Kaydet
a- | +A

Bir kimse diğerine iftira ederse, bağırıp hakaret ederse, biri

diğerine sert bakar da, diğerinin kalbi kırılırsa veya biri diğerinin

yüzüne bakmazsa, yüzünü ona çevirmezse, hak doğar.


Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Allahü

teâlâ, kul haklarını affetmez. Kullar arasındaki günahlarda mutlaka

adalet olur. Kul hakkı karışmamış günahlar, Allah ile kul arasındadır.

Cenab-ı Hak dilerse affeder, dilerse cezalandırır. Hattâ günahkâr bir

kulunu bile evliya yapabilir. Bu, Rabbimizin bileceği bir iştir. Mesela,

bir yerde çalışan bir kimsenin, işe gelip gelmemesi, işini güzel yapıp

yapmaması, onun cezaya müstahak olup olmaması, patronla o kimse

arasındadır. Patronu isterse affeder. Çünkü bu meselelerde o kimsenin

muhatabı doğrudan doğruya patrondur. Ama o kimse, kanunlara göre bir suç

işlerse, mesela birini öldürürse ve o mesele mahkemeye intikal ederse,

patronun bu meseleye müdahalesi olamaz.


İşte kul hakkı da

bunun gibidir. Allahü teâlâ, kullar arasındaki suçların, mahşer gününde

kurulacak olan mahkemede çözülmesini takdir etmiştir. Oradaki mahkemede,

boynuzsuz koyun, kendisine vuran boynuzludan hakkını alır. Bu kadar

ince bir adalet vardır.


Müslümanlarla kâfirler arasında,

Müslümanlarla hayvanlar arasında, Müslümanlarla Müslümanlar arasında,

çok hassas bir mahkeme kurulur. Hayvan hakkı Müslümanın hakkından,

kâfirin hakkı da hayvan hakkından daha çetindir. Evlat hakkı, hanım

hakkı, hoca hakkı, ana baba hakkı, arkadaş hakkı gibi daha birçok hak

vardır. Mesela bir kimse diğerine iftira ederse, bağırıp hakaret ederse,

iki Müslüman karşılaştığı zaman biri diğerine sert bakar da, diğerinin

kalbi kırılırsa veya biri diğerinin yüzüne bakmazsa, yüzünü ona

çevirmezse, hak doğar. Çünkü diğeri, (Ben bu arkadaşa ne yaptım, bir suç

mu işledim acaba? Niye bana böyle soğuk davranıyor?) diye düşünüp

üzülecektir.


NİYE EVLENMEDİN?

İmam-ı

Nevevî hazretleri hiç evlenmemiştir. (Niye evlenmedin?) diye

sorduklarında, (Kul hakkından korktum) buyurmuştur. Bişr-i Hafi

hazretleri de, aynı sebepten dolayı evlenmemiştir. İbni Âbidin

hazretleri de, (Hanımının kul hakkına riayet edemeyecek olan,

evlenmemeli) buyuruyor. İmam-ı Rabbânî hazretleri, (Üzerimizde kimsenin

hakkı kalmamasına çok dikkat etmeliyiz! Hakkı dünyada ödemek kolaydır.

Nezaketle, yumuşaklıkla haktan kurtulmak mümkündür. Fakat âhirette, iş

böyle değildir. Orada, hak altından kurtulmak çok güçtür, çaresi

bulunmaz) buyuruyor.