Dinimizde niyetin önemi büyüktür. Kötü niyet için günah, iyi niyet için sevap vardır. Sevap kazanmak için niyetin halis olması gerekir. Amel mümkün olmasa da halis niyet, yalnız başına hayırdır. İyi bir amel işlemeye niyet edip, fakat onu işlemek nasip olmayana, niyetinin sevabı yazılır. Bir hadis-i şerifte (Müminin niyeti amelinden hayırlıdır) buyuruluyor. İslâm âlimleri de buyuruyor ki: Amelden önce, amel için niyeti öğren! Niyetle küçük amel büyük, büyük amel küçük olur. Niyetin hayır olduğu sürece hayır üzeresin. Niyeti tam olana, Allahın yardımı da tam olur. Niyet hayır, akıbet hayır.
Mubah, taat, farz ve haram işlerken yapılan niyet önemlidir. Mubahlar iyi niyetle yapılırsa taat olur; sevap, kötü niyetle yapılırsa günah olur. Niyetsiz ise sevap da, günah da olmaz. Üç örnek verelim: 1- Yiyip içmek mubahtır. Yiyip içerken, Allahü teâlânın emirlerini yapıp yasak ettiklerinden kaçmak için kuvvet kazanmaya niyet edilirse, taat olur, sevap olur. Günah işlemeye kuvvet kazanmak için yenirse, günah olur. 2- Uyumak mubahtır. İbadetleri rahat yapmak niyetiyle uyumak ibâdet olur. Yarın bir haramı işlemek düşüncesiyle yatan günah işlemiş olur. Hiçbir şey düşünmeden gafletle yatan, sevap kazanamaz. Böyle gafletin devam etmesi günaha sürükleyebilir. 3- Elbise giymek mubahtır. Yeni ve temiz elbise giyinirken ibâdet için, namaz için süslenmeye, İslâmın vekarını, şerefini korumak için niyet edilirse sevap olur. Dünya lezzeti veya gösteriş için yahut yabancı kadın ve kızlara şık görünmek için güzel giyinen günah işlemiş olur. Şık elbise gibi, güzel koku sürünmek de mubahtır. Sünnet olduğu için koku sürünen, camide yanına oturan müslümanları incitmemek için de niyet edince, her niyeti için ayrı sevap kazanır. Hadis-i şerifte, (Allahü teâlâ, sizin şeklinize, mallarınıza bakmaz. Kalblerinize ve amellerinize bakar) buyuruldu. Yani, Allahü teâlâ, insanın yeni elbisesi, mal ve rütbesi için sevap vermez. Bunları ne niyet ile yapmışsa, ona göre sevap veya günah yazar. Taat, kötü niyet ile yapılırsa, günah olur. Güzel niyetlerle taatın sevabı çoğalır. Üç misal: 1- Camide oturmak taattır. Camiye kötü niyetle, mesela ayakkabı çalmak için giren, günah işlemiş olur. Caminin Allahın sevdiği yer olduğunu düşünen kimse, burayı ziyarete de niyet ederse sevabı daha çok olur. Namaz kılmayı beklemek için, camide itikaf edip ahireti düşünmek için, vaaz dinlemek için de niyet ederse, her niyeti için ayrı sevaba kavuşur. 2- Fen bilgilerini öğrenmek taattır. Allahı tanımak ve insanlığa hizmet etmek niyetiyle bu ilimleri öğrenmek çok sevaptır. Bu bilgileri kötüye kullanmak niyetiyle öğrenen de günah işlemiş olur. 3- Sadaka vermek taatır. Fakire, ihtiyaçlarını gidermesi için sadaka vermek çok sevaptır. Kumar oynayan ve bir günlük yiyeceği olan fakire sadaka vermek günah olur.
Farzda niyet Farzları işlerken de niyetin önemi vardır. Birkaç örnek verelim: 1- Hacca gitmek farzdır. Hac yapmaktan başka, hacıların paralarını çalmak ve kendisine hacı dedirtip itimat kazandırmak için hacca giden, hac borcunu ödemiş ve farzı yapmamak cezasından kurtulmuş olur ise de, sevap kazanamaz ve günaha da girer. Ticaret ve hac etmek için giden kimsenin, hac niyeti fazla ise, sevap kazanır. Ticaret niyeti çok ise veya iki niyet eşit ise, hac sevabı kazanamaz. Fakat, farzı yapmamak azabından kurtulur. 2- Oruç tutmak farzdır. Sağlığa olan faydaları için, oruç tutanın orucu sahih olmaz. Sağlığa da faydası olur niyetiyle oruç tutarsa, sağlık niyeti çoksa sevap kazanamaz. Fakat oruç borcundan kurtulmuş olur. 3- Namaz kılmak farzdır. Namaz kılan, Allahü teâlânın emrini yerine getirmeyi ve kulluk vazifesini yapmayı niyet etmeyip, namazın bir cimnastik, beden terbiyesi olduğunu düşünerek kılarsa, namazı sahih olmaz, spor yapmış olur. İslâmiyetin emrettiği bir şey, dünya menfaati için yapılınca sahih ve makbul olmaz. Dünya işi sayılır. Dünya işi de, ahiret menfaati için yapılınca, ibâdet hâlini alır.
Haramda da niyetin önemi vardır. Bir kâfiri müslüman yapmak için onunla içki içmek caiz olmaz. Çünkü haramın iyi niyet ile yapılması, bunu haramlıktan çıkarmaz. (Ameller, niyete göre iyi veya kötü olur) hadis-i şerifi, taatlara ve mubahlara niyete göre sevap verileceğini bildirmektedir. Haramdan iyi niyet ile [Allahtan korkup] vazgeçen sevap kazanır. Başka bir sebep ile haram işlemezse, sevap kazanmaz. Yalnız, günahından kurtulur.

