Kaydet
a- | +A

Bir kimsenin, yakınları, komşuları kötülük işliyorsa, bunu önlemek mümkün iken önlememek mi gerekir? Böyle kimselere güzellikle anlatmaya çalışmalıdır. Güzellikle anlatmayan kimsenin, emr-i maruf ve nehy-i münker yapması, yani iyiliği tavsiye etmesi ve kötülükten uzaklaştırmaya çalışması doğru olmaz. Emr-i maruf ve nehy-i münker, farz-ı kifayedir. Maruf, dinimizin emrettiği hususlardır. Münker ise, dinimizin yasakladığı, yani Allahü teâlânın razı olmadığı işlerdir.

İyiliği tavsiye Emr-i maruf çok mühimdir. Emr-i maruf yapılmazsa, ilim yok olur. Cehalet ve sapıklık yayılır. Fitne her tarafı kaplar. Emr-i maruf, herkese değil, gücü yetene farzdır. Her gücü yetene de farz değildir. Bir yerde, bu işi yapanlar varsa, diğerlerine farz olmaz. Çünkü Kur''an-ı kerimde buyuruluyor ki:

(İçinizde, hayra çağıran, marufu emreden ve münkeri nehyeden bir topluluk bulunsun. İşte bunlar, kurtuluşa erenlerdir.) [A.İmran 104] Gücü yeten müslümanlar, hakkı, doğruyu söylemezse, yani emr-i maruf ve nehy-i münker yapılmazsa, o ülkenin başına büyük belâların geleceğini dinimiz haber vermektedir.

(Allahü teâlâ, bir meleğe, bir beldenin altını üstüne getirmesini emreder. O melek, bu kasabada hiç günah işlemeyen bir zatın da olduğunu, o zatı kurtarıp kurtarmayacağını suâl edince, Cenab-ı Hak, "Bütün şehir halkı ile onu da alt üst et! Çünkü o zat, günah işleyenlere yüzünü ekşitmemiştir" buyurdu.)

(İçinde peygamberler gibi ibâdet eden seksen bin kişi bulunan bir ülke azaba maruz kalmıştır. Çünkü onlar, Allah için buğzetmedi, emr-i maruf ve nehy-i münkerde bulunmadı.)

Peygamber efendimize, (İçinde iyilerin de bulunduğu bir ülke helak olur mu?) diye soruldu. Cevabında, (Evet helak olur. Çünkü günah işlendiğinde, iyiler sükut edince, hepsi helak olur.) buyurdu.

Emr-i maruf sevaptır Emr-i maruf yapmanın sevabı çoktur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Allahü teâlânın yeryüzünde şehidlerden üstün mücahidleri vardır. Bunlar, emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker yapanlardır.)

(Bütün ibâdetlere verilen sevap, Allah yolunda savaşa verilen sevaba göre, deniz yanında bir damla su gibidir. Savaşın sevabı da, emr-i maruf ve nehy-i münker sevabı yanında denize göre, bir damla su gibidir.) (Emr-i maruf ve nehyi münker yaparken öldürülen kimse şehiddir.) (İmkânı var iken, emr-i maruf ve nehy-i münker yapmayan bizden değildir.)

(Emr-i maruf ve nehy-i münker yapılmaması kıyamet alâmetidir.) Abdulgani Nablüsi hazretleri buyuruyor ki: (Söz ve yazı ile emr-i maruf âlimlerin vazifesidir. Kalb ile, duâ ederek, günah işleyene mani olmaya çalışmak da her müminin vazifesidir. El ile müdahale ise devletin vazifesidir.) [Hadika] Faydası olmayacağı ve zarar geleceği bilindiği halde, her günah işleyene emr-i maruf yapmaya kalkmak doğru değildir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Allahü teâlâ, kıyamet günü, bir kuluna, günah işleyeni gördüğü zaman niçin engel olmadığını soracak, o kimse de, "Onun zararından, düşmanlığından korktum, senin af ve mağfiretine güvendim" diyecek ve mazur görülecektir.)

ÖNE ÇIKANLAR