Kaydet
a- | +A

Bir ateist, (Müslümanlık şekilcilik dinidir. Namazın, orucun, haccın belli şekilleri vardır. Kâbe etrafında dönmek, şeytan taşlamak, kurban kesmek tam bir şekilciliktir. Bir de günde beş vakit namaz çoktur. Hıristiyanlarınki gibi haftada bir olsa, örneğin sadece cuma namazı olsa, ben hemen müslüman olurum) diyormuş.

Ateistin, yani dinsizin şekilcilikten maksadı, dinî kurallardır. Kuralsız bir din olamayacağı gibi, kuralsız bir dernek bile olmaz. Hatta kuralsız oyun bile olmaz. Bir futbol oyununda birçok kural vardır. Mesela kale olmasa nasıl oynanır? Kuralsız, düzensiz hayat olmaz. Dünyanın dönüşü, Ay''ın ve yıldızların hareketleri belli bir kural içindedir.

Kâinatta, insan ve hayvan vücudu nasıl bir kurallar zinciri içinde ise, İslâmiyette de belli kurallar vardır. Kuralsız ibadet olmaz. Beş vakitteki namazın vakti, rekât sayısı, kıyam, rükû ve secdelerin nasıl yapılacağı, her yerde nelerin okunacağı bir kural hâlinde bildirilmiştir. Vakit girmeden namaz kılınamaz. Sabahın farzı ikidir, üç olarak kılınırsa kabul olmaz. Akşamın farzı üçtür, iki veya dört rekât kılınırsa kabul olmaz. Dini değiştirdiği için bid''at çıkarmış olur, diğer ibadetleri de kabul olmaz. Orucun hangi ayda tutulacağı, nelerin orucu bozacağı bir kural hâlinde bildirilmiştir. Haccın nasıl yapılacağı, tavafta nasıl dönüleceği, şeytanın ne zaman ve nasıl taşlanacağı, şükür kurbanının nerede ve ne zaman kesileceği ve hacıların, ihramlı iken neler yapamayacağı bir kural hâlinde bildirilmiştir. Zekâtta zenginliğin ölçüsü ve ne oranda kimlere verileceği bir kural hâlinde bildirilmiştir. Kimlerin kimlerle evleneceği veya evlenemeyeceği bir kural hâlinde bildirilmiştir. Mesela bir kimse mahremleri ile evlenemediği gibi, başkasının nikâhlısı ile de evlenemez.

Dinimizde hangi şeyin haram, hangisinin helal olduğu da bir kural hâlinde bildirilmiştir. Şekilsiz, kuralsız din arayan bulamaz. Amirsiz toplum olmaz. Bir köyde bile bir muhtar bulunur. Hatta bir ailede bile bir aile reisinin bulunması gerekir. Bir yerde iki reis, iki âmir olursa kargaşa çıkar. Kur''an-ı kerimde buyuruluyor ki: (Allahtan başka bir tanrı olsaydı, kâinattaki nizam bozulur, karmakarışık olurdu.) [Enbiya 22] Ateist, (Namazı haftada bire indirelim) demekle, (dinî kuralları kendimiz koyalım, beğendiğimizi alalım, beğenmediğimizi atalım) demek istiyor. Dini biz mi kurduk da, değiştirmeye yetkimiz olsun. Dünya kanunlarını bile kim yapmışsa, yine aynı kimseler, aynı merciler değiştiriyor. Herkese bu değiştirme hakkını vermiyorlar.

Herkes dini değiştirirse, ortaya insan sayısı kadar din çıkar. Artık bu değişik şekillere de din denmez, felsefe denir. Din ile felsefeyi birbirinden ayırmak gerekir.

Şerefimizi koruyalım İslam âlimleri (Ahir zamanda para, insanın silahıdır. İnsan canını, sağlığını, dinini ve şerefini para ile korur) buyurmuştur. Hadis-i şerifte de, (Ahir zamanda zenginlik saadettir) buyuruldu. Dinini ve şerefini korumak için para vermek günah değil, aksine sevaptır. Hadis-i şeriflerde (Şerefinizi mal ile koruyun!) ve (Kişinin, şerefini korumak için verdiği şey, kendisi için sadaka olur.) buyuruldu. Her türlü tedbire rağmen, zengin olamayan da, hâline şükretmeli, fakirliğe sabretmelidir. Çünkü hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Fakirlik, dünyada kusur ise de, ahirette süstür.) Mal ne kadar çok olursa hesabı vardır, haramdan kazanılmışsa azabı vardır. Kur''an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

(O gün, size verilen her nimetten sorguya çekileceksiniz.) [Tekasür 8] (Rabbin hakkı için, onların hepsine elbette hesap soracağız.) [Hicr 92] (Zerre kadar hayır yapan sevabını, zerre kadar şer yapan da cezasını görür.) [Zilzâl 7, 8] Eldeki mal ile de gururlanmak doğru değildir. Mal er geç birgün yok olacak, fakat hesabı kalacaktır. Atalarımız demiş ki: Mala, mülke olma mağrur, deme var mı ben gibi

Bir muhalif rüzgâr eser, savurur harman gibi

ÖNE ÇIKANLAR