MURAT ÖZTEKİN

Tarihin en iyi döneminde yaşadığını düşünmek belki de modern insanın en büyük yanılgısı... Geçmişe bakmak ise bazı düşünce kalıplarının yıkılması demek. Özellikle antik dönemlerden bugüne uzanan safhada gündelik hayatta kullanılan nesneler incelendiğinde, tekniğin değişip temel mantığın ve insanın aynı kaldığı anlaşılıyor. İşte Rezan Has Müzesi’nde geçtiğimiz haftalardan açılan “Gündelik Yaşamın Arkeolojisi” adlı sergi, tam da bunu gözler önüne seriyor. Ziyaretçilerini 9 bin yıllık bir zaman makinesinin içerisine sokan sergide, Neolitik dönemden Selçukluya uzanan safahatta günlük hayatın içerisinde yer alan yaklaşık 400 nesne görülebiliyor.Sorularımızı cevaplayan Rezan Has Müzesi Koordinatörü Zeynep Çulha, sergi fikrinin meydana gelmesinde pandeminin tesirinin olduğunu kaydederek “Pandemiyle birlikte gündelik hayatımız biraz değişti. Doğrusu bu sergide, gündelik hayatı ele almamızın bir sebebi de bu... Sergide, evde kullandığımız nesnelerin tarih boyunca nasıl değiştiğini ortaya koyuyoruz” şeklinde konuşuyor.

3 BİN ESERDEN SEÇİLDİ
Serginin müzelerinde yer alan 3 bin eserlik arkeoloji koleksiyonundan derlendiğini söyleyen Çulha “Sergide yer alan bütün eserler Rezan Has Müzesi koleksiyonuna ait. Burada o eserlerin arasında seçilmiş MÖ 6500-MS 1300 yılları arasından 400 eser sergileniyor. Sergiyi hazırlarken Neolitikten Selçukluya  kadar her devri en iyi tasvir ettiğini düşündüğümüz eserleri seçtik” diyor.
Çulha, sergilenen eserler arasında en çok öne çıkanları ise şöyle anlatıyor: Rezan Has Müzesi, Türkiye’nin en kapsamlı Urartu takıları koleksiyonuna sahip. Bunlar Urartu devrini çok iyi yansıtıyor. Beni en çok etkileyen eserler ise binlerce yıl önce yapılan modeller. Şehir, araba ve yapı modelleri de o zamanlar da yapılmış. Çok net olarak bilinmiyor ama bir üretim öncesinde bir prototip oluşturmak için gerçekleştirilmiş.

MODERN DÜNYA ESTETİK OLARAK GERİYE GİTTİ!
Antik dönemlerden bugüne insanoğlunun zannedildiği kadar değişmediğine vurgu yapan Zeynep Çulha şunları söylüyor: İnsanlığın görünen serüveninde neredeyse hiçbir şey değişmemiş. Korkularımız, dileklerimiz aynı. Gündelik hayatta kullanılan nesnelerin temel mantığı da aynı. Bana sorarsanız estetik açıdan geriye bile gitmişiz. Mesela bugün mutfaklarda kullandığımız havanlarla, burada sergilenen havanların arasında bariz estetik fark var. Şu an “kullan at” mantığıyla imal edilen nesnelere sahip olduğumuz için, estetik endişeler aynı değil.
“Gündelik Yaşamın Arkeolojisi” sergisi, 31 Mayıs 2021’e kadar görülebilecek.