Edinilen bilgiye göre, olay merkez Seyhan ilçesi Yenibaraj Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, 87 yaşındaki Ferit Aydoğan’ı telefonla arayan dolandırıcılar, kendilerini polis olarak tanıtıp “Ben komiser Kemal, bir kuyumcuda hırsızlık oldu senin kimliğinde bu kuyumcuda bulundu. Hırsızları yakalamak için inceleme yapacağız. Evinizde altın ya da paranız varsa size göndereceğimiz polise verin. Operasyondan sonra size geri verilecek" diyerek yaşlı adamdan bir hafta boyunca 237 bin lira alıp kayıplara karıştı.

“155’i aratıp güven sağladılar”
Hem ev telefonunu hem de cep telefonunu dolandırıcıların aradığını üstelik 155’i de kendilerine yönlendirip güven sağladıklarını anlatan Aydoğan, “Bana ilk telefon ettiklerinde nüfus kağıdım ile altın alındığını söylediler. ‘Bunların kim olduğunu çıkarmamız için senin bankaya gidip para çekmen gerekiyor ama telefonun açık kalsın kapatma’ dediler. 155 polis hattını arayacağımı söyledim onlarda ‘arayabilirsiniz’ dediler. Bende aradım karşıdaki kişi ‘oradaki polislerimize güvenebilirsiniz’ dedi“ diye konuştu.
Aydoğan kendisini bir hafta boyunca dolandıran zanlıların karakola davet edip çay ikramında da bulunmak istediklerini anlatarak şöyle devam etti:
“Bana güven verdiler ben de inanıp daha sonra bankaya gidip parayı çektim, bana eve git savcı bey istediğinde gelip senden alacağız dediler. Eve geldim başka para var mı dediler, 14 bin 500 lira var dedim. O gün gelmediler bir sonraki gün yine aradılar ve 39 bin lira daha çekmem gerektiğini söylediler. Bankaya gittim, bana dediler ki telefonun açık kalsın kimsenin haberi olmasın yoksa bütün emeklerimiz boşa gider. Hatta dediler ki, ‘bir gün karakola gelip çayımızı içersiniz’ o şekilde güven verdiler bana. Ben parayı çektiğimi söyleyince ‘hemen bir taksiye atla eve git diğer paralarla birlikte alacağız’ dediler. Onlar geldiler aşağıya, bende parayı siyah bir poşetin içine koydum götürüp verdim sonrasında motorla gittiler."

“Boynumu kesseniz vermem dedim"
Ferit Aydoğan bir gün sonra yine telefonla arayıp bankadaki eşinin ve kızının parasını istediklerini belirterek, “Bankadaki bu paradan nasıl haberleri oldu ona da çok şaşırdım. Bankaya gidip ‘25 bin Euro çekeceksin’ dediler. O para çocuklarımın parası boynumu kesseniz de vermem dedim. ‘Amca sakin ol biz sizleri korumak için buradayız’ dediler. Daha sonra gidip aldım bankada bozdurdum. O para da eşim ve kızımın parasıydı. Parayı getirdim evde oturuyordum daha önce söyledikleri gibi ‘savcı bey talimat verdiğinde gelip alacağız’ dediler. Akşam üzeri telefon geldi, aşağıya inip parayı adamlara verdim onlarda cebine koyup gittiler. Toplamda 237 bin lira para verdim bir hafta boyunca” dedi.

“İstediğin zaman ambulans göndeririz”
Aydoğan, dolandırdıktan sonra arayıp halini vaktini sorduklarını anlatarak şöyle devam etti:
“Bana ‘istediğin zaman sana ambulans göndeririz’ dediler. Bir iki gün arayla parayı verdim beni 1 hafta boyunca dolandırdılar. Ailemle bütün birikimimiz gitti, Almanya’da şoförlük yapıyordum. Bu olaylar olurken eşim Fikriye hayattaydı dolandırıldıktan 1 hafta sonra vefat etti. Polisler buradayken yine aradılar bu sefer polis, telefonu alıp kimsiniz deyince hemen kapattılar. Gece 23.30’da yine aradılar, çok teşekkür ederiz bize resmi polis göndermişsiniz dediler o anda bittim yani dalga geçiyorlardı telefonu kapattım. Beni dolandırdınız Allah belanızı versin başka da bir şey diyemem.”
Yaşlı adamı bir süre sonra Almanya’daki oğlu aradı. Aydoğan oğluna “beni dinliyorlar oğlum” dedi. Bunun üzerine Aydoğan’ın oğlu şüphelenerek muhasebecisini arayıp polise gitmesini babasının dolandırılmasından şüphelendiğini söyledi. Muhasebeci hemen polise gidip şikayette bulundu. Polis yaptığı çalışmada iki zanlının Aydoğan’ı dolandırdığını belirleyip birini yakalayıp adliyeye sevk etti. Zanlı da suçlamaları kabul etmeyip suçu yakalanamayan şahsa atınca zanlı adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest kaldı.