Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Akdeniz'de Türkiye'yi dışlama planlarının başarı şansı yok, diyalogdan yanayız ancak çıkarlarımızın yok sayılmasına da asla göz yumamayız." dedi. 75. BM Genel Kurul genel görüşmeleri kapsamında BM ülkelerine seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasına koronavirüsle mücadeleyle başladı.
Aşı çalışmalarının dünyanın ortak faydası bilinci ile hazırlanmasını isteyen Erdoğan “Buradan bir kez daha, tıbbi malzeme ve ilaç tedariki ile aşı geliştirme çalışmalarının rekabet konusu yapılmaması çağrısında bulunuyorum. Hangi ülkede üretilirse üretilsin, kullanıma hazır hâle getirilecek aşılar, insanlığın ortak istifadesine sunulmalıdır” dedi.

TARİH AFFETMEYECEK!
“Suriye'yi görmeyenleri tarih affetmeyecektir” diyen Erdoğan şunları kaydetti:
“Suriye'nin, toprak bütünlüğü ve siyasi birliği korunmuş olarak kalıcı bir barışa ulaşabilmesi, ancak bu şekilde mümkündür. Bu hedef gerçekleşene kadar, Suriye'nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğü ile milli güvenliğimize kasteden terör örgütlerini engellemekte kararlıyız.
Irak’ın dış güçlerin çatışma sahasına dönüşmemesi, bölgemiz için istikrar ve refah üreten bir konuma gelmesi samimi arzumuzdur. Komşumuz Irak’a her alanda destek olurken, özellikle terörle mücadelede daha yakın iş birliği yapmak istiyoruz. Tıpkı DEAŞ gibi, Irak'ta yuvalanan PKK terör örgütünün kökünü kazıma konusunda uluslararası toplumdan ve bu ülkeden samimi iş birliği bekliyoruz.

TESLİMİYET BELGESİ
İnsanlığın kanayan yarası olan Filistin’deki işgal ve zulüm düzeni, vicdanları acıtmaya devam ediyor. Üç büyük dinin kutsallarına ev sahipliği yapan Kudüs'ün mahremiyetine uzanan kirli el, cüretini giderek artırıyor. 'Asrın Anlaşması' teslimiyet belgesidir. Filistin bunu reddedilince, İsrail bu defa iş birlikçilerinin yardımıyla ‘kaleyi içeriden fethetme’ girişimlerine hız vermiştir. Türkiye olarak, Filistin halkının rıza göstermediği hiçbir plana destek vermeyeceğiz.

TEK ENGEL RUM TARAFI
Doğu Akdeniz’de bir süredir yaşanan gerilimin gerisinde, “kazanan hepsini alır” anlayışıyla hareket eden ülkeler bulunduğunun altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:
Ülkemizi dışlama amaçlı nafile adımların başarı şansı kesinlikle yoktur. Bölgede bugün yaşanan sıkıntıların sebebi, Yunanistan ile Kıbrıs Rum Kesimi’nin 2003'ten beri maksimalist taleplerle attıkları tek yanlı adımlardır. Türkiye, Doğu Akdeniz'deki her türlü olumsuz gelişmenin yükünü tek başına omuzlamak durumunda bırakılan bir ülkedir. Buna karşılık, bölgedeki tabii kaynaklar söz konusu olduğunda ülkemizin yok sayılması ne akıl ve vicdanla, ne de uluslararası hukukla izah edilebilir. Çözümün önündeki yegâne engel, Rum tarafının uzlaşmaz, hak tanımaz, şımarık yaklaşımıdır.
Anlaşmazlıkların samimi bir diyalogla, uluslararası hukuk temelinde, hakkaniyete uygun biçimde çözümü öncelikli tercihimizdir. Doğu Akdeniz'deki kıyıdaş ülkeler arasında diyalog ve iş birliğini tesis etmeye yönelik çağrımızı burada tekrarlamak istiyorum. Bu amaçla, bütün bölge ülkelerinin hak ve çıkarlarının göz önünde bulundurulduğu, içinde Kıbrıs Türklerinin de yer aldığı bölgesel bir konferans düzenlenmesini teklif ediyoruz.

BOZKIR'I TEBRİK ETTİ
BM Genel Kurul Başkanlığını devralan Volkan Bozkır'ı tebrik eden Cumhurbaşkanı  Erdoğan "Bozkır'ın ülkelerin ezici çoğunluğunun desteğiyle seçilmesi, Türkiye'ye duyulan güvenin de işaretidir. Kendisinin uluslararası toplumun sesi olacağına inanıyorum" dedi.

"DİYALOGDAN YANAYIZ"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel ile üçlü formatta bir video-konferans görüşmesi gerçekleştirdi. Üçlü zirvede, Türkiye-AB ilişkileri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Doğu Akdeniz'deki gelişmelerin de değerlendirildiği zirvede, Türkiye ve Yunanistan’ın istikşafi görüşmelere başlamaya hazır olduğu ifade edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, Doğu Akdeniz'de gerginliğin azaltılması ve diyalog kanallarının işletilmesi için yakalanan nispi ivmenin karşılıklı adımlarla korunması gerektiğini belirterek Türkiye'nin daima diyaloğa ve müzakereye vurgu yaptığını, onca tahrike rağmen sağduyulu ve soğukkanlı tavrından taviz vermediğini ifade etti.

 

Almanya'nın ara buluculuk çabalarını takdirle karşıladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, istikşafi görüşmelerin ve diğer diyalog kanallarının canlandırılması noktasında sağlanan mutabakatın nasıl ilerleyeceği hususunda Yunanistan’ın atacağı adımların önemli olacağını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz'de Kıbrıs Türkleri dâhil, bütün tarafların katılımıyla düzenlenecek bölgesel bir konferanstan herkesin yararına olacak olumlu ve yapıcı kararlar çıkacağına inandığını söyledi.
Perşembe günü başlayacak ‘AB Liderler Zirvesi’nin Türkiye-AB ilişkilerine yeni bir soluk getirmesini umduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, iyi niyetle Gümrük Birliği anlaşması, vize serbestisi ve göç mutabakatı konularında somut adımlar atılması hâlinde Türkiye-AB ilişkilerinin yeniden olumlu bir mecraya taşınabileceğinden şüphe duymadığını ifade etti.