Peygamber efendimize ve İslam âlimlerine inanmayan bazı ahmaklar, nakli değil de aklı ölçü aldıkları için Sırat köprüsünün varlığını kabul edemiyorlar. Köprü denilince, bilinen köprüler zannediyorlar. (Sınıf geçmek için imtihan köprüsünden geçilir) diyoruz. Halbuki imtihanın köprüye benzer tarafı yoktur. Sırat köprüsü de, bilinen köprülere veya imtihan köprüsüne hiç benzemez. Benzemeyen şeyi, benzeyenlerle mukayeseye kalkmak yanlış sonuç verir. İslam âlimlerinin en büyüklerinden olan İmam-ı Gazalî hazretleri buyuruyor ki:
Mutezile fırkası, cehennem üzerinde kurulacak olan Sırat köprüsüne inanmadı. Sırat köprüsüne inanmak farzdır. Çünkü Sırat köprüsü Nass ile sabittir. Kur''an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Onları Cehennem Sıratına götürüp hapsedin! Çünkü onlar mesuldür.) [Saffat 23, 24] Nuhbet-ül-Leali kitabında diyor ki: Sırat, cehennem üzerinde bir köprüdür. Kur''an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(İçinizden oraya [cehenneme] uğramayacak hiç kimse yoktur.) [Meryem 71] Sırattan geçerek herkes cehenneme uğramış olacaktır.
Sıratı ilk geçenler Kur''an-ı kerimi en iyi açıklayan Peygamber efendimizin, Sırat köprüsü hakkında bildirdiği hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir: (Cehennem üzerine Sırat köprüsü kurulur. Buradan ümmetiyle ilk geçecek Peygamber ben olurum.) [Buharî] (Kıyamette Sırat köprüsünün başında durur, ümmetimin geçmesini beklerim. Allahü teâlâ, "Dilediğini iste, istediklerine şefaat et, şefaatin kabul olunacaktır." buyurur. Ümmetime şefaatten sonra, yalvarmaya devam ederim. Rabbim bana "Ümmetinden ihlasla bir defa "La ilahe illallah" diyen ve imanla ölen herkesi cennete koy" buyuruncaya kadar yerimden kalkmam.) [İ. Ahmed] (Sırat köprüsünü geçmek herkesin nuruna bağlıdır. Kimi göz açıp yumuncaya kadar, kimi şimşek gibi, kimi yıldız akması gibi, kimi koşan at gibi Sıratı geçerler. Nuru çok az olan da yüzüstü sürünür. Elleri ve ayakları kayar, tekrar yapışır. Nihayet sürüne sürüne kurtulur.) [Taberânî] (Ehl-i beytimi ve Eshabımı çok seven kimselerin, Sırat köprüsünden geçerken ayakları kaymaz.) [Deylemî]
Sırattan kim geçemez (Hiçbir bid''at ehli Sırattan geçemez, cehenneme düşer.) [İbni Asakir] (Cehennem ateşi müminlere der ki: Ey mümin, üzerimden çabuk geç, senin nurun ateşimi söndürüyor.) [Taberânî] (Nice kimseler Sırattan geçtiğini bilmedikleri için, meleklere derler ki:
- Sırat ve cehennem nerede kaldı, biz oralardan geçtik mi?
Melekler de şöyle cevap verirler: - Siz cehennem üstündeki Sırattan geçtiniz; fakat cehennem ateşi sizin nurunuzdan çekilip, örtülmüştü.") [Camius-sagir] Peygamber efendimizin ümmetinden olan bazı kişiler, mezardan kalkınca doğruca cennete giderler. Melekler bunlara derler ki: - Hesap gördünüz mü? - Hayır biz hesap falan görmedik. - Sırat köprüsünü geçtiniz mi? - Hayır Sırat falan görmedik. - Cehennemi gördünüz mü? - Hayır Cehennemi de görmedik. - Siz ne amel işlediniz de böyle hesap görmeden, Sırata uğramadan doğruca Cennete geldiniz? - Bizim iki hasletimiz var idi. Onun sayesinde bu nimete kavuştuk. Allahtan utanır, yalnızken de günah işlemezdik. Bir de Allahın verdiği az rızka razı olurduk. Melekler derler ki:
- Bu nimetler sizin hakkınızdır. (İbni Hibban)

