Filistinli siyasi analistler, Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın yıllardır yapılmayan genel seçimlerin tarihini belirleyen kararnameyi imzalamasını siyasi bölünmüşlükleri sona erdirme yolunda önemli bir adım olarak görüyor.

Filistin Devlet Başkanı Abbas, 22 Mayıs 2021'de milletvekili ve 31 Temmuz 2021'de devlet başkanlığı seçimlerinin yapılmasını öngören kararnameyi dün imzaladı.

Filistinli uzmanlar, 14 yıl aradan seçim kararı alınmasının olumlu bir adım olduğunu, bununla birlikte uzun yıllardır süren bölünmüşlüğü sona erdirmek için başka adımların da atılması gerektiğini ifade etti.

"Birliğe ulaşma yolunda önemli bir adım"
Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) İcra Komitesi Üyesi Vasıl Ebu Yusuf, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, "Devlet Başkanı Abbas'ın, seçim kararnamesini imzalaması ve seçim tarihlerini belirlemesi Filistin'de birliğe ulaşma yolunda önemli bir adım." dedi.

Seçim kararından sonra ikinci adım olarak seçimlerin başarısı için çalışmalar yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Ebu Yusuf, daha sonra ise "işgal ve normalleşme tehlikelerine karşı yüzleşmek için kapsamlı ve ulusal fikir birliğine varılması gerektiğini" dile getirdi.

Bölünmüşlüğe son vermenin alternatifi olmadığı görüldü
Batı Şeria'nın Cenin kentindeki Arap Amerikan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eymen Yusuf da seçimlerle ilgili kararnamenin Filistin'de uzun bir bölünmüşlük sürecinin ardından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

Yusuf, seçimlerin, bölünmüşlüğün tamamıyla sona ermesi anlamına gelmediğini, ancak Fetih ve Hamas arasındaki tüm anlaşmazlıkları çözmek için sıkı bir çalışmanın başlangıcı olduğunu söyledi.

Filistin ulusal birliğinin eninde sonunda sağlanacağına dair umutlu olduğunu dile getiren Yusuf, önceki seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerden sonra da tekrar bölünmüşlük yaşanmaması için gerekli mekanizmaların kurulması gerektiğine dikkat çekti.

Seçim kararnamesinin başta Türkiye, Katar ve Mısır olmak üzere bölge ülkelerin yoğun çabaları neticesinde yayımlandığını söyleyen Yusuf, Filistin'deki tarafların Filistinlilerin meşruiyetini yenilemenin ve bölünmüşlüğe son vermenin alternatifi olmadığına ikna olduğunu ifade etti.

Yusuf, seçimlerin, kurumların yenilenmesi ve Filistin liderliği için yeni bir kanın aşılanması için olumlu bir gelişme olacağını kaydetti.

Seçimlerden sonraki aşamada karşılaşılabilecek engellere de değinen Filistinli akademisyen, İsrail'in en büyük engel olduğunu ve kurulacak hükümetin uluslararası tanınırlığı konusunda da güçlükler çekebileceğini ifade etti.

Uluslararası taleplere yanıt
El-Halil Üniversitesi Siyasi Bilimler Bölümü Öğretim Görevlisi Bilal eş-Şevbeki ise Filistin'de seçim tarihlerinin ilanı ve koşullar konusunda farklı görüşe sahip.

Seçimlerin Filistin'in iç işleriyle ilgili olmayıp, "uluslararası taleplere yanıt" verilmesi endişesiyle yapılacak olma ihtimaline işaret eden Şevbeki, "Seçimler, ABD Başkanı seçilen Joe Biden'ın otoriter rejimlerle çalışmayacağını söylemesiyle ve Filistin'de iktidardaki siyasi eliti meşrulaştırma ihtiyacıyla bağlantılı olabilir." değerlendirmesinde bulundu.

Seçim kararnamesinin çıkarılmış olmasına rağmen bazı engeller olabileceğini kaydeden Şevbeki, milletvekili seçimleri yapılsa bile bunun devlet başkanlığı seçimlerinin de yapılacağı anlamına gelmediğini dile getirdi.

Şevbeki, seçimler yapılsa bile demokratik bir sürecin parçası olamayacağını, çünkü seçimlerin Batı Şeria ve Gazze'de bireyler ve gruplar düzeyinde reformların tamamlanmasından daha öncelikli olmadığı görüşünü paylaştı.

Seçim sonuçlarının bölgesel ve uluslararası düzeyde kabul görüp görmeyeceği ihtimalinin de göz önünde bulundurulması gerektiğine değinen Şevbeki, "İsrail yasakladığı listelerin (Hamas'a işaret ederek) oluşması karşısında boş duracak mı?" ifadesini kullandı.

Son seçimler 2006'da yapılmıştı
FKÖ ile İsrail arasında yapılan Oslo Anlaşması uyarınca Filistin Yönetimi’nin egemenlik sahası sayılan işgal altındaki Batı Şeria ile Gazze Şeridi’nde milletvekili ve başkanlık seçimleri ilk defa 1996’da yapıldı. Filistinliler daha sonra başkanlık seçimleri için Ocak 2005’te sandık başına gitti.

Hamas ve İslam Cihad hareketlerinin boykot ettiği 2005’teki başkanlık seçimlerini yüzde 62,52 oyla Filistin lideri Yasir Arafat’ın kurduğu Fetih Hareketi’nin tek adayı Mahmud Abbas kazandı.

Filistin genelinde 10 yıl aradan sonra 25 Ocak 2006'da yapılan milletvekili seçimlerini ise Hamas kazandı. Hamas, 132 sandalyeli Meclise 74 milletvekili göndermeye hak kazanırken, Filistin yönetimini elinde bulunduran Fetih Hareketi 45 sandalyede kaldı.

Fetih Hareketi’nin o dönem önde gelen isimlerinden Muhammed Dahlan, Hamas’ın yönettiği bir hükümete katılmaya karşı çıkarken, Devlet Başkanı Abbas, Hamas’tan İsmail Heniyye’ye hükümeti kurma görevini verdi.

Heniyye’nin 19 Mart 2006’da sunduğu Bakan Kurulu listesi, İsrail başta olmak üzere ABD ve Avrupa Birliği dahil uluslararası taraflarca reddedildi.

Hamas hükümetinin hem içeride hem dış konularda çalışmasının engellendiği bir süreçte Fetih hareketi dahil Filistinli gruplar, yeni hükümetin üst düzey isimlerine karşı karalama kampanyası başlattı ve bu durum Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde şiddet olaylarına yol açtı.

Hamas ile Fetih hareketi arasında yaşanan şiddet olaylarında onlarca Filistinli hayatını kaybetti. Yaşananlar, Hamas hükümetinin tamamen atıl duruma düşmesine ve Filistin sokağında tam bir parçalanmışlığa neden oldu.

Bu süreçte Hamas, İsrail ablukası altındaki Gazze Şeridi’nde tam egemenlik sağlamayı başarırken, Batı Şeria’da yönetim bir kez daha Fetih hareketine geçmiş oldu.

Filistin Anayasası, her 4 yılda bir genel seçimlerin yapılmasını öngörürken İsrail işgali ve ablukası altındaki ülkede 2006'dan bu yana devam eden parçalanmışlık nedeniyle yıllardır genel seçime gidilemedi.