MURAT ÖZTEKİN

Eren Bülbül PKK’lı teröristlerin şehit ettiği binlerce çocuktan sadece biri... Ancak hem onun zorlu hayatı hem de ölmeden evvel sosyal medyaya yazdığı “Biri de çıkıp demiyor ki; Eren iyi ki varsın” cümlesi, milyonların yüreğine dokundu;“İyi ki varsın Eren!” sözü, dillerden düşmedi… Onunla birlikte hayata gözlerini kapayanlar arasında, yol gösterdiği Astsubay Ferhat Gedik de vardı. İşte bu iki hayatın hikâyesi, bugünlerde TRT’nin ortak yapımcısı olduğu “Kesişme: İyi ki Varsın Eren” adlı filmle beyazperdeye taşınıyor. Yönetmenliğini Özer Feyzioğlu’nun yaptığı eserde; İsmail Hacıoğlu, Rahman Beşel, Alayça Öztürk, Mutlunur Lafçı ve Emir Çiçek başrolleri paylaşıyor.
Biz de Eren’in 4. vefat yıl dönümünde filmin Trabzon’un Maçka ilçesi kırsalında devam eden çekimlerini yerinde görmek için yollara düşüyoruz. Yağmurlu bir havada âdeta tırmanarak çıktığımız set, Eren Bülbül’ün evinin önüne kurulmuş. Eren’in kabri ise sete çıkılan yoluna hemen başında...  Oyuncularından set çalışanlarına herkes, dört sene evvel yaşanan hadisenin içerisindeymişçesine çalışıyor. Hem toprak hem de insanların gözleri nemli…  Eren’in annesi Ayşe Bülbül, film çalışanlarına refakat ediyor.

BEN DE EREN GİBİYİM
Eren Bülbül’ü canlandıran Rahman Beşel, âdeta onun ikiz kardeşi gibi... Öyle ki Bülbül’ün annesi ona evladı gibi bakıyor. Sorularıma cevap vererek ilk oyunculuk tecrübesini bu filmle yaşadığını söyleyen Rahman “Zaten Eren Bülbül’e benzediğimi söyleyenler oluyordu. Beni okulda buldular. İstanbul’da bir ay oyunculuk eğitimi aldım. Başta seti çok garipsedim ama herkes bana ailem gibi davranınca, çekimler zor gelmedi” şeklinde konuşuyor. Eren’in annesinin kendisiyle karşılaştığında duygulandığı, bu yüzden Eren hakkında sohbet edemediklerini kaydeden Rahman Beşel, karaktere dair araştırma yaparak bilgi edindiğini ifade ediyor. Ancak “Ben de Eren gibi Karadeniz’de yaşıyorum. Buranın doğasını, şartlarını biliyorum” ifadesini kullanıyor.

KEŞKE BURADA OLMASAYDIK!
Hava şartları sebebiyle sık sık sete ara veriliyor. Yağmurun bastırdığı anlardan birinde kendisiyle konuştuğumuz “Astsubay Ferhat” karakterini oynayan İsmail Hacıoğlu, Karadeniz’i çok sevdiğini belirterek “Bu coğrafyaya âşığım, insanlarına da her geçen gün daha fazla hayran kalıyorum. Fakat keşke biz burada hiç olmasaydık da o çocuk hayatta kalsaydı” diyor.
Hacıoğlu “Canlandırdığım kişi, acısı daha taze olan biri. Umarım altından kalkmışızdır. Tarihe baktığımızda o kadar çok hikâyemiz var ki... Fırsat buldukça böyle filmlerde olmayı tercih ediyorum” diye konuşuyor. 

İŞTE ŞURADA RUHLARINI TESLİM ETTİLER!
Yönetmen Özer Feyzioğlu’nun yanına gittiğimde eliyle işaret ederek “Eren ve Astsubay Ferhat, şu an kameranın durduğu yerin hemen önünde ruhlarını teslim ettiler” diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: Bu filmin yönetmeni olmak, çok ağır bir sorumluluk. Doğrusu hayatı sorgulatıyor. Sanatçı olarak benim de bu filme yapmak istediğim şey, tam olarak hayatı sorgulatmak. Neden yaşıyoruz?” Feyzioğlu sözlerine açıklık getirerek “Sanat üreten insanlar olarak haberlerde gördüğümüz kayıpların can olarak birer karşılığı olduğunu seyirci hissetsin istiyoruz” diyor.
Daha kendisine sormadan filme niçin “Kesişme” ismini verdiklerini anlatan yönetmen “Birbirini tanımayan iki işi vefat anında buluşuyor. Onlarla bir araya gelen üçüncü bir şey daha var; Eren’i şehit eden mermi... Biz film boyunca bu kesişmenin izini sürdük. Ama merminin yolculuğunu takip edince işin ölçeği büyüyor. Nedir o? Biz Uzak Doğu’da illegal bir şekilde üretilmiş bir mermi olduğunu varsayıyoruz ve bir rota çiziyoruz. Bununla terörün global tarafına atıfta bulunuyoruz” ifadelerini kullanıyor.

BÜTÜN DÜNYA HİSSETSİN
Filmin üniversal tarafına vurgu yapan Feyzioğlu “Zaten her birimizin yüreğimizde hissettiği acıları, birbirimize söylemekten öte bütün dünyanın anlayacağı bir eser meydana getirmeyi düşünüyoruz. İyi  bir sanat eseri, evrensel duyguları yakalayabilendir. Umarım buradaki insana konsantre olma ve terörü kötülüğün bir formu olarak görme tercihimiz filmi evrensel kılar” diye konuşuyor. 

Eren'in hayatı film oluyor Eren'in hayatı film oluyor “Eren’i oynayacak çocuklar yavruma benziyorlar. Evladımı bulmuş getirmişler gibi... Ama o filmi izlemek beni biraz üzecek.”
'Türkiye'nin Eren'i' 'Türkiye'nin Eren'i' 11 Ağustos 2017'de bölücü terör örgütü mensupları tarafından, Jandarma Astsubay Başçavuş Ferhat Gedik ile birlikte şehit edilen Eren Bülbül'ün aramızdan ayrılışının 4. yılında da acısını ilk günki gibi hissettiğini söyleyen Anne Bülbül, 4 yıl değil, 1400 yıl geçse de Eren'in acısının bitmeyeceğini söyledi.