Genellikle sokak aralarında bulunan hurda araçlar, özellikle nüfusu hızla artan Esenler, Başakşehir, Fatih, Sancaktepe, Tuzla gibi ilçelerde ciddi sıkıntıya sebep oluyor. Bu problemlerin başında park yeri, görüntü kirliliği ve genel asayiş meselesi geliyor. Hurda araçların yıllardır aynı yerde beklediğini söyleyen mahalle sakinleri, meseleye bir çözüm bulunmasını istiyor.  O vatandaşlardan biri “Ben burada esnafım. Dükkanımın ön ve arka tarafı hurda araba ile dolu. 6 aydır şu araba burada yatıyor. Karşısı da dolu. Ama burada suçlu belediye. Bu araçlar burada aylarca kalıyor. Ben kendi arabama yer bulamıyorum. Dükkanım burada olmasına rağmen gidiyorum arka tarafa park ediyorum” dedi. Hurdaya çıkmış araç sahipleri de mecbur kaldıkları için hurda araçlarını sokak aralarına park ettiğini söylüyor. Onlardan biri “Aracımız iki yıldır burada. Yeni bir araba alınca bu kaldı burada. Otoparka koyduk bir kere, o da bize çok maliyetli geldi. Aylık 150 lira istediler, evimizin önüne koyduk işte böyle” dedi. Esenler’de oturan bir kişi ise, “Aracım en az iki senedir burada bekliyor. Çünkü aracımız eski ve bakıma ihtiyacı var. Bu bakımı da yapmak istemiyorum. Hurda kanununu bekliyordum, o kanun da çıktı. Şimdi bu ayın sonunda bu aracı vereceğiz” ifadelerini kullandı.

DENETİM ZAAFI VAR
Mayısta yürürlüğe giren ve kamuoyunda “Hurda Araç Teşviki” olarak bilinen uygulamaya rağmen artarak devam ediyor. Bu uygulamaya göre, 16 ve daha büyük yaştaki  araçların hurdaya çıkartılmasına bağlı olarak yeni araç alımında 10 bin liraya kadar Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) indiriminin sağlanıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı Atık Yönetimi Müdürlüğü verilerine göre, uygulamanın başladığı tarihten aralık ayı başına kadar toplam 890 adet hurda araç teslim alınarak geri dönüşüme gönderildi. Ancak sokak aralarında teslim alınmayı bekleyen daha nice araç geri dönüştürülmeyi bekliyor. Yurt dışında özellikle Avrupa’da bir aracın aynı yerde en fazla 72 saat park yapabildiğini belirten Şehir ve Bölge Planlamacısı Eda Beyazıt, Türkiye’de denetim zaafının bulunduğunu söyledi.