Sözleri oklardan tesirliydi: Efendimizin şairi Abdullah bin Revâhâ (radıyallahü anh)
“Yâ Ömer! Ona mâni olma. Allahü teâlâya yemin ederim ki, onun sözleri, bu Kureyş müşriklerine ok yağdırmaktan daha çabuk, daha çok tesirlidir.”
ÖMER ÇETİN ENGİN - Hazret-i Abdullah bin Revâhâ (radıyallahü anh) Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) eshâbı içinde çok sevdiği, şairlerdendir. İkinci büyük Akabe bîatında müslüman olur. Peygamber Efendimiz (aleyhisselâm) ikinci Akabe gecesinde, Evs ve Hazrec kabilelerinden gelenlere hitaben Kur’ân-ı kerîm okurlar. Onları İslam’a davet ve teşvik ettikten sonra, “Yüce Rabb’im için şartım: Ona hiçbir şeyi eş ortak koşmaksızın ibadet etmeniz, namazı kılmanız, zekâtı vermenizdir. Kendim için isteğim de: Allahü teâlânın Resûlü olduğuma şehadet etmeniz, kendinizi, çocuklarınızı ve kadınlarınızı koruduğunuz şeylerden beni de korumanızdır” derler.
Abdullah bin Revâhâ “Böyle yaptığımız zaman bize ne var?” diye sorar. Peygamber Efendimiz, “Cennet var” buyururlar. Orada bulunanlar bu daveti kabul edip, “Yâ Resûlallah! Sana nasıl biat edelim, söz verelim” derler. Peygamber Efendimiz “Allahü teâlâdan başka ilah olmadığına ve benim Resûlullah olduğuma şehadet getirerek, namazı kılacağınıza, mallarınızın zekâtını, sadakasını vereceğinize, neşeli ve neşesiz zamanlarınızda sözlerimi dinleyeceğinize, emirlerime tamamıyla boyun eğeceğinize, darlıkta da varlıkta da muhtaçlara yardımda bulunacağınıza, hiçbir kınayıcının kınamasından korkmaksızın, Allah yolunda Allah için hakkı söyleyeceğinize, iyiliği buyurup kötülüklerden sakındıracağınıza biat etmeli, bana kesin söz vermelisiniz” buyururlar. Bunun üzerine, orada bulunanlar Peygamber Efendimize biat ederler. İşte bu şanlı kadroda Hazret-i Abdullah bin Revâhâ da bulunmaktadır.
12 TEMSİLCİDEN BİRİ
Efendimiz bu görüşmede “İçinizden 12 kişi seçiniz. Onlar her hususta kavimlerinin benim yanımda temsilcisi olsunlar. Hazret-i Musa da İsrailoğularından 12 temsilci almıştı” talebinde bulunurlar. Bunun üzerine, Hazrecliler 9, Evsliler de 3 temsilci çıkarır. Hazreclilerin temsilcileri arasında Hazret-i Abdullah bin Revâhâ da vardır. Bu temsilciler, Medinelilerin ileri gelenlerinden, bilgili, akıllı ve okuryazar olanlardandır. Bu temsilciler, temsil ettikleri topluluklara İslam’ı anlatır onları da biata hazırlayıp büyük hizmet yaparlar.
ŞİİRLERİ ÇOK TESİRLİDİR
Hazret-i Abdullah bin Revâhâ, Bedir muharebesinde ve diğer muharebelerde bulunmuş, Hendek gazvesi sırasında Medine tarafına hendek kazılırken, teşvik edici, şiirler söyleyerek, Eshâb-ı kiramı coşturmuş, çalışmalarını hızlandırmıştır.
Hayber’in fethinde, Resûl-i Ekrem’in (aleyhisselâm) maiyetinde bulunur, daha sonra Hudeybiye antlaşmasının olduğu yıl yapılamayan Umre haccını yapmak üzere Mekke’ye gider. Peygamber Efendimiz, Kusva adındaki devesinin üzerinde bulunduğu ve devenin yuları Hazret-i Abdullah bin Revâhâ’nın elinde olduğu hâlde ve sadık arkadaşları da çevrelerinde, kılıçlarını kuşanmış bir şekilde, yürüyerek Mekke’ye girerler. Müşriklerin ileri gelenleri; yürekleri kin, hınç ve kıskançlıkla dolu olarak, Peygamber Efendimizi gözetlemek için Handeme, Kuaykıan Dağı'na çıkmışlardır. Mekkeli erkek, kadın, çoluk çocuklar da, Peygamber Efendimizle Eshâbını seyretmek için Darünnedve’de sıralanırlar.
Abdullah bin Revâhâ (radıyallahü anh), Kusvâ’nın yularını çekerek Peygamber Efendimizin önlerinde yürür ve bir yandan şu mısraları söyler:
Ey kâfirler çekilin, Peygamberin yolundan,
Ki Allahü teâlâ, ona gönderdi Kur’ân.
Her hayır ve iyilik vardır onun dininde,
Bu din için ölmektir, en hayırlı ölüm de.
Gerçek Resûlullah'tır, kabul ettim yürekten,
Her sözüne inandım, kabul ettim şimdi ben.
Ey kafirler! Kur’ân’ın, Allahü teâlâdan,
İndiğini siz inkâr eylediğiniz zaman,
Nasıl indirdik ise, darbeleri aniden
Ve nasıl ayırdıksa, başınızı gövdeden.
Onun manasına da, inanmazsanız eğer,
İner aynı şekilde başınıza darbeler.
Hazret-i Ömer (radıyallahü anh), “Ey İbn-i Revâhâ! Sen Resûlullah’ın önünde ve Harem-i şerîfte nasıl şiir okuyabiliyorsun” deyince, Peygamber Efendimiz, “Yâ Ömer! Ona mani olma. Allahü teâlâya yemin ederim ki, onun sözleri, bu Kureyş müşriklerine ok yağdırmaktan daha çabuk, daha çok tesirlidir. Ey İbn-i Revâhâ devam et” emrini verirler, “Allahü teâlâdan başka ilah yoktur! Bir olan odur. Vaadini gerçekleştiren odur! Bu kuluna yardım eden odur! Askerlerini güçlendiren odur! Toplanmış olan kabileleri, bozguna uğratan da yalnız odur! de!” buyururlar. Abdullah bin Revâhâ da:
“Allahü teâlâdan yoktur başka bir ilah,
Yoktur onun şeriki, lâ ilahe illallah.
Odur müslümanların, askerlerine güç veren,
Ve odur kâfirleri, dağıtan, mağlup eden.”
diye söylemeye başlar. Müslümanlar da onun söylediğini tekrar ederler.
AYNI ZAMANDA VAHİY KÂTİBİ
Peygamberimiz, Hazret-i Abdullah bin Revâhâ’yı çok sever, hastalandığı zaman hemen ziyaretine gider, hâl ve hatırını sorarlar. Bedir’den başlayarak, şehit olduğu Mûte Savaşı’na kadar Peygamberimizin iştirak etmiş olduğu bütün savaşlarda bulunan Hazret-i Abdullah bin Revâhâ, Peygamber Efendimizin şair ve hatiplerindendir. Kendisi aynı zamanda “Vahiy kâtibiydi.” Şairlikteki kudreti herkes tarafından bilinir ve takdir edilirdi. Şiirleri, Eshâb-ı kiram tarafından hemen ezberlenerek ağızdan ağıza yayılırdı. Peygamber Efendimiz de, onun şiirlerini beğenirdi ve bu şiirlerin düşmana ok atmadan daha tesirli olduğunu beyan ederdi. Peygamber Efendimiz (aleyhisselâm) onun hakkında, “Cenâb-ı Hak, Hazret-i Abdullah bin Revâhâ’ya rahmet eylesin, Melâike onun meclisi ile iftihar ederlerdi” buyururlardı.
HADÎS-İ ŞERÎF;
Ümmetime en çok tehlikeli olacak kimse, Kur’ân-ı kerîmi yersiz tevil edendir. [Taberanî]
KENDİMİ KAYBETTİM HÜKÜMSÜZDÜR - 7
BENİ KURTARAN KİMDİ?
Eve geldi. Yine babasıyla soğuk bir selamlaşma. Annesinin endişeli bakışları ve sözleri onu rahatsız ediyordu. Artık çocuk değildi ki. Kendisini tutamaz noktaya gelmişti. İçinde onu bir kıskaç gibi ezen bunalımlarının üzerine annesinin gözünde bir türlü büyüyememesini gösteren şefkati ona tamamen ters etki yapıyordu. Yine sert konuştu annesine. Odasına gitti ve kendisini yatağına attı.
Her şeye isyan hâlindeydi. Ve bir çıkışı, kurtuluşu yoktu sanki. Daha doğrusu bir çıkışı vardı belki fakat o yolda yürümekte zorlandığını düşündü. O yolda yürümek için ne kadar çok kişiyle didişmesi gerektiğini, ne kadar çok olumsuzluğun üstesinden gelmek zorunda olduğunu düşündü. Gözleri ağır ağır kapanırken kulağına babasıyla annesinin derinden konuşmaları geliyordu.
Ve o gece de uykusunda aynı rüyayı gördü. Fakat bu defa ilginç şekilde rüya gördüğünü biliyordu. Hatta kendi kendine ‘bu dejavu’ dedi rüyasında. Peki aynı korkuyu niye hissediyordu. Rüyada olduğunu bilmene rağmen korkmak!
Sabah olduğunda süratle kahvaltısını yapıp kendini sokağa attı. İşe yetişmek için telaşlıydı. Bir yandan da iki gecedir üst üste gördüğü benzer rüyayı düşünüyordu. İyi de kendisini tutup düşmekten koruyan kimdi? Gün içinde işlerinin yoğunluğunda ara ara bunu düşündü.
İçindeki bu iniş ve çıkışları kendisi tam anlamıyla tarif edemiyordu. Doğru bir kişilik seçtiğini düşünse de içinden geri atamadığı, ‘yanlış yapıyorsun’ sesini susturamıyordu. Kararını verdi ve iş çıkışında yine o çağ ocağına doğru yola çıktı. Bu yaşlı adamın kendisini dinlerken gösterdiği samimiyet çok belliydi. Hayatındaki insanlar onun derdini dinlerken bile işte öylesine dinliyorlardı. Bir an önce başlarından savmanın yoluna bakıyorlardı. Bu amca ise özellikle yardımcı olmak istemişti. - Şimdilerle böyle insanlar kalmış mı, diye düşündü. Ama belli ki bu amca da zaten onun da söylediği gibi sohbet edecek bir insan arıyordu.
(devam edecek)
GÜNÜN SOHBETİ: EHLİ SÜNNET BÜYÜKLERİ
EVCİLİK OYUNU!
➱ Allahü teâlâyı bulan, azabından kurtulur. Arzu eden, Mevla’yı bulur.
➱ Allah’ı seven, Kur’ân okumayı sever. Kur’ân-ı kerîm okumak ruhun gıdasıdır. Allahü teâlâyı seven, onun bildirdiği ile amel eder. Allah’ı seven, Habibine tâbi olur. Habibullahı [Resûlullah Efendimizi] sever. Onu seven de ona çok salevat okur ve sünnetine uyar.
➱ İbadetlerin en üstünü Müslümanlara din ilmi öğretmektir. İlimlerin en üstünü de namaz ilmidir. Namazı vaktinde ve mümkünse cemaatle kıl!
SUSMAK GÜZEL BİR HASLETTİR
➱ Dünya çocukların oyuncağına, işleri de evcilik oyunlarına benzer. Bunlar sana Rabb’ini unutturmasın. Dünyayı bırak Rabb’ine dön.
➱ Yiyip içmeyi azaltmak sıhhat ve rahatlıktır. Uykuyu azaltmakta huzur vardır.
➱ Geceler, Allah âşıklarının gündüzleridir.
➱ Susmak açık bir hikmet ve güzel bir haslettir. Dilin susması kalbin susmasına, kalbin susması Rabb’in marifetine sebep olur. İnsanın selameti dilini korumasındadır. Kalem de, iki dilden biridir.
➱ İnsanlarla sohbet baş ağrısıdır. Onlardan uzak durmalıdır. İnsanlarla değil, Allahü teâlâ ile ol, insanlarla olursan nefsin için olma. İnsanlarla olmayıp, Allah ile olursan, tam mümin olursun. İnsanlarla nefsin için olursan adalet üzere ol.
KALBE GELEN DÜŞÜNCELER ÇEŞİTLİDİR
➱ Kalbe çeşitli düşünce gelir. Melek tarafından olursa, ilham, şeytandan olursa vesvese, nefsten olursa heva, bizzat Allah’tan olursa, hak ve doğru düşüncedir. İlhamın alameti, dine uygun olması, hevanın alameti, onu elde etmede günah bulunması, hak ve doğrunun alameti, kalbe kuvvet, lezzet ve marifet gelmesidir. Haram yiyen bir kimse, bunları birbirinden ayıramaz.
➱ Allahü teâlâya tevekkül et, işini ona ısmarla, ona teslim et. İhtiyarda [birini seçmekte] afet, tefvizde rahatlık vardır. İhtiyarı [tercihi] Rabb’ine terk et. Çünkü sen hangisinin sana faydalı ve zararlı olduğunu bilmezsin.
➱ İbrahim aleyhisselâma dikkat et. Rabb’ine nasıl tevekkül etti, nasıl güvendi. Ateşe atılırken bile kimseden yardım istemedi: Hazret-i Cebrail, (bir ihtiyacın var mı?) diye sorunca, (Sendense hayır, ondansa evet) dedi. (Ondan iste) deyince de, (O hâlimi biliyor, [yanmak hakkımda hayırlı ise yakar, kurtulmak hayırlı ise kurtarır] istememe ne gerek var) dedi.
BAŞKASINA NASIL BAKARSIN?
➱ Tevekkül, tefviz, sabır ve rıza Allahü teâlâya varan yolun esaslarıdır. Sabrın başı çok acı ise de, sonu bal gibi tatlıdır. Allahü teâlâ sabredenleri sever.
➱ Allah’tan razı olandan, Allah da razıdır. Kazaya rıza, evliyanın şanındandır.
➱ Sevgiliden [Allah’tan] gelen bela bahşiştir. Bahşişi kabul etmemek hatadır.
➱ Taat ve marifet kulu sultan yapar, isyan ise sultanı köle yapar.
➱ Nefsinin zelil olduğunu bilen, Rabb’inin aziz olduğunu anlar.
➱ Allah gibi sevgilisi olan, başkasına nasıl bakar? Allah gibi tabibi olan, başkasına nasıl güvenir? Allah gibi dostu olan, başkasından nasıl korkar? Allah gibi sahibi olan, başkasıyla nasıl meşgul olur? Allah gibi güzeli olan, başkasına nasıl gönül verir? Nitekim Allahü teâlâ, (Beni sevdiğini söyleyip de, kalbinde benden başkası olan kimse, iddiasında yalancıdır) buyurur.
TEFEKKÜR
ZEYTİN BİR İLAÇ
Zeytinyağında bulunan kalsiyumun kemik erimesini önlediği tespit edildi. İyi yağ oranının yüksek ve antioksidanlar açısından zengin olması sebebiyle de damar sertliği için doğal bir ilaç olduğu görüldü.
ZAMANE MANİLERİ
Bugün yine tipi boran
Kalmadı hiç hatır soran
Gönül dağı duman oldu
Acep var mı hayra yoran?
HULKİ ABİ
BİLMECE
Ver onu garipler sevinsin, bu ayda gönüller şenlensin
Cevap: Sadaka
ADNAN ŞAHİN'DEN RAMAZAN SOFRASI
ÇATAL ÇORBA
MALZEMELER
>> 1,5 çay bardağı Yıldızeli mercimeği
>> 1 çay bardağı yarma
>> 1 çay bardağı kesme hamur
>> 7 su bardağı sıcak su
>> 100 g kıyma
>> 2 yemek kaşığı tereyağı
>> 1 orta boy domates
>> 2-3 yeşil biber
>> Tuz, pul biber, nane
HAZIRLANIŞI
Mercimek su ile birlikte ocağa alınır ve haşlanır. Hafif yumuşayınca yarma eklenir. Ayrı bir tencerede tereyağı eritilir. Yemeklik doğranmış soğan, kıyma, ince doğranmış yeşil biber ve domates eklenir. Tuz ve baharatlar ilave edilerek sotelenir. Hazırlanan karışıma mercimek ve yarma eklenir. Su ilave edilir, ardından kesme hamurlar katılır. Yaklaşık 5–7 dakika kaynatılır. Sıcak servis edilir.
GIRIK
MALZEMELER
>> 2 adet tavuk göğsü
>> 1,5 su bardağı pirinç
>> 2,5 yemek kaşığı tereyağı
>> 1 yemek kaşığı salça
>> Karabiber, tuz
>> 1 litre sıcak su
Hamuru için;
>> 1 su bardağı su
>> 1 tatlı kaşığı tuz
>> 3 su bardağı un
Sosu için;
>> 1 yemek kaşığı tereyağı
>> 1 tatlı kaşığı toz kırmızıbiber
HAZIRLANIŞI
Tavuklar haşlanırken, pirinçler suya konulur. Su, tuz ve un karıştırılarak yoğrulur. Salça, tereyağında kavrulur. Pirinç ilave edilerek kokusu çıkana kadar kavrulmaya devam edilir. Suyu da eklenerek demlendirilir. Pilava didiklenmiş tavuklar ve baharatı ilave edilip karıştırılır. Soğuduktan sonra köfte şekli verilir. Hamurdan ceviz büyüklüğünde koparılan parçalar merdane yardımıyla açılır. İçerisine tavuklu pilav konularak sıkıca kapatılıp kenarları birleştirilir. Tencerede kaynatılan suya tuz ve birkaç damla yağ eklenip hamurlar içine atılır. On dakika kadar kontrollü haşlanır. Yağda kızdırılmış biberle servise sunulur.
HÖŞMERİM
MALZEMELER
>> 1 litre süt
>> 1 yemek kaşığı peynir mayası
>> 1 su bardağı irmik
>> 3 su bardağı toz şeker
>> 1 adet yumurta sarısı
HAZIRLANIŞI
Höşmerim için süt tencereye alınır. Serçe parmağın dayanabileceği sıcaklığa getirilir. Ilık süte peynir mayası katılır. Tencerenin kapağı kapatılarak bir saat kadar mayalandırılır. Tortular oluşmaya başlayınca hazır olmuş demektir. Mayalanan peynirin suyu süzgeçten geçirilir. Tencereye suyu süzülen peynir, irmik, şeker ve yumurta sarısı konulur. Devamlı karıştırılarak pişirilir. Höşmerimin renginin sarı olması için yarım çay kaşığı kadar zerdeçal eklenmelidir. Pişen tatlı dinlendirilerek tabağa alınır.
