Haber Merkezi ANKARA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2023 hedeflerinin birkaç yıl gecikmeyle de olsa mutlaka gerçekleşeceğini söyledi. 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde verilen resepsiyonda konuşan Erdoğan’ın mesajları özetle şöyle:
“Bundan 97 yıl önce bir 30 Ağustos günü Anadolu’nun bağrına saplanmak istenen hançeri söküp atan atalarımız yepyeni bir ufuk açmışlardır. Biz de yürüttüğümüz mücadeleyle sonraki nesillerin önünde çok daha geniş çok daha aydınlık bir ufuk açmanın gayretindeyiz. Gençlerimize 2053 ve 2071 vizyonlarını miras olarak bırakmak için gece gündüz çalışıyoruz. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yılı olan 2023 için belirlediğimiz hedefler bu büyük vizyonların alt yapısıdır. Birkaç yıllık gecikmeyle de olsa inşallah 2023 hedeflerimize mutlaka ulaşacağız. İşte o zaman milletimizin desteğiyle Türkiye’nin önünde yepyeni bir dönem açılmış olacaktır. Her zaferin gerisinde bolca ter ve gerektiğinde dökülen kanlar vardır. Bugün yürüttüğümüz mücadele de ter ve kanla yoğrularak ilerlemektedir.
Bizler kesinlikle gerek Dicle’nin doğusunda, gerekse Fırat’ın doğusunda kuzularımızı kurtlara kaptırtmayacağız, yedirmeyeceğiz. Bizim kimsenin tek karış toprağında gözümüz yoktur. Ama bizim kendi topraklarımıza dikilen gözlere, egemenlik haklarımıza uzanan ellere, istiklalimize ve istikbalimize yönelen tehditlere de en küçük bir tahammülümüz olamaz. Sahip olduğumuz binlerce yıllık devlet tecrübesi bize kendimizi sürekli yenilememiz, gücümüzü hep diri tutmamız gerektiğini gösteriyor. Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sahip çıktığımız sürece başarıdan başarıya koştuk. Ne zaman tefrikanın, fitnenin, husumetin pençesine düştüysek kaybettik. Bunun için Türk milletinin bileğini er meydanında bükemeyeceğini bilenler, birlik ve beraberliğimize saldırdılar. Son 200 yıldır başımıza gelenlerin tek sebebi işte budur.
Ülkesi ve milleti yerine kendi küçük hesapları için çalışanlar, elbette hiç eksik olmamıştır. Ama milletimiz bu küçük hesap sahiplerini hep tefrik etmeyi ve vakti, saati geldiğinde dersini vermeyi bilmiştir. Türkiye siyasi, ekonomik ve askerî olarak kuşatılmaya çalışılıyor. Bazıları sırf kendi pastalarını büyütmek için hasımlarımızın değirmenlerine su taşıyor. Gerçi biz aynı zihniyeti bir asır öncesinden de biliyoruz. Ordularımız düşmana karşı savaşırken birilerinin arkada nasıl çapulculuk, yağmacılık peşinde koştuklarını da gayet iyi hatırlıyoruz. Ama sonuçta, ne mandacılar, ne çapulcular, ne yağmacılar kazanmıştır. Bugün de kim hangi yalpayı yaparsa yapsın, kim nerede saf tutarsa tutsun, kazanan milletimiz olacaktır. Bir oldukça, beraber oldukça, kardeş oldukça zafer Türkiye’nin olacaktır.”

İHLAS HOLDİNG’DEN GENİŞ KATILIM
Resepsiyona, İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Mücahid Ören, Genel Yayın Yönetmenimiz İsmail Kapan, Yayın Koordinatörümüz Yücel Koç, İhlas Medya Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, İHA Genel Müdürü Hamit Arvas ve TGRT Haber Genel Yayın Yönetmeni Ercan Seki de katıldı.

ALICI ÜLKE DEĞİL SATICI OLACAĞIZ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, cuma namazı çıkışında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Erdoğan, Rusya ziyaretinde MAKS-2019 fuarını gezdiği, Rusya Devlet Başkanı Putin ile SU-57 uçaklarını incelediği hatırlatılıp “ Türkiye’nin Rusya ile bir iş birliği olacak mı?” sorusu üzerine, Rusya ile zaten bir iş birliği sürecinin başladığını söyledi. Bunun en önemlisinin S-400 konusu olduğunu belirten Erdoğan, fuarda yaptıkları incelemeden sonra ilgili bakanlıklar ve kurumların, Rus muhataplarıyla görüşmelerini sürdürdüğünü dile getirdi.
Erdoğan “Bu çalışmalarımızı sürdüreceğiz ve bunlarla birlikte bu sektörde de birçok karşılıklı alışverişlerin olabileceğine inanıyorum. Tabii silahlı insansız hava araçları, ayrıca İHA’lar, bu konuda müşterek bazı adımları atma durumumuz da var. Şu anda 25 milyar dolar gibi bir ihracat hacmine ulaşmış olan Türkiye-Rusya, 75 milyarı ve ardından 100 milyar doları hedeflemiş vaziyetteyiz ve bu konuda yoğun çalışmayla bu süreci çalıştırıyoruz” diye konuştu.
Fuarda incelemelerde bulunup, bilgiler aldığı hatırlatılarak “F-35’e karşı SU-57’yi nasıl buldunuz?” sorusuna karşılık Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: “Bunların birbirlerine göre çok farklı özellikleri var. F-35’ler konusunda Amerika şu andaki tutumunu devam ettirirse biz tabii başımızın çaresine bakacağız. SU-35 mi, F-35 mi veya SU-57 mi vesaire gibi artık bunun masaya yatırılmasından öte biz savunma sanayimiz veyahut da savunmaya yönelik ne gibi tedbirler alırız, bu tabii bizim şu andaki tedbir paketlerimizin içerisinde yer alan konuştuğumuz konulardır ve vakti saati geldiğinde şartlar masaya yatırılarak, özellikle ortak üretim, kredi planlamaları, bunlara bakarak adımlarımızı atacağız. Çünkü biz pazar olmaktan çıkıp, pazar aramaya giden bir ülke olmak istiyoruz.”
BM Genel Kurulunda Trump ile ‘güvenli bölge’yi görüşeceğini söyleyen Erdoğan, idam cezası için de “Parlamento kararını verir-se hiç düşünmem onaylarım. Bu konuda vicdanım da rahat” dedi.

BAGAJLARINDA NE VARSA DÖKSÜNLER
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni parti kurma çalışmaları ve Ahmet Davutoğlu’nun “Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa... Birçok insan, insan yüzüne çıkamaz” şeklindeki açıklamalarına yönelik şunları söyledi:
Biz bunları geçmişte yaşadık. Öyle bizim partimizden grup kuracak şekilde ayrılıp ondan sonra esamesi okunmayanlar çıktı. Ayrılıp da şu anda CHP’nin içinde sığıntı durumuna düşenler oldu. Bizim bunlar derdimiz değil. Söyleyecekleri ne varsa bunların hepsini söylesinler. Böyle lafla herhangi bir tehdit olmaz. Şu anda onlar bu söyleyebilecekleri bagajlarında ne varsa ortaya dökmelerinde fayda var.