Yaklaşık 56 yıllık sinema kariyerini ardında bırakan Hülya Koçyiğit, eski millî futbolcu ve film yapımcısı Selim Soydan ile mutlu, ‘aşk’la geçen bir evlilik sürdürüyor. Şu sıralar TRT 2 ekranlarında “Film Gibi Hayatlar”ı sunan Yeşilçam’ın ünlü ismi, programını ve özel hayatını anlattı. Bir kızı (Gülşah); iki torunu (Neslişah ve Aslışah) olan Koçyiğit annelik üzerine de özel açıklamalar yaptı...

¥ Öncelikle Anneler Günü’nde annelere ve anneliğe dair mesajınız nedir?
Dinen bize öylesine bir emir var ki! ‘Annelerinize saygı duyun. Annelerinizin sevgisine ve şefkatine layık olun!’ O sebeple annelik gerçekten büyük bir sorumluluk ve hassasiyet gerektiriyor. Çünkü, bir insanı hazırlayacaksınız hayata. Onu sevgiyle, güven duygusuyla, şefkatle, paylaşım duygusuyla donatmanız gerekiyor. Bu sebeple annelik hem çok güzel hem de çok zor bir meslek. Hepimiz annelerimizin eseriyiz aslında.

¥ Bugün “4 Yapraklı Yonca’ gençlerden kimler olurdu?
Serenay Sarıkaya ve Ezgi Mola’yı çok beğeniyorum. Tabii ‘4 Yapraklı Yonca’nın özelliği, sadece günümüzün isimleri değil. 50-60 sene sinemaya ömür vermiş, sinema ile var olmuş ve çok uzun yıllar çok istikrarlı yürütmüşler mesleklerini. Bu sebeple ‘4 Yapraklı Yonca’ olmuşlar. Dilerim, inşallah ileride bugün bizim ulaştığımız yerlere ulaşabilirler.

¥ Sinemayı özlemediniz mi?
Sinema benim mesleğim. Gelen tekliflere baktığım zaman, heyecan duyduğum bir senaryo olmadı. Daha çok televizyon dizileriyle ilgili gelen teklifler oldu. Belli bir yaşın üstündeki kadınları senaryolarda doğru dürüst işleyemiyorlar. Tanımıyorlar o yaş grubunu. Gençleri tanıyorlar ama olgun yaşa gelmiş bir kadını hep bir kayınvalide ve olumsuz bir kayınvalide filan diye düşünüyorlar. O da benim pek hoşuma gitmiyor.

¥ Torununuzun eşi Engin Altan Düzyatan’ın oyunculuğunu nasıl buluyorsunuz?
Engin’i büyük bir hayranlıkla takip ediyorum. Oyuncu olarak geçirdiği evreleri, gidişatını, o rol için verdiği emeği çok saygıdeğer buluyorum. Bir aktör düşünün, sadece fiziğiyle yok, büyük bir atraksiyon var. At biniyor, kılıç kuşanıyor, dövüş sanatlarının içinde ve aynı zamanda yönetici olduğu için müthiş bir ağırlığı, ciddiyeti var. Zaten onun ses tonuna bayılıyorum. Allah ona muhteşem bir özellik vermiş. Onun için çok büyük hayranlıkla seyrediyorum.

¥ Bir projede birlikte oynamayı düşünür müsünüz kendisiyle?
Damadımla bir anım olsun, bir filmde oynamayı tabii ki isterim.

İKİNCİ BAHAR'DA HER GÜN AĞLADIM
Hülya Koçyiğit’in TRT 2’de sunduğu “Film Gibi Hayatlar”ın son konuğu ünlü oyuncu Nurgül Yeşilçay oldu. Yeşilçay, programda bilinmeyen yönlerini şöyle anlattı...
¥ Hep ressam olmak üzere eğitim aldım. Lisede bir ressamın yanında beş yıl çalıştım.
¥ Üniversite birinci sınıftayken Uğur Yücel beni gördü ve video almak istedi.
¥ Asistanı makyaj yaptı. O kadar acemiydim ki düşünün ışık almak ne demek bilmiyorum.
¥ Uğur Yücel çok sert bir yönetmendi. Her gece dua ediyordum ne olur bir an önce bitsin diye. Olmuyor beceremiyorum, ağlıyor, ağlıyordum... Bunu da ilk defa burada itiraf ediyorum.
¥ İkinci Bahar’da ilk bölümler benim adıma çok fenaydı ama sonra hızla alıştım. O bütün kadro ile çalışmak çok zor artık.
¥ Usta yönetmen Atıf Yılmaz’dan ‘Eğreti Gelin’ filmi için teklif geldiği zaman âdeta uçarak gittim. Bir yönetmenle ilk defa resim sergisinde buluştum. Resimlere bakarken projeyi konuştuk.
¥ Elde ettiğim her şeyi oyunculukla kazandım. Bu yüzden oyunculuğa hiçbir zaman ihanet etmem.