ÖMER TEMÜR

Dünyada iş kazaları ve meslek hastalıkları günde ortalama 5.500 kişinin hayatını mal oluyor. Başka bir ifadeyle dünyada her dakika 4 kişi iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucunda hayatını kaybediyor. Ekonomik açıdan bakıldığında, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının dünya ekonomisine maliyetinin yılda 600 milyar doları buluyor. SGK verilerine göre ise Türkiye’de 2019 yılında toplam 423.551 iş kazası gerçekleşti. Bu da bir saatte 48’den fazla iş kazası anlamına geliyor. İş kazalarında bakıldığında en çok yaralanma, burkulma, incinme ve kemik kırıkları olayları yaşanıyor. Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği alanında kalıcı ve etkin tedbirler alınması büyük bir zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor.

EN ÇOK MADENCİLİK VE HAVACILIK SEKTÖRÜ
Endüstri 4.0 başta olmak üzere dijital fabrikaların ve otomasyon sistemlerinin öneminin her geçen gün arttığı günümüzde Wipelot, yapay zekâ ve IoT çözümleri iş kazalarına meydan okuyor. Wipelot CEO’su M. Rifat Ok, Türkiye’nin ilk ve tek kablosuz konum tabanlı çalışan iş güvenliği sistemi olan Wipelot ISG ile başta maden ocakları ve tersaneler gibi iş güvenliği açısından yüksek risk taşıyan tehlikeli ortamlarla güvenli çalışma ortamı sunduklarını belirterek “Wipelot olarak en çok madencilik, havacılık ve inşaat sektörlerinde öne çıkıyoruz. Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu konumundaki firmaların dijital dönüşüm süreçlerine önemli ölçüde katkıda bulunuyoruz. Konum belirleme teknolojilerimizle madenlerin zorlu çalışma ortamlarında görev yapan personellerin yerlerinin sürekli izlenmesi, durumlarının algılanması ve ortamda meydana gelebilecek birçok olumsuz durumun önüne geçilmesini sağlıyoruz. Aynı zamanda Wipelot RTLS Sistemi sayesinde inşaat sahalarında istenilen kişinin takibi yapılarak işçi güvenliğini artırmaya yardımcı oluyoruz” dedi.

ÇARPIŞMA UYARI SİSTEMİ
Wipelot Safezone Sistemi ile de forklift kazalarını yüzde 75 oranında azalttıklarına dikkat çeken Ok “Wipelot SafeZone iş makineleri, kişiler ve ekipmanlar arasında veya kör noktalarda meydana gelebilecek kazaları önlemeye yönelik bir çarpışma uyarı sistemi olarak öne çıkıyor. Wipelot Lone Worker ise sistemimiz riskli işlerde veya yalnız başına çalışan işçinin durumunun ve konumunun gerçek zamanlı olarak izlenmesini sağlıyor. Ortamdaki sıcaklık, nem, gaz, ışık gibi bilgileri ölçerek değerlendirme imkânı sunan Wipelot OTX sistemimizle de madencilik ve diğer pek çok endüstri kuruluşunda çalışanlar için güvenli bir ortam sunmaya yardımcı oluyoruz. Son olarak koronavirüs pandemisine karşı sosyal mesafe kurallarına uygun, güvenli ve izole bir çalışma ortamı oluşturmaya yardımcı olması için geliştirdiğimiz Wipelot SDS Sosyal Mesafe İzleme Sistemi ile hem çalışanların hem de toplumun sağlığını korumaya katkı sağlayarak sosyal mesafe ve filyasyon takibini yapıyoruz. Riskli Bölgede Çalışan İş Güvenliği Sistemi’nde ise takip edilmek istenilen bölgelere yerleştirilen Aktif RFID radyo alıcı- vericileri ile tercihe göre işçinin kemerinde, bileğinde, baretinde veya boynuna asarak taşıdığı küçük elektronik cihazlar sayesinde tesislerde çalışanlar takip edilebiliyor. Muhtemel bir tehlike veya kaza anında hareketsizlik, darbe veya düşme algılanıyor, alarm sistemi devreye giriyor ve işçinin yeri belirlenerek acil duruma hızla müdahale edilebilmesi sağlanıyor. İşçi, ihtiyaç hâlinde taşıdığı cihaz üzerindeki SOS düğmesine basarak yardım talebinde de bulunabiliyor. Wipelot Endüstriyel IoT ve RTLS sistemleri arasında yer alan Sosyal Mesafe İzleme Sistemi sayesinde aktif RFID tabanlı mobil personel cihazları ile her bir personelin konumunu tespit ediyor ve yakınlaşma durumlarını izleyebiliyoruz” diye konuştu.

İŞGALCİ DEĞİL İŞ BİRLİKÇİ
Rifat Ok, geleceğin fabrikalarında hibrit bir yapının olacağını belirterek şunları kaydetti: Yapay zekâ destekli teknolojilerin işgalci değil iş birlikçi olacağını düşünüyor, dost mu düşman mı tartışmalarında yapay zekâyı ‘iş arkadaşlarımız’ olarak görüyoruz. Geleceğin üretim sistemlerinde yapay zekâ ve insan iş birliğinin olduğu hibrit bir anlayışın hâkim olacağı aşikâr. İnsan kaynakları sürecinde büyük bir iyileşme sağlayacak olan yapay zekâ özellikle de insan iş gücünün yetersiz kaldığı ve riskli noktalarda ortak çalışmanın önünü açacak. Artık en basit süreçlerde bile rol alan yapay zekâ, çok karmaşık ve kompleks yapıdaki iş süreçlerinde çok önemli görevler üstlenecek diyebiliriz. Bu durum özellikle iş dünyasında da köklü değişimleri beraberinde getirecek ve iş gücündeki roller paylaşılacak.”
TÜBİTAK ve KOSGEB ile ortak çalışmalar gerçekleştiren firma, aynı zamanda Microsoft’un Türkiye’deki IoT partneri konumunda. Cisco ile IoT teknolojisi özelinde stratejik bir çözüm ortaklığı da mevcut.

YURT DIŞINA YÜKSEK TEKNOLOJİ İHRAÇ EDİYOR
Bu yıl yüzde 100 büyüme ile kapatmayı hedeflediklerini dile getiren Rifat Ok “Pandemi bütün dünyayı ve mevcut iş modellerini kısa vadede etkiledi ve yeni dönemde dijitalleşmenin etkileri çok daha yoğun olarak hissedilmeye başladı. Yeni teknolojilerle birlikte tüketicilerin değerleri, davranışları ve beklentileri farklılaşarak büyük bir dönüşüm yaşadı. Biz Wipelot olarak çok kısa bir zamanda öngörülemeyen bu tabloya rağmen, pandemi şartlarında yüzde 100 oranında bir büyüme sağladık. Yaşanan dijitalleşme hareketi ürünlerimiz ve çözümlerimize olan talebi artırdı” dedi. Yurt dışına yüksek teknoloji ihracatı gerçekleştirdiklerini belirten Ok “İhracatımızın ciromuz içindeki payı yüzde 50 oranında. Önümüzdeki yıl itibarıyla ihracat cirosunun iç pazar cirosunu geçmesini planlıyoruz. Bu yıl ürünlerimizi endüstriyel üretim alanının en hareketli olduğu Avrupa ve Amerika pazarlarında ön plana çıkarmak için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Yapay zekâ hamlesi Yapay zekâ hamlesi 2025’e kadar yapay zekâ alanının, Gayrisafi Yurt İçi Hasılası’na yaptığı katkı yüzde 5’e yükselecek.
Türkiye 50 bin kişilik yapay zekâ ordusu kuruyor Türkiye 50 bin kişilik yapay zekâ ordusu kuruyor Türkiye, yapay zekâ stratejisini hayata geçiren ülkeler arasında yerini aldı. 2021-2025 Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi ile ilgili Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.