İbrahim Kalın'ın açıklamalarından satır başları...

Özellikle bölgedeki gelişmeler üzerine yoğunlaşıldı. Öncelik askerlerin can güvenliğidir.

Barış Pınarı Harekatı, birçok oyunu eş zamanlı olarak bozmuştur.

Dünyada dengelerin yeniden kurulduğu bir dönemde Türkiye'nin ulusal çıkarlarını esas alarak, bu hamleyi yapmış olması bazılarını şaşırtmış olabilir.

Harekat oyunları bozmuştur. Türkiye'yi tanıyanlar, onun geçmişi hakkında bir fikre sahip olanlar şaşırmamışlardır. Bundan sonra Fırat'ın doğusunu tüm terör unsurlarından temizlemek konusunda kararlıyız. 

Yaptırım tehditleri, kınamalar bizi haklı davamızdan vazgeçirmeyecektir.

Daha 8. gününde bile ordumuzun güvence altına aldığı yerlerde yaşam normale dönmeye başlamıştır.

PKK Suriye'deki Irak'taki çeşitli kolları ile bir taşeron örgüttür. DEAŞ ile mücadele bahanesi ile bu örgütün desteklenmesi en büyük skandallardan biridir.

Barış Pınarı Harekatı'nı lekelemeye çalışanlar, Suriye'deki piyonları mevzi kaybettiği için sinirli, öfkeli ve komik halde bulunmaktadır.

PKK'nın yenilgisini Kürtlerin bir kaybı gibi yansıtmaya çalışıyorlar.

Suriye'de de birçok Kürt bu örgütünü kabul etmemektedir, etmeyecektir.

DEAŞ ile mücadelede zaafa uğranacağı şeklindeki söylemler, bu örgütü aklamak için söylenen bahanelerdir. Türkiye'yi Barış Pınarı Harekatı konusunda eleştirenlere DEAŞ'lıları kimlerin neden bıraktığını sormak en tabii hakkımızdır.

DEAŞ ile mücadele uluslararası bir sorumluluktur. Biz DEAŞ ile mücadele ettik ve bundan sonra da geri gelmemesi için gerekeni yapacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. 

Birilerinin palazlandırdığı, yıllardır ortalığı istila eden, binlerce insanın kanına giren bu terör örgütünü (DEAŞ) Türkiye'ye fatura etmeye kalkmak, sorumluluğu Türkiye'ye yıkmaya çalışmak asla kabul edilebilir bir şey değildir.

Mülteci krizi meselesinde de aynı konu karşımıza çıktı. Avrupalı ülkelerin nasıl bir sınav verdiğini ve sınıfta kaldığını gördük.

Mülteciler için parmağını bile oynatmayanların, Türkiye'ye burada sorguya çekme gibi bir hakkı yoktur.

Biz 4 milyona yakın Suriyeli mülteciye ülkemizde ev sahipliği yaparken, yaklaşık 3 milyona yakın Suriyeli'ye de Suriye tarafında yardım ediyoruz. Yani 7 milyona yakın Suriyeli, Türkiye'nin koruması altında bulunuyor. Bu Suriye nüfusunun yaklaşık üçte birine tekabül ediyor. Bunu yapabilen başka bir ülke var mı?

Hedeflerimiz açık ve nettir; Sınırımızı terör unsurlarından arındırmak, güvenli bölge haline getirdiğimiz yerlere Türkiye'deki mültecileri yerleştirmek.

Demografik yapıyı değiştiren, YPG ve PYD'nin kendisidir. ABD'nin desteklediği, silahlandırdığı ve güçlendirdiği bu örgütlerdir. Demografik yapı dengesine dönecek.

"Hedefiniz ne? Ne kadar gideceksiniz?" gibi soruların cevabı bellidir. Barış Pınarı Harekatı hedeflerine ulaşana kadar, hız kesmeden devam edecektir.

Bazı çevreler "Bu harekat nereden çıktı" gibi söylemlerle harekatın hızını kesmek istiyorlar. Hiçbirinin bu harekatın uygulanması ve kararlılığında etkisi olmayacaktır.

SORU - CEVAP

(Rusya ile görüşme) Ruslarla Suriye konusunu Astana sürecinden beri çok uzun zamandır görüşüyoruz. Rus tarafı hassasiyetimizi biliyor. 
Amerikan bayrağı altında kendi kendilerine buraların hükümdarlığını ilan eden gruplar, bu rahatlığı artık bulamayacaklardır. Yarın Ruslar ile bir dizi temas olacak.