Kaydet
a- | +A

Birinci Cihan Harbi seneleri... Yokluk dizboyu... Yer; balı ile meşhur olan Rize''nin Anzer yaylası. Mevsim kış. Yaylacılık yapan Anzerlilerin bir kısmı aşağıya Rize''ye şehre inmemiş, kışlamışlar. Yazdan yığdıkları otlarıyla, mallarını kıştan çıkarıp, bahara eriştirmenin çabası içindeler. Evet hepsinin koyunları, sığırları; birkaçının da kara kovanı var. Şifa niyetine ilaç niyetine küçük bir kavanozu dolduracak kadar balları olurdu çoğunun. O da kış bitmeden tükenir giderdi...

Beyini cepheye göndermişti Meryem... Lezgilerin kızı Meryem. Yeni gelin, beyini cepheye göndermiş. O da bu kış yaylada kışlamış. Sabaha kadar kar yağmıştır. Tam kürekle yolu açayım deyip, dışarı yönelmekte iken, kapısı çalınır. Açar ki karşısında bir ihtiyar zat:

-Kızım, ben Aşağı Anzer''denim, gelinim aş eriyor, canı bal çekti. Allah rızası için, bir iki kaşık verir misin?

Meryem gelin düşünmez bile... Allah rızası değil mi der, dibinde üç dört kaşık bal kalmış olan kavanozu getirir, onun da yarısını ihtiyara verir. Adam:

-Allah razı olsun kızım, artsın eksilmesin, der.

Sırrını kimseye açmaz Meryem gelin, kavanozu koymak için geri döner. Ağzını kapatayım derken bir de ne görsün! Kavanoz ağzına kadar bal dolu. Meseleyi anlar, kapıya koşar. Ancak, ne bir insan vardır ne de kar da bir iz. Gelen hazret-i Hızır''dır elbette...

Aradan üç dört ay geçer, her gün bal yediği halde kavanoz her seferinde ağzına kadar hep doludur. Sırrını hiç kimseye açmaz... Yaza doğru beyi cepheden döner. Sofraya her öğün bal getirir, ancak hiç bitmez... Hem Anzer balı olacak, bütün kış kalacak bir de her öğün kaşık kaşık yenecek, bitmeyecek. Beyini merak sarar, sorar, cevap alamaz. En sonunda:

-Hanım, ne olur beni seviyorsan bu işin aslını söyle! Meryem dayanamaz ve ağzı kapalı kavanozu da alır ve olayı anlatır. Kavanozu açıp işte bak ağzına kadar dolu demek istediğinde bir de ne görsün? Dibinde eskisi gibi iki kaşık bal kalmış... Üzülürler ancak elden ne gelir?

ÖNE ÇIKANLAR