Kaydet
a- | +A

Allahü teâlâ, insanı yaratınca, ona hakkı bâtıldan, iyiyi kötüden, faydalıyı zararlıdan ayırabilmesi için aklı verdi. Akıl bir ölçü aletidir. Allahü teâlâya ait bilgilerde ölçü olmaz. Mahluklara ait bilgilerde ölçü olur. Akıl, insandan insana değiştiği için, bazı insanlar mahluklara ait bilgilerde isabet ettiği hâlde, bazıları yanılabilir. Acaba insan, bir yol gösterici, bir kılavuz olmadan aklı ile Allahın bildirdiği doğru yolu bulabilir miydi? Tarih incelenirse, insanların kendi başlarına gittiklerinde, hep yanlış yollara saptıkları görülür.

İnsan, kendini yaratan büyük kudret sahibinin var olduğunu, aklı sayesinde düşündü. Fakat, ona giden yolu bulamadı. Bunu önce etrafında aradı. Kendine en büyük faydası olan güneşi, yaratıcı sandı ve ona tapmaya başladı. Sonra büyük tabiat güçlerini, fırtınayı, ateşi, denizi, yanardağları gördükçe, bunları yaratıcının yardımcıları sandı. Her biri için bir suret, simge yapmaya kalktı. Bundan da putlar doğdu. Bunların gazabından korkarak kurbanlar kesti. Her yeni olayla, o olayı simgeleyen putların miktarı da arttı. İslâmiyet başladığı zaman, Kâbede 360 put vardı. Bugün bile güneşe, ateşe tapanlar vardır. Rehbersiz karanlıkta doğru yol bulunamaz. Rehberlerin başında peygamberler gelir. Sonra âlimler rehberdir. Rehber olan evliyaya mürşid denmiştir. Yunus Emre ise böyle ilim sahibi mürşidlere er ve erenler tabirini kullanmaktadır: Erenlerin şehrine her dem giresim

gelir İçindeki sultanın yüzün göresim

gelir. Göremesem yüzünü, işitirim

sözünü,

Görmek için yüzünü canım

veresim gelir. Yanına varmak için, yedi kapı

geçmek şart Yedisinden içeri sızıp giresim gelir. Her kapıda nöbetçi, vardır yüz bin

askeri. Aşkın kılıcı ile vurup kırasım gelir. Mecnuna hayran benim, Mevlaya

kurban benim Leylayı görmek için mecnun olasım

gelir. Dost oldu bize mihman, bunca yıl

bunca zaman İsmail gibi candan kurban olasım

gelir.

Erenlerin nazarı, cevher eder

toprağı Erenlerin bastığı toprak olasım gelir. * * *

Benim gözüm gönlüm hep aşk ile

doludur Dilim söyler yârimi gözüm gayet

suludur. Bir ödağacı gibi yanıp durur

vücudum Dumanım bulutlara çıkan seher

yelidir Senin aşkın denizdir, ben ise bir

balıkçık Balık sudan çıkarsa çok geçmez ki

ölüdür. Seni seven kişinin acep ola mı aklı Bir dem akıllı ise her zaman zır delidir. Yunus sen hep toprak ol erenlerin

yolunda Erenlerin menzili elbet Arş''tan uludur.

ÖNE ÇIKANLAR