Kaydet
a- | +A

Selam, emniyet, huzur, selamet, sağlık, barış, rahatlık, iyi netice, kurtuluş gibi manalara gelir. Selam vermek, bir kimseye yapılacak en güzel duâdır. Selam, (Ben müslümanım, benden sana zarar gelmez, selamettesin) manasına, selamet üzere ol, müslüman olarak öl manalarına da gelir. Gayri müslimlerin hidayete kavuşmaları niyetiyle, ihtiyaç olduğu zaman onlara selam vermek, hidayete kavuşmaları için duâ etmek caizdir. Selamlaşırken eğilmek günahtır. Hadis-i şerifte, (Karşılaştığınız zaman birbirinize eğilmeyin, kucaklaşmayın) buyuruldu. Eshab-ı kiram, yolculuktan döndükleri zaman kucaklaşırlardı. Şu hâlde, uzun yoldan gelmiş veya uzun zamandır görülmeyen bir arkadaşla kucaklaşmak caiz olur.

(Eve girince, kendinize, ehlinize selam verin) ayetine göre, selam vermenin farz olduğunu söyleyenler ayetlere yanlış anlam veriyorlar. Çünkü hadis-i şerifte, (Selam vermek sünnet, almak farzdır) buyuruldu. Kur''an-ı kerimde, (Yapın, edin) gibi bildirilen ayetlerin bir kısmı farz değildir. Araf suresinin, (Her namazda, süslü, temiz, sevilen elbiselerinizi giyiniz) mealindeki 31. ayet-i kerimesi de böyledir. Yani namazda kıymetli elbise giymek farz değildir. Bunun gibi birçok ayet-i kerime vardır.

Eve girince Eve girince, evdekilere selam vermeli, evde kimse yoksa, Esselamü aleynâ ve alâ ibadillahissalihîn [Allahın selamı bizim ve salih kulların üzerine olsun] demelidir! Çünkü Müslümanın evinde rahmet melekleri bulunur. Kendimize de, onlara da selam verilmiş olur. Evine giren kimse, selam verince, şeytan, (Artık benim bu evde duracak yerim kalmadı) der. (Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki: (Evine girince selam veren, Allahın himayesindedir.)

(Evine girince, ev halkına selam ver ki, evin iyiliği ve bereketi artsın!)

(Şeytandan korunmak için, eve girince selam ver ve yemeğe Besmele ile başla!)

Verilen selamı daha güzeli ile almak ayet ile bildiriliyorsa da, farz değildir, fakat çok sevaptır. Peygamber efendimiz, (Selamün aleyküm) diyen, (on), (Selamün aleyküm ve rahmetullahi) diyen, (yirmi) ve (Selamün aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühü) diyen de, (otuz sevap kazanır) buyurdu.

Birisi ile karşılaşınca, önce selam vermeye çalışmalı. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki: (Allahü teâlânın rahmet ve affına en layık olan, önce selam verendir.)

(Selam verip müsafeha eden iki müslümanın arasına inen yüz rahmetin doksanı, önce selam verip elini uzatana, onu ise ötekine verilir.) (Allah indinde derecesi yüksek olan, ekseriya önce selam verir.) (Mümin önce selam vermeye çalışır, münafık önce kendisine selam verilmesini bekler.)

En büyük iyilik Müslümanlara yapılacak iyiliklerin en büyüklerinden birisi de selam vermektir. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki: (Allahü teâlâya yemin ederim ki, mümin olmadıkça cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de mümin olamazsınız. Size bir amel bildireyim onunla birbirinizi seversiniz: Aranızda selamı yayınız!) (İnsanlara güleryüzle selam vermek sadakadır.)

(Güzel abdest al ve abdestli olmaya dikkat et ki, ömrün uzasın. Karşılaştığın herkese selam ver ki, hasenatın çoğalsın! Evine girince, ev halkına selam ver ki, evin iyiliği ve bereketi artsın!) (Mümin kardeşine selam vermek, aradaki sevgiyi pekiştirir.) (İnsanların en cimrisi selam vermeyendir.)

(Müslümanın müslüman üzerindeki altı haktan biri de selam vermektir.)

(Bir yere girerken oradakilere selam vermek gibi, çıkarken de selam vermek borçtur.)

(İnsanların en acizi duâ etmeyen, en cimrisi de selam vermeyendir.)

(Selamı yayan, cennete girer.)

(Tanıdığından başkasına selam vermemek kıyamet alametidir.) Konuşmadan önce selam vermeli, sonra konuşmalıdır. Çünkü, (Selam, kelamdan öncedir) buyurulmuştur. Bir kimse selamsız içeri girince, Resul-i ekrem efendimiz, (Geri dön, selam ver, sonra içeri gir.) buyurdu.

ÖNE ÇIKANLAR