Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki 12. Büyükelçiler Konferansı'na önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin İkinci Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş sonrasında hatalar yaptığını ifade eden Erdoğan "Ülkemize ve milletimize yeni pişmanlıklar yaşatmamakta kararlıyız" dedi.
Yeni bir kavşaktayız
Uluslararası ilişkilerde çok merkezlilik eğiliminin ve bölgeselleşmenin giderek önem kazandığını belirten Erdoğan "Tedarik zincirlerinin yeniden paylaşıldığı, üretim ve lojistik merkezlerinin tekrar belirlendiği, yeni bölgesel ittifakların kurulduğu, siyasi ve ekonomik arenanın yeniden şekillendiği bir kavşaktayız" ifadesini kullandı.
Akdeniz'den müjde bekliyoruz
Doğu Akdeniz'deki gaz arama faaliyetlerine temas eden Cumhurbaşkanı "Bugün Libya'da siyasi çözüm umutları yeniden yeşermişse, bunda Türkiye'nin zamanında yaptığı müdahalenin çok ciddi katkısı bulunuyor. Doğu Akdeniz'deki her türlü gelişmenin yükünü taşıyan ülkemizin, doğal kaynaklar söz konusu olduğunda yok sayılmasına rıza gösteremezdik. Doğu Akdeniz'deki araştırma faaliyetlerinden yakında müjdeli haberler alacağımıza inanıyorum" diye konuştu.
Yükselen bayrak inmez
Erdoğan, Azerbaycan'ın Şuşa kentini işgalden kurtarmasını da değerlendirdi. Cumhurbaşkanı "Şuşa'nın işgalden kurtarılmasıyla sevincimiz ve umutlarımız artmıştır. Karabağ'daki işgal bitene kadar mücadele bayrağı inmeyecektir" ifadelerini kullandı. Erdoğan Azerbaycan'ın kurucu cumhurbaşkanı Mehmet Emin Resulzade'nin ünlü sözünü hatırlatarak "Azerbaycan topraklarının işgal edilmesine sessiz kalamazdık. Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez!" diye konuştu.
Kıymetiharbiyesi yok
Konuşmasında Batı ülkelerini de eleştiren Erdoğan "PKK terörü tarafından şehit edilen onlarca öğretmenimiz için en ufak üzüntü beyan etmeyenlerin, YPG'nin elebaşılarını kırmızı halılarla saraylarda ağırlayanların, bizim tavrımızı sorgulamasının hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur" diye sert çıktı.
İslam düşmanı devlet başkanları var
Cumhurbaşkanı bir de "Avrupa Birliği'nin, Türkiye'yi kendinden uzaklaştıran stratejik körlükten bir an önce kurtulmasını ümit ediyoruz" diye Avrupa'ya mesaj gönderdi. 
İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığının yurt dışında yaşayan milyonlarca insanı hedef alan varoluşsal bir dönüştüğünü belirten Erdoğan, “Her gün Türklere ve Müslümanlara ait bir camiye, mescide veya okula, işyerine yapılan tacizin haberini alıyoruz. İslam düşmanlığı devlet başkanlığı seviyesinde teşvik ediliyor, destekleniyor. Fikir özgürlüğü bahanesi altında Müslümanların kutsallarına yönelik alçakça saldırılar düzenleniyor. İslam düşmanlığı ile mücadele etmek hem inancımızın hem de yurt dışındaki vatandaşlarımıza karşı sorumluluğumuzun bir gereğidir. 40 yılda 50 bin vatandaşını bölücü teröre kurban vermiş, DEAŞ ile göğüs göğse çarpışan tek ülke olarak elbette masumlara yönelik şiddeti tasvip etmiyoruz. Ancak, Türkiye’nin sınır dışı ettiği yabancı terörist savaşçıların batılı ülkelerde elini kolunu sallayarak eylem yapmalarını da anlayamıyoruz. PKK terörü tarafından şehit edilen onlarca öğretmenimiz için en ufak üzüntü beyan etmeyenlerin, YPG’nin elebaşlarını kırmızı halılarla saraylarda ağırlayanların bizim tavrımızı sorgulamasının hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Türkiye terörle mücadelede dünyanın en ilkeli, en kararlı ülkesinden birisidir. Maruz kaldığımız her türlü ithama, küresel barış ve istikrara katkıda bulunacak adımlarla cevap vermeyi sürdüreceğiz” diye konuştu.
Erdoğan "Siyasetin, ekonominin, iletişimin, insan ilişkilerinin kökten değiştiği bir iklimde, devlet bürokrasisinin de değişmesi kaçınılmazdır" dedi.