Hoca'm hangi raf! Bâyezîd-i Bistâmî hazretleri -3- Edebin böylesi ancak bu büyüklerde görülür
Yıllarca ilim öğrenmek için gittiği medresede bir kere olsun çevresine bakınmamıştır. Bu muazzam edebi bir gün umulmadık şekilde ortaya çıkar
ÖMER ÇETİN ENGİN - Bir gün Bâyezîd-i Bistâmî hazretleri hocalarından birinin huzurundadır. Hocası “Şu rafdaki kitabı getir” der. Bâyezîd, “Hangi rafdaki kitabı istiyorsunuz efendim?” diye sorar. Hocası hayretler içinde, “Bunca zamandır buraya gelip gidiyorsun. Dershanede oturduğun yerin üstündeki rafı diyorum” deyince, Hazret-i Bâyezîd, “Efendim, mübarek sohbetinizi dinlemekteki dikkat ve edebe riayetten dolayı, şu ana kadar başımı kaldırıp etrafa bakmış değilim” şeklinde hayran kalınacak bir cevap verir.
Hocası bu söz karşısında, “Madem ki durum böyledir. Senin işin tamamdır. Şimdi artık Bistâm’a dönebilirsin ve bizden öğrendiklerini başkalarına öğretebilirsin” diyerek pak talebesini insanlığa hizmete yolcu eder.
ÖYLE MERTEBELERE VARIR Kİ
Hazret-i Bâyezîd-i Bistâmî, Allahü teâlânın aşkı ile öyle bir hale gelir ki, O’ndan başka hiçbir şeyi tanımaz olur. Yirmi yıl yanında bulunan ve hiç ayrılmayan talebesine her çağırdığında “Yavrum ismin nedir?” diye sorar. Bir defasında, o talebe üzüntüyle der ki, “Efendim. Yirmi yıldır hiç ayrılmadan, hizmetinizde bulunmakla şerefleniyorum. Lakin her defasında ismimi sormanızın hikmetini anlıyamadım...”
Büyük veli, “Evlâdım, kusura bakma. Her defasında ismini soruyorum. Allahü teâlânın muhabbeti kalbime gelince, beni öyle bir hal kaplıyor ki, O’ndan başka her şeyi unutuyorum. Senin ismini de hatırımda tutmaya çalışıyorum, fakat böyle hal olunca unutuyorum. Sen hiç üzülme” buyurup talebesinin gönlünü alır.
ÖLÇÜ İSLÂMİYET'E UYMAK
Birgün yakınları kendisine, “Efendim, filan yerde büyük bir zat var. Fazilet ve keramet sahibi bir velidir” diye birinden bahsederler ve daha çok överler. Bunun üzerine Hazret-i Bâyezîd “Madem öyledir. O halde o büyük zatı ziyarete gitmemiz lazım oldu” buyurular. Şimdi nakil edeceğimiz hadise hiç unutulmaması gereken bir altın ölçüdür: Talebelerinden bazıları ile birlikte tarif edilen zatın bulunduğu yere gelirler. Bâyezîd-i Bistâmî hazretleri bildirilen zatın, mescide gitmekte olduğunu görür fakat kıbleye karşı tükürdüğünü müşahede eder. Görüşmekten vazgeçip derhal geri döner ve talebelerine şu muazzam ölçüyü verir: Dinin hükümlerini yerine getirmekte, sünnet-i seniyyeye uymakta ve edebe riayette zayıf olan birisine, nasıl olur da keramet sahibi denilir. Böyle bir kimsenin, Allahü teâlânın evliyasından olması mümkün değildir...
(devam edecek)
KENDİMİ KAYBETTİM HÜKÜMSÜZDÜR - 13
RÜYAMI BİLİYOR MU YOKSA!
- Amca siz benim rüyamı biliyor musunuz?
- Ne rüyası!
- Neyse... Benim tuhaf çalışan kafa yapım işte. Siz bana bakmayın.
- Evlat, benim boşuna vakit geçirmek olarak gördüğüm bir şey var.
- Nedir?..
- Şimdi sen bana iç dünyanı açtın. Kişiliğin açısından verdiğin kararların belki de doğruluğuna inanmak, inandırmak ve iniş-çıkışlarına, bunalmalarına çare bulmak istiyorsun.
- Aynen öyle. Nedir boşuna vakit geçirmek. Bir hata mı yaptım yine!
- Hayır o açıdan söylemedim. Rahatsız olduğum boşuna vakit geçirmek şu. Birincisi tuhaf sorular sormak. İkincisi de cevabı uzatmak, lafı dolandırmak. Bunun için istersen şöyle yapalım. Hayatında seni rahatsız eden ve kişiliğin hakkında karar verdiğin bu noktaya getiren sebeplerini, sorularını kısaca sırala. Nedir seni rahatsız eden şeyler? Veya çözemediğin şeyler nedir? Ben de kısaca cevap vereyim eğer biliyorsam. Böylece konuşmalarımız verimli olur. Vaktimizi iyi kullanmış oluruz.
- Amca ya. Öyle güzel noktalara temas ediyorsun ki. Mühim olan sonuç almak.
- Bunu yapma.
- Neyi?
- Kişiyi yüzüne karşı övme.
- Niye amca?
- Çünkü Cenâb-ı Peygamberimiz aleyhisselâm, "Kişiyi yüzüne karşı övmek, onu boğazlamaktır" buyurmuşlardır. Unutma ki içindeki o canavardan bende de var.
- Hayret. Birçok tanıdığım övülmeye bayılır hâlbuki. Bunun için sahte işler, iyilikler yapanları bile gördüm.
- Konumuza gelelim. İstersen seni rahatsız eden konuları derinlemesine düşün ve hatta bir kağıda yaz müsait zamanında. Onların üzerine yoğunlaşalım. Ben bildiklerimi cevaplayayım. Bilemediklerimi araştırıp cevabını bulayım. Sonra seninle paylaşırım.
- Nasıl yani, benim için araştırma mı yapacaksınız!
- Evlat Allahü teâlâ benden razı olsun istiyorum. Sen bir insansın. Bir gençsin. Açık kalpli olarak bana içini döktün. Ben de senin iki dünya mutluluğun için uğraşacağım. Bu dinimizde çok sevaptır. Belki bu yorulmalarım sebebiyle Rabb’im benden razı olur da kurtulurum.
(devam edecek)
ESHAB-I KİRAM
BÜREYDE BİN ESLEM HAZRETLERİ
ETTEN SOYULMUŞ KEMİK!
Büreyde bin Eslem (radıyallahü anh) Eshâb-ı kirâmın büyüklerindendir ve Horasan taraflarında vefat eden en son sahabidir. İslâm’a hizmet ve onu her tarafa yayma aşkı ve ateşi ile ruhu yanan bu büyük sahabi Hazret-i Osman zamanında, Horasan’a gönderilen ordu içerisinde yer almıştır. 164 hadîs-i şerîf rivayet etti. Efendimiz aleyhisselâmdan bizzat işiterek rivayet ettiği hadîs-i şerîflerden biri şudur: “Kim Kur’ân-ı kerîmi, okur, onu dünya kazancı için vasıta yaparsa, kıyamet gününde, yüzü, etten soyulmuş bir kemikten ibaret olarak Arasat meydanına gelir.”
HADÎS-İ ŞERÎF;
(Benim sünnetime ve hulefâ-i râşidînin sünnetine uyun!) (Tirmizi)
GÜNÜN SOHBETLERİ - EHLİ SÜNNET BÜYÜKLERİ
SALİH MÜSLÜMAN OLMAK İÇİN
➱ Paranın gittiği yerden, geldiği yer belli olur. Helal kazananın parası, helal yere gider. Haram kazananın parası harama gider. Bunlar birbirine gitmez.
➱ Borçları ödemek için ve ırzını namusunu korumak için ve ölünce geride kalanlara miras bırakmak için mal kazanmayan kimse hayırsızdır. Yani kendine ve cemiyete zararlıdır.
➱ Allah için tevazu göstereni Cenâb-ı Hak yükseltir. Allah için tevazu göstermek kimseye bir şey kaybettirmez. Ama çok şey kazandırır.
➱ Aklı olan herkes, dünyada rahat ve huzur içinde yaşamak, ahirette de, azaptan kurtulup, sonsuz nimetlere kavuşmak ister. Dünyada rahata ve ahirette sonsuz iyiliklere kavuşmak için, salih Müslüman olmak lazımdır. Salih Müslüman olmak için, din bilgilerini ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından öğrenmek lazımdır. Cahil olan kimse, salih değil, Müslüman bile olamaz, yani imanını koruyamaz.
Salih müslüman olmak için:
1- Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiği gibi inanmalıdır.
2- Dört mezhepten birinin fıkıh kitabını okuyarak, din bilgilerini doğru öğrenip, buna uygun ibadet yapmalı ve haramlardan sakınmalıdır.
3- Çalışıp para kazanmalıdır. Dine uygun kazanmalıdır. Fakir kimse, ahir zamanda, dinini, namusunu, hakkını bile koruyamaz. Bunları korumak ve İslâmiyet’e hizmet edebilmek için, fennin bulduğu yeniliklerden, kolaylıklardan faydalanmak da lazımdır.
İbadetlerin ve dünya işlerinin faydalı, mübarek olması, yalnız Allah için yapmakla, yalnız Allah için kazanmakla ve yalnız Allah için vermekle, kısacası, ihlâs sahibi olmakla olur. İhlâs, yalnız Allahü teâlâyı sevmek ve yalnız Allah için sevmektir.
➱ Allahü teâlâ, vermek istemeseydi, istek vermezdi.
➱ Dini öğrenmeli ve bildiği ile amel etmelidir. Oyun, eğlence ile ömrü ziyan etmemelidir. Dine uymayan şeylere (Dünya) denir. Böyle şeylerin faydasız olduklarını, kabirde ve kıyamette işe yaramayacaklarını düşünmelidir.
➱ Evinde rahat etmeyen dünya Cehennemindedir.
➱ Allahü teâlâ kerîmdir, kerem sahibidir. Başlangıçta verdiği nimeti sonda almaz. Fakat, şükretmek lazımdır. Şükür nasıl olur? Meselâ bedeni namaz kılmakta kullanmak lazımdır.
➱ Düşman kazanmamalı, düşman dikendir. Akıllı insan dikenleri çoğaltır mı?
➱ İnsan biraz sonra namaz kılacağım diye sevinmelidir.
➱ İki kişi ölümü hatırlamaz. Haram yiyenler ve namaz kılmayanlar.
➱ Mümin ne hoş insandır. Her işi hoştur: Musibet gelir, sabreder kazanır. Bir nimet ihsan edilir, şükreder kazanır.
➱ Söz yüce bir şeydir. Zamanında ve yerinde kullanılmalıdır. Söz söylemek, dilin gönülle, gönlün de hak ile olduğu zaman makbuldür.
➱ Nefsin gıdası haramlardır. Ruhun gıdası dinî ilimlerdir.
➱ Eden kendine eder. İyilik de etsen kendine, kötülük de etsen kendine. İyiliğin karşılığı ancak iyiliktir. Siz iyilik etmeyi tercih edin.
➱ İbadete vasıta olan şeylere hürmet lazımdır.
TEFEKKÜR
HASSAS DENGE
Dünyanın manyetik alanı daha güçlü olsaydı çok sert elektromanyetik fırtınalar olurdu. Daha zayıf olsaydı güneş rüzgârı denilen güneşten fırlatılan partiküllere karşı korunamazdı.
ZAMANE MÂNİLERİ
Mahallenin yolu sapa
Kar yağıyor lapa lapa
Bu ayda oruç tutmayan
Doyasıya yesin sopa
BİLMECE
Odur kalplerin huzuru
Onunla gönül süruru
Cevap: Zikir
HULKİ ABİ
ADNAN ŞAHİN'DEN RAMAZAN SOFRASI
BUĞDAY ÇORBASI
MALZEMELER
>> 1 su bardağı buğday
>> 3 yemek kaşığı yoğurt
>> 1 yemek kaşığı un
>> 1 adet yumurta sarısı
>> ½ adet limonun suyu
>> 2,5 yemek kaşığı tereyağı
>> 6 bardak su
HAZIRLANIŞI
Buğday akşamdan iyice yıkandıktan sonra bir tencereye alınır ve üzerini geçecek kadar su konulur. Ertesi gün tencere ocağa alınır ve buğdaylar yumuşayana kadar haşlamaya bırakılır. Ayrı bir kâsede un, yoğurt, yumurta sarısı ve tuz çırpılır. Buğdayın kaynadığı sudan kâseye alınarak çırpılır ve ısı eşitlenir. Karışım yavaş yavaş çorbaya ilave edilir, kaynamaya başlayınca ocağın altı kısılır. Tuzu ayarlandıktan sonra 5-6 dakika kaynatılır. Sos tavasında tereyağı kızdırılır ve nane yakılır. Kaynayan çorbaya eklendikten sonra üç dakika daha kaynatılıp altı kapatılır. Sıcak sıcak servise sunulur.
NEZAKET KEBABI
Et sote için;
>> 600 kilogram kıyma
>> 1 su bardağı galeta unu
>> 2 adet yumurta
>> 2 adet büyük kuru soğan
>> 3 diş sarımsak
>> Kimyon, karabiber Tuz
>> 4 adet yufka
Sosu için;
>> 4 yemek kaşığı zeytinyağı
>> 2 adet sivri biber
>> 3 diş sarımsak
>> 2 bardak domates rendesi
>> Tuz, karabiber
>> 1 su bardağı su
Üzeri için
>> 1 avuç maydanoz(kıyılmış)
Servisi için
>> 1 su bardağı süzme yoğurt
HAZIRLANIŞI
İlk olarak geniş bir kâsede kıyma, galeta unu, yumurta, rendelenmiş soğan, sarımsak, tuz, karabiber ve kimyon yoğrulur. Yufka tezgâha serilerek yarım ay şeklinde katlanır. Geniş kısmına kıyma eşit şekilde yayılır ve rulo sarılır. Uç kısmı suyla yapıştırılır. Kıymalı yufka ruloları iki parmak kalınlığında kesilir. Yağlanmış yuvarlak fırın kabına kıymalı kısımlar yukarıdan gözükecek şekilde dik olarak dizilir. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında kızarana kadar yaklaşık 40 dakika pişirilir. Bir sos tenceresinde zeytinyağı kızdırılır. Üzerine doğranan sivri biberler eklenerek sotelenir. Yumuşayan biberlerin üzerine rende sarımsak, domates ve suyu konulur. Suyun yarısı çekilene kadar pişirilir. Fırından çıkan köftelerin üzerine hazırlanan sosu gezdirilir ve 10 dakika daha kontrollü fırınlanır. Fırından çıkardıktan sonra üzeri ince kıyılmış maydanoz ve yoğurtla süslenerek servise sunulur.
ZERDE
MALZEMELER
>> 1 çay bardağı pirinç
>> 7-8 su bardağı su
>> 1 su bardağı toz şeker
>> 3 tatlı kaşığı nişasta
>> 1 tutam safran
>> 1 tatlı kaşığı zerdeçal
>> 2 yemek kaşığı gül suyu
>> 1 yemek kaşığı kuş üzümü
HAZIRLANIŞI
Zerde tatlısını hazırlamak için önce yıkanan pirinçler haşlanır. İyice yumuşadığında gül suyu, zerdeçal, şeker ve kuş üzümü eklenerek biraz daha kaynatılır. Küçük bir kâsede nişasta su ile açılır. Tencereye ilave edilerek kaynayana kadar karıştırılır. Kâselere paylaştırılarak oda sıcaklığına gelince dolaba kaldırılır.
