MURAT ÖZTEKİN

“TAHTA ÇOCUĞA” REALİST BAKIŞ
PİNOKYA ASLINA DÖNDÜ

Geppetto Usta’nın tahta evladı Pinokyo, edebiyatın eskimeyen çocuk kahramanlarından... Mazinin ve bugünün çocukları onunla büyüdü. Görünen o ki, geleceğin çocukları da öyle olacak... İtalyan yazar Carlo Collodi’nin 1881’de evvela bir çocuk gazetesinde tefrika etmeye başladığı Pinokyo, zamanla dünyadaki hemen her dile tercüme edilerek üniversal bir hikâyeye dönüştü. Geleneksel ahlaki öğütlerle dolu olan Pinokyo, sinemanın da bir parçası oldu. Kubrick ve Spielberg gibi yönetmenlerin bilim kurgularına ilham kaynağı olmasının yanında, aslı da zamanla çok değişti.

KOMÜNİST PİNOKYO!
İlk Pinokyo filmi, Sovyetler tarafından “The Golden Key” adıyla 1939’da gösterime konuldu. Alexi Tolstoy’un İtalyan menşeli karakteri deforme ettiği metinlerden ortaya çıkarılan filmde, “kan emici kapitalistler” ve “ezilen kuklalar” ile çocuklara komünizm hisleri aşılanıyordu! ABD’li Disney ise bir sonraki yıl ilk animasyon Pinkoyo’yu vizyona getirdi. Bu filmde yine iyi olmanın önemi vurgulansa da  geleneksel öğütler geri plandaydı; sempatik bir ticari karakter doğuyordu. Her yeni filmde de öyle oldu... Pinokyo bazen bir roketin içerisinde uzaya gönderildi bazen Uzak Doğu’dan benzerleri meydana çıktı. Neticede sinemada ve TV’de otuza yakın eser ortaya kondu...

MEMLEKETİNDEN GELDİ
Bu hafta ise öz memleketi İtalya’dan gelen bir Pinokyo, sinemalarda arzıendam ediyor. Yönetmenliğini Matteo Garrone’un yaptığı “Pinokyo” isimli filmde, Disney’in animasyonlarındaki gibi değil Collodi’nin tefrikalarındakine yakın bir karakter sunuluyor. Canlı bir filmle, hayaller hakikate dönüşüyor... Pinokyo, çocuk oyuncu Federico Ielapi tarafından CGI efektleriyle ağaçlandırılmış bir yüzle oynanıyor, Geppetto rolünde ise 2002’de bir Pinokyo filmini yöneten Roberto Benigni var.
Malum hikâyede kendi hâlindeki fakir Geppetto Usta, beldesine gelen kuklacıları kıskanıp onlardan daha iyi bir kukla yapmak için bir kütüğü işliyor. Sonrasında yaptığı kuklanın hareket ettiğini ve konuştuğunu görüyor. “Pinokyo” adını verdiği bu tahtadan çocuğu evlat kabul ediyor. Pinokyo ise ayaklarına kavuşur kavuşmaz babasından kaçmaya başlıyor ve sahtekârlarla dolu gerçek dünyada başına gelmeyen kalmıyor. Tabii onun peşindeki Geppetto’nun da...

YENİLERİ YOLDA...
Yönetmen Garrone, “Masalların Masalı” isimli filminde olduğu gibi zaman zaman “karanlık” bir Pinokyo ortaya çıkarıyor. Bu, daha evvel Hollywood eserlerinde gördüklerimiz gibi bir karakter değil. Eserde animasyonlarda yer almayan “acımasız bir hayat” açıkça resmediliyor. Mesela esas hikâyede yer alan, Pinkoyo’nun bir ağaçta asıldığı sahneye yer veriliyor. Filmde özenle hazırlanmış kostümlerle de gerçekçi görüntüler tasvir ediliyor. Bazen korku türüne yaklaşan, hem fantastik hem realist olabilen ve çocuksu bir mizah barındıran film, farklı bir bakışla klasik hikâyeden tat almamızı sağlıyor. Ama yine de “dünün çocuklarının” dünyasına daha çok hitap eden bir film ortaya çıkıyor. Öte yandan Pinokyo’nun beyazperdedeki macerası bu filmle son bulacak değil; Meksikalı yönetmen Guillermo del Toro, önümüzdeki sene fantastik bir Pinokyo filmini seyirci ile buluşturmaya hazırlanıyor...

AHMET KAYA FİLMİ
SANSASYONLU HAYATIN PORTRESİ

Yerli sinemada çok ses getiren “Müslüm” filminden sonra bir sanatçının hayatı daha beyazperdeye geldi… Yönetmenliğini Gani Rüzgâr Şavata ve Hakan Gürtop’un birlikte üstlendiği “Ahmet İki Gözüm” filminde, 2000 yılında vefat eden halk müziği sanatçısı Ahmet Kaya’nın acı ve sansasyonlarla dolu hayatına odaklanılıyor. Eserde meşhur sanatçıyı Özgür Tüzer canlandırırken Aleyna Solaker ve Serdar Orçin de rol alıyor. Ahmet, yaşadığı bir sevda yarasıyla kendini tamamen müziğe verir. İçli eserleriyle büyük bir kitleye hitap eder ancak siyasi açıklamalarıyla ithamlara maruz kalır ve bir sürgün başlar... Politik tarafı yoğun olan filmde Ahmet Kaya’nın hem 28 Şubat’taki “başörtü zulmüne” karşı çıkması hem de solculuk faaliyetleri birlikte yansıtılıyor...

TAŞRA HİKÂYESİ
'KAPAN'IN İÇİNDE ESRARENGİZ İŞLER

Yönetmen Seyid Çolak’ın yerli ve yabancı film festivallerinden mükâfatlarla dönen filmi “Kapan” Anadolu’dan puslu bir hikâye sunuyor. Bir adada geçen filmde, hayattan tecrit olmuş insanların yaşadığı esrarengiz hadiseler üzerinden insan ve tabiat mücadelesine odaklanılıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Onur Dilber, Münibe Millet, Serkan Altıntaş ve Yüksel Akça gibi isimler yer alıyor. Hikâyenin merkezinde zamanlarının çoğunu birlikte geçiren beş adalı arkadaş var. Bir gün balığa çıktıklarında bir hadise sonrasında Kadir ortadan kayboluyor. Genç adamın izi bir türlü bulunmazken adada bir kurt beliriyor. Köye yavrulayan kurt, beraberinde büyük facia ve gerilimleri de getiriyor... Çekim teknikleriyle tecrit hissinin yükseltildiği eserde gerilim duygusu devamlı taze kalıyor. Sembollerin öne çıktığı “Kapan”, tabiatla kavga etmemenin lüzumuna dair vurgulara sahip…

HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ
¥ Azizler Hapishanesi
¥ Sıra Dışı
¥ Çifte Bela: Sihirli Ayna
¥ Follow Me

EN ÇOK SEYREDİLENLER
¥ Kâbus Evi 4.471
¥ Son Şaka 4.076
¥ Dürüst Hırsız 3.925
¥ Tenet 2.694
¥ Y. Köyü Ye’cüc Me’cüc 1.846