ZİYNETİ KOCABIYIK

Hayat içinde yaptığımız rutin hareketler, yaşlılıkla birlikte görülme sıklığı artan Alzheimer hastalığının en sevdiği ortam. Beyni zorlamanın ve sürekli yeni şeyler öğrenme gayretinin beyni genç tutuğunu söyleyen Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Alzheimer’ın en büyük düşmanı olan beyinde yeni bağlantıların oluşması için gün içinde yapabileceğiniz en basit hareket diş fırçalamak. Her gün dişlerinizi sağ elinizle fırçalıyorsanız, bir hafta boyunca sol elinizle fırçalamaya başlayın. Sol elinizi kullandığınız zaman beynin plastik yapısı gereği, beyninizin sağ yarım küresi çalışmaya başlayacak. Bu düzeni bir haftalığına tersine çevirdiğinizde beyninizin diğer yarı küresini çalıştırmış olacaksınız. Dişinizi fırçaladığınız elinizi birer hafta arayla değiştirmek bile beyninizi şaşırtır” dedi.

30 YAŞINDA DA GÖRÜLÜYOR

Alzheimer’ın son yıllarda önemli oranda artış gösterdiğini hatırlatan Prof. Dr. Tarlacı, yaşlı hastalığı olarak bilinmesine rağmen genç yaş grubunda da görülmeye başladığını belirterek, "65 yaşındaki 100 kişiden 9-15'inde, 75 yaş grubundaki 100 kişiden 15-20'sinde ve 85 yaş grubundaki 100 kişinin ise neredeyse 30-40'ında Alzheimer ortaya çıkar. Özellikle ileri yaşla birlikte kişide kalp-damar hastalığı veya kafa çarpması hikâyesi de varsa risk artar. Yaş Alzheimer için en önemli risk faktörüdür. Ancak aileye bağlı olarak gelişen Alzheimer hastalığında belirtiler 60 yaş öncesinde başlar. 30-40’lı yaşlarda bile ortaya çıkabilir” diye açıkladı.

GENETİĞİN PAYI YÜZDE 1

Hastalıkla ilgili tüm genler bilinmese de bazı kişilerde çok erken yaşta ortaya çıkmasından genetik sebeplerin sorumlu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarlacı, “Eğer bir kişi ebeveyninden “APOE-e4” risk genini alırsa Alzheimer riski artar. Ancak bu kesin hasta olacak anlamına gelmez. Çevresel etkiler ve genetik altyapı birleştiğinde Alzheimer ortaya çıkar” diye konuştu.

KİRLİ HAVA BİLE ETKİLİ

Bu beslenme şekli, geçirilmiş kafa travmaları, solunan kirli hava, eğitim seviyesinin düşük olması gibi faktörlerin erken Alzheimer gelişiminde rolü olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Tarlacı, diğer risk faktörlerini şöyle sıraladı: “Bazı ilaçları geçmişte kullanıyor olmak, rutin hayat tarzı, hobi-ilgi azlığı, egzersiz yapmamak, sigara-alkol alışkanlığı, Tip 2 diyabet olmak, homosistein yüksekliği, şişmanlık, kan yağlarında ciddi yükseklik, kontrolsüz hipertansiyon, kronik depresyon gibi faktörler genetik altyapı ile birleştiğinde Alzheimer’a sebep olur. Yani buradan da anlaşılacağı üzere, Alzheimer hastalığı genleri taşısanız da, çevresel kötü etkileri iyileştirdiğinizde Alzheimer’ı engelleyebilir ya da geciktirebilirsiniz.”

EGZERSİZ, HAFIZA BÖLGESİNDEKİ KÖK HÜCRELERİ ÇOĞALTIYOR

Beyne giden kan akımının Alzheimer gelişimini yavaşlattığını söyleyen Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Hem hayvan hem de insan deneylerinde bacak ve vücut hareketinin, beyne giden kan akımını artırdığı gösterilmiş. Özellikle hafıza ve bellekle ilgili bölüm olan şakak beyin bölgemizde kök hücreler var. Egzersiz bu bölgedeki kök hücrelerinin filizlenmesini, yeni sinir hücrelerine dönüşmesini sağlıyor. Düzenli egzersiz yapıldığı zaman beyin kan akımı yüzde 7-8 oranında artıyor. Kan akımı artışı demek, beyne daha çok oksijen gitmesi, beynin kendini daha çok yenilemesi ve hafıza belleğin daha güçlü olması anlamına geliyor. Bunun için herhangi bir basit egzersizi hafta boyunca düzenli olarak 10 dakika yaparsanız faydasını mutlaka göreceksiniz” dedi.

Alzheimer’a  oksijen tedavisi Alzheimer’a oksijen tedavisi Sınırlı sayıdaki hasta üzerinde yapılan bir araştırma, alzheimer hastalarında oksijen tedavisinin hastalığın geri döndürülmesinde işe yarayabileceğini ortaya koydu.

Uykunun azı da çoğu da Alzheimer riskini artırıyor Uykunun azı da çoğu da Alzheimer riskini artırıyor Stanford Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, günde 6 saatten daha az, 9 saatten fazla uyuyan kişilerin beyin fonksiyonlarında bozulma riskinin daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

Türk cerrahtan Alzheimer'ın şifresini çözecek çalışma Türk cerrahtan Alzheimer'ın şifresini çözecek çalışma Türkiye Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Akdemir’in yaptığı ve beynin kendi kendini temizlemesi mekanizmasını açıklayan çalışma, dünyanın önde gelen bilim dergilerinden “Journal of General Physiology” de kapak konusu oldu.