efendimiz şöyle duâ ederdi: (Ya Rabbi, kötü birinin, bana iyilik etmesini nasip etme!)

Allah sevgisi için İnsanlara iyilik etmek, onların işlerini güler yüzle ve tatlı dille ve kolaylıkla yapmak, insanı Allah sevgisine kavuşturur. Ahıret azaplarından kurtulmaya ve cennet nimetlerinin artmasına sebep olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Her iyilik sadakadır.)

(İnsanların iyisi, insanlara iyilik edendir.)

(En iyiniz, kendisinden hep iyilik beklenilen ve şerrinden emin olunandır. En kötünüz, kendisinden iyilik beklenilmeyen ve şerrinden emin olunmayandır.)

(Sıkıntıya düşene, çaresiz kalana yardım edeni Allahü teâlâ sever.)

(İyilik zayi olmaz, kötülük unutulmaz, herkes ettiğini bulur.)

(Sana darılana git, barış! Zulmedeni affet. Kötülük edene iyilik et!) İyilikten zarar gelmez. Kötülük edenlere dahi iyilikle karşılık vermeliyiz! İyi insan, sadece başkalarına kötülük etmeyen kimse değildir. Başkalarından gelecek sıkıntılara, eziyetlere katlanan kimsedir. Atalarımız, (Kötülük her kişinin kârıdır, iyilik er kişinin karıdır.) demişlerdir.

İyi insan, herkese iyilik eder. Kendisine kötülük yapanlara iyilikle karşılık verir. İyilik yapamazsa, hiç olmazsa sabreder. Bölücü olmaz, yapıcı olur. Böylece, hem rahata, huzura kavuşur, hem de, ahiretin sonsuz azablarından kurtulur. İyi kimse, Resûlullah efendimizin güzel ahlâkını örnek alır.

ÖNE ÇIKANLAR