Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, pazar akşamı başbakanı görevden almış, meclisin faaliyetlerini askıya almış, Meclis Başkanı Raşid Gannuşi de bunu “darbe” olarak nitelendirerek halkı sokağa çağırmıştı. Olayın üzerinden birkaç gün geçti ama başkent Tunus’ta sokaklar sessiz. Tunuslular “darbe”ye kayıtsız görünüyor.

Her şeyin normal seyrinde devam ettiği başkentte normal dışı tek gösterge, televizyon istasyonunun yanındaki asker mevcudiyeti.

Meclisin kapatılmasıyla  sokaklara dökülen protestocular da evlerine çekilmiş görünüyor. Said, şiddet olaylarına yol açacak protestolara karşı kuvvet kullanacakları uyarısında bulundu ama zaten halkta öfke veya hareketliliğe dair pek bir işaret yok.

İngiltere’de The Guardian gazetesinde yayımlanan analizde, “Arap Baharı’nı sırtlayanlar, demokrasiye doğru on yıl süren emeklemeden sonra bitkin ve ileriye dair de ümitsiz görünüyor.

Değişimin yavaş temposu birçok vatandaşı yıprattı. Dünyada Covid kaynaklı iktisadi yavaşlama da insanları, siyasi liderlerin parlak bir geleceğe dair vaatleri yerine güçlü adamların yönetiminin netliğine yöneltti” denildi.

İşsizliğin yüzde 16 olduğu, dinarın değer kaybettiği, hayat pahalılığının da her geçen gün arttığı ülkede iktidar partisi ekonomiyi kötü yönetmekle suçlanıyor. Bu yüzden, hükumete karşı yapılan, vatandaşın çok da tepkisini çekmiyor.

Abdürrezzak Gasouma (53) adındaki Tunuslu, “Cumhurbaşkanı’nın kararları yüzde 99 doğru. Ama metottan emin değilim. Daha demokratik olabilirdi. Parlamentosuz bir ülke olmaz ama onlar da insanların güvenini kaybetmişlerdi” ifadesini kullandı.

10 sene önce diktatörlük rejimine karşı başlatılan isyan sırasında vücuduna kurşunlar isabet eden Raşid Chadli (34) ise darbenin Tunus’u geriye götürdüğü kanaatinde.

Chadli, “İnsanlar ne düşünüyor, umurumda değil. Yapılan yanlıştır. Biz çok mücadele ettik. Bizim mücadelemiz kıymetliydi. Zeynelabidin Bin Ali öncesine dönmenin bir anlamı yok. Mısır’a bakın. Suriye’ye bakın. Tarihten ders alın” dedi.