Doğu Türkistan’da Çin’in eğitim merkezi adı altında tesis ettiği toplama kamplarında işkenceden geçenler, mahkemede şahit olarak ifade verdi. Toplama kamplarında hâlen 5.500’ün üzerinde Uygur’un olduğu düşünülürken, mahkemedeki ifadeler, duyanları şoke etti. Uygur kökenli Kazakistan vatandaşı Omir Bekali, Doğu Türkistan’daki ailesini ziyarete gidince tutuklanıp toplama kampına atıldığını anlattı. Bekali “Kafama çuval geçirildi. Bu vaziyette tepeden tırnağa muayeneden geçirildim. İlk dört gün ve gece yoğun işkenceden geçtim. Beni tavandan astılar, ayak tabanım da dâhil tüm vücuduma darbeler indirdiler. Daha sonra el ve ayaklarım zincirlerle bağlı olarak kampta yedi ay kaldım” dedi. Terör eylemleri düzenleme ve teröristleri gizleme gibi suçları kabul etmeye zorlandığını ama bunu reddettiğini belirten Bikali, babasının kampta öldürüldüğünü, kardeşinin de sakat bırakıldığını söyledi.

ACIMIZ ONLARA NEŞEYDİ
İki toplama kampında tutuklara öğretmenlik yapmaya zorlandığını belirten Özbek öğretmen Kelbinur Sıddık da şu açıklamalarda bulundu: Tutuklular saatler süren dersler boyunca zincire bağlıydı. Kamptaki polis ve gardiyanlar tutukluları insan olarak görmüyordu. Aşağılanmalarını izlemekten zevk alıyorlardı ve acıları onlar için neşe kaynağıydı.  Kampta Uygur kadınlarını kısırlaştırmanın yaygın bir uygulama olduğunu belirten Sıddık, bir kadının bu süreçte öldüğünü dile getirdi.
Kocasının çocuklara Kur’ânıkerim öğrettiği için dövülerek tutuklandığını anlatan Patigul Talip ise oğlu ve kızının hayatta mı ölü mü olduğunu bilmediğini belirterek mahkemede gözyaşlarına boğuldu. Mahkemenin, eylül ayında yeniden toplanması bekleniyor.