Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişimi sırasında İstanbul Tuzla'da bulunan Mehmetçik Vakfı’nda rehin alınan arkadaşlarını kurtarmaya gittiği sırada darbeci askerler tarafından karnından vurularak ağır yaralanan komiser Murat Ellibeş, ihanet dolu gecede yaşadıklarını İHA muhabirine anlattı.

EKİP OTOSU ASKERLERLE ÇEVRİLDİ
Bitlis'in Ahlat ilçesinde görev yapan komiser Murat Ellibeş, 15 Temmuz gecesi Tuzla Mehmetçik Vakfı otoban kuzey şeridinde uygulama yapan ekibin amirliğini yaptığını belirtti. 17 kişilik memur arkadaşlarıyla beraber uygulama noktasında görevli olduğunu ifade eden Ellibeş, uygulamanın ilerleyen saatlerinde memur arkadaşları tarafından İstanbul Boğaz Köprüsü’nün bir şeridinin trafiğe kapatıldığı bilgisinin verildiğini söyledi.

Anormal bir şey olduğunu düşünemediklerini ancak anlam da veremediklerini söyleyen Ellibeş, ilerleyen saatlerde talimat verilmesi üzerine Tuzla İlçe Emniyet Müdürlüğüne çekildiklerini belirtti. Uygulama yerinde emniyete ait araç gereçler olması sebebiyle 5 kişi bıraktıklarını aktaran Murat Ellibeş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın halkı sokağa davet ettiği televizyon görüşmesini gördüklerini ve olayların ciddi bir boyut aldığını o an anladıklarını ifade etti.

"Bunun üzerine arkadaşlarımızla hazırlık yaparken telefon geldi." diyen 15 Temmuz gazisi, orada bırakılan 5 ekip arkadaşının, zırhlı araç içerisinde etrafının askerlerle çevrildiğini, rehin alındığı bilgisinin geldiğini ve takviye istendiğini belirtti.

"OLAY YERİNDE BAZI ARKADAŞLAR VURULMUŞTU"
Olay yerine vardıklarında diğer takviye grupların da olay yerine geldiğini gördüklerini söyleyen Ellibeş, sözlerini, “Olay yerine vardığımızda bazı arkadaşların ayak kısmından vurulduğu söylendi. Biz de bunun üzerine diğer arkadaşlarımızı en azından kurtarmak maksadı ve olaya vakıf olmak kaydıyla o tarafa doğru aracımızla geçtik." diyerek sürdürdü.

Bölgeye intikal ettiklerinde şeridin karşısında bir askeri öğrencinin olduğunu, diğer kişilerin olmadığını söyleyen 15 Temmuz gazisi komiser, "Sonradan anladığımıza göre onlar da pusu kurmuş, tuzaklama yapmış. 5 arkadaşıma arkada beni beklemeleri gerektiğini, ben de askeri öğrenciyle konuşacağımı, müzakere edeceğimi söyledim." dedi.

Askeri öğrencinin heyecanlı olduğunu, sağa-sola tedirgin bir şekilde 'Yere yatın' dediğini ifade eden Ellibeş, "Trafiği kapattıkları için birikim de olmuştu. Bazı vatandaşlar araçtan inmiş, kenarda bekler vaziyetteydi. Ben askeri öğrenciye hitaben ‘Yaptığınız suçtur, silahınızı bırakın. Arkadaşlarımız elinizdeyse gönderin’ cümlesini bitirmeden bir el silah sesi duydum." açıklamasını yaptı.

Askeri öğrencinin kuru sıkı bir fişek attığını zannettiğini söyleyen Ellibeş, "Çelik yeleğimi kaldırıp baktığımda karın bölgemde bir kızarıklık vardı. Sonra birden dizimin bağı çözülüp geriye doğru düştüm. Arkadaki arkadaşlarımın ‘Komiserimiz vuruldu’ diye bağırınca bende onlara bir şeyim yok demek maksadıyla kafamı çevirdiğimde, arkadaşlarımın dipçikle askeri öğrenci ve asker şahıslar tarafından, rütbeli şahıslar tarafından darp edildiklerini bizzat gözlerimle gördüm." dedi.

Arkadaşlarının yere yatırılıp silahlarının alındığını ifade eden gazi komiser, bir kişinin de ‘Kafasını kaldıranın başına sıkın’ gibi talimatlar verdiğini söyledi. O arada bir ses duyup kafasını çevirdiğinde hain bir asker görünümlü şahsın, ‘Sen bunların amiri misin?’ diye hitap ettiğini gördüğünü söyleyen Ellibeş, "Ben de kafamı çevirdiğimde, hatırladığım kadarıyla siyah berattaydı, kafama doğrultmuş. Ben de, ‘Evet ben onların amiriyim, polisim. Sen askersin bu husumet bu garabet niye?’ diye sorduğumda alaycı bir tavırla ‘Bizim sizinle bir işimiz yok yönetimle’ dediğini duydum.” ifadelerini kullandı.

"JANT ÜZERİNDE HASTANEYE YETİŞTİRİLDİM"
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısına uyup sokağa çıkan halkın direnişinin ve inanılmaz mücadelesinin darbe girişiminin seyrini tersine çevirdiğini anlatan komiser Murat Ellibeş, “Bu sırada vatandaşlarımız sağ olsun bize katkıları çok oldu. Etrafta toplanan vatandaşların ‘Ya öldürdünüz, ne yapıyorsunuz’ tepkiyle bağırmalarıyla asker görünümlü hain o anki vatandaşların etkisiyle alın götürün demiş. Beni ekip arabasına bindirirken de sağ salim hastaneye gitmemem için aracın lastiklerine ateş ederek aracı kullanım dışına getirmeye çalışmış. Arkadaşlarım jant üzerinde beni hastaneye yetiştirmiş. Orada memur arkadaşlarımın da üstün bir gayreti var. Onlara da minnettarım” diye konuştu.

"ŞANLI TÜRK MİLLETİNİN VERDİĞİ MÜCADELENİN SONUCUNDA KAZANILAN BİR ZAFER"
Milletin Cumhurbaşkanının talimatıyla sokağa çıkmasının takdire şayan olduğunun altını çizen Ellibeş, “Bu olayın en canlı örneği benim. Benim şu an nefes almamın sebebi şanlı Türk milletinin bu çağrıya uyup sokağa çıkmasından geçiyor. Çünkü orada o askere tepkiyi koymasalardı belki orada infaz edilecektim. Minnettarım. Şunu da söyleyeyim bizim zaten görevimizdi bu. Biz geri gidemezdik geri adım atamazdık. Biz bu görevimizi yaparken şehit olmayı göze aldık. Zaten şehit olmayı göze alamayan, gazi olamaz. Birde 15 Temmuz’un mücadelesinin zirvesi bana göre şanlı Türk milletinin verdiği mücadelenin sonucunda kazandığı zaferdir. Ben milletimize buradan şükranlarımı iletiyorum” dedi.

"KARNIMDAKİ MERMİ PARÇASIYLA YAŞIYORUM"
Hain saldırı sonucu ağır yaralandığını ve başarılı bir ameliyat sonrası hayata döndüğünü ifade eden Gazi Komiser Murat Ellibeş, tedavi sürecini de şöyle anlattı:

“6,5 saatlik bir ameliyat sonrası hayata döndüm. Milliyetçi, muhafazakar bir ailede yetiştim. Bize anlatılırdı öldükten sonra mezara girene kadar insan kendini görürmüş diye. Türk filmlerinde karakterlerin gözleri kapanır, sonra bir ameliyat olur açılırken fulü görür. İşte bende de öyle bir fululeşme başladı. Sonra bir baktım çarşafın biri sağdan biri soldan üstüme örtüldü. Dedim ki ben herhalde öldüm beni kefenliyorlar diye düşündüm. Sonra zaman ilerledikçe sesler ve görüntü gelmeye başlayınca ameliyat olduğumu ve narkoz aldığımı düşündüm. Çünkü o zamana kadar narkoz falan almamıştım. Öyle bir anım oldu bunu anlatırım ve milletimizin orada bize desteğini her ortamda anlatırım. Ameliyat sonrası sağlığıma kavuşur gibi oldum. Tabi 6-7 ay kadar sürdü. Bu ameliyat sonrası ikinci bir ameliyatta oldum. Sonra yaptığım kontrollerde karnımda sair cismin olduğu tespit edildi. Hala dikişlerden sızıntı oluyor. Zannedersem çelik yeleğin yan tarafından karın bölgesine giren kurşundan içeride parça kalması oluyor. Buna da ileriki zamanlarda müdahale edilecek” dedi.