Kaydet
a- | +A

Allahü teâlâ, her insanın ve her hayvanın rızkını ezelde takdir etmiş, ayırmıştır. İnsanların ve hayvanların ecelleri ve nefeslerinin sayısı belli olduğu gibi, her insanın rızkı da bellidir. Rızık hiç değişmez. Azalmaz ve çoğalmaz. Kimse kimsenin rızkını yiyemez. Kimse kendi rızkını yiyip bitirmeden ölmez. Bu konudaki ayet-i kerimelerden birkaçının meali şöyledir:

(Allahü teâlânın rızık vermediği, bir canlı yoktur.) [Hud 6]

(Birçok canlı, rızkını kendi elde edemez. Sizin de, onların da rızkını Allah verir.) [Ankebut 60] (Rabbin, rızkı dilediğine bol verir, dilediğine daraltır.) [İsra 30]

(Allahın kimine çok, kimine az rızık verdiğini çok kimse bilmez.) (Sebe 36)

(Allahtan korkana ummadığı yerden rızık gelir.) (Talak 2,3)

Bir kimse, Allahü teâlâ emrettiği için çalışır, rızkını helal yoldan ararsa, ezelde belli olan rızkına kavuşur. Bu rızık, ona bereketli olur. Bu çalışmaları için de sevab kazanır. Eğer, rızkını Allahü teâlânın yasak ettiği yerlerde ararsa, yine ezelde ayrılmış olan o belli rızka kavuşur. Fakat, bu rızık ona hayırsız, bereketsiz olur. Rızkına kavuşmak için kazandığı günahlar da, onu felaketlere sürükler. Herkesin rızkı ayrılmıştır İnsan, rızkını aradığı gibi, rızık da sahibini arar. Çok fakirler vardır ki, zenginlerden daha iyi, daha mutlu yaşar. Allahü teâlâ kendisinden korkanlara, dinine sarılanlara, ummadıkları yerden rızık gönderir. Allahü teâlâ, insanları yaratırken, ömürleri gibi, rızıklarını da takdir etmiştir. Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

(Allahü teâlâ, müminin rızkını ummadığı yerden verir.)

(Rızık için üzülme, takdir edilen [ezelde ayrılmış olan] rızık seni bulur.)

(Allah''tan korkun, istediğiniz şeylere kavuşmak için, iyi sebeplere yapışın. Kötü sebeplere yanaşmayın! Hiç kimse, takdir edilen rızkına kavuşmadıkça ölmez.)

(Eceliniz sizi nasıl takip ederse, rızkınız da öylece takip eder. Rızık için sıkıntı çekerseniz, Allahın emrine uygun hareket edin.)

(Allah korkusunu sermaye edinen, rızkına ticaretsiz ve sermayesiz kavuşur.)

Helal rızka kavuşmak isteyen sebeplerine yapışmalıdır! Para kazanmak, malı artırır. Fakat, rızkı artırmaz. Rızık, mukadderdir. Yani ezelde ayrılmıştır. Rızık, maaşa, mala, çalışmaya bağlı değildir. Fakat Allah emrettiği için çalışmak gerekir. Çünkü, Allahü teâlânın işleri, sebepler altında tecelli eder. Adet-i İlahiye böyledir. Fakat, bazan, sebebe yapışıldığı hâlde, iş hasıl olmayabilir. Yahut, sebepsiz de, hasıl olabilir. Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

(Rızkının bol olmasını isteyen, sıla-i rahm etsin!) (Sadaka vermeye devam edenin rızkı artar!)

(İstigfara devam eden, ummadığı yerden rızıklanır.)

(Namaz kılmak rızkın bereketine sebep olur.)

(Hanımı ile [iyi geçinip] şakalaşanın, rızkı artar.)

Fakirliğe yol açan şeyler Bazı şeyler fakirliğe yol açar, rızkın güçlükle gelmesine sebep olur. Mesela tırnağı uzun olanın rızkı meşakkat ile sıkıntı ile hasıl olur. Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

(Günah işlemek, rızıktan mahrumiyete sebep olur.)

(Yalan söylemek rızkı azaltır.)

(Zina fakirliğe yol açar.) (Sabah uykusu rızka manidir.)

[Rızıkların dağılması sabah namazından sonra olur. Manevî rızıkların dağılması ise ikindi namazından sonradır. Bu iki vakitte uyumamaya dikkat etmelidir! (El-Envar)]

(Sabah namazını kıldıktan sonra uyumayın, rızkınızı aramaya çalışın!)

(Hak teâlâ rızıkları, fecr ile güneşin doğacağı vakitler arasında verir.)

(Rızka kavuşan çok hamd etsin!)

Hamdetmek, Allahü teâlâya şükretmek demektir. Her nimetin Allahü teâlâdan geldiğine inanmak gerekir. Allahü teâlâ, Hz. Musa''ya buyurdu ki: (Kendine verdiğim nimeti, benden bilip kendinden bilmeyen, nimetlerin şükrünü eda etmiş olur. Rızkını kendi çalışması ile bilip, benden bilmiyen ise, nimetin şükrünü eda etmemiş olur.)

ÖNE ÇIKANLAR