Hain 15 Temmuz kalkışmasının üzerinden 5 yıl geçti. Şehitlerin acıları taze. Gaziler “Keşke biz de şehit olsaydık” diyor. Şehit yakınları vatan için evlat feda etmenin gururunu yaşıyor. O gece gazi olan polis memuru Mustafa Kılıç, verilen kanlı mücadelenin kahramanlarından. Kılıç, olayı duyar duymaz, İl Emniyet Müdürlüğüne geçti. Hainler, binayı tank ve helikopterlerle vurdu. Yedi polis memuru şehit düştü. Mustafa Kılıç yaralandı. Sol diz kıkırdağı parçalandı. Ameliyata alındı. Altı ay fizik tedavi gördü. İki yıl önce de emekli oldu.

SIZI YÜREĞİNDE

Kılıç, vücudunda kalkışma gecesinden izler taşıyor. Uzun süre ayakta kalamıyor. Yokuş aşağı inemiyor. Ancak o gecenin sızısını yüreğinde daha çok hissediyor. O gece milletin serdengeçtiliğine şahit olan Kılıç, yaşananları şöyle anlatıyor: Halkımızın mücadelesinin gelecek kuşaklara aktarılması gerekiyor. Vatandaşlarımız polisin önüne geçerek korumak adına polisi arkasına alarak silahlara karşı koşmaya başladı. Öndekiler şehit oluyor, arkadakiler onların önüne geçiyordu. Vatandaşımız burada öyle ciddi bir duruş sergiledi ki; bu, hiçbir tarihte göz ardı edilemez. Bunu tarih kitapları yazacaktır. Çocuklarımız, torunlarımız bunu mutlaka okumalı.

Gözlerimizde yaş dilimizde dua vardı Gözlerimizde yaş dilimizde dua vardı Tarihin kırılma noktalarından 15 Temmuz FETÖ ihaneti, Türk halkı kadar bölge ve dünya denklemini de ilgilendiren bir gelişme olarak kayıtlara geçti.

MANEVİ BİR GÜÇ GELDİ

Komiser Murat Ellibeş de Tuzla Emniyet’te görevliydi. Hainlerin açtığı ateş sonucu karnından yaralandı. Ameliyat geçirdi. Sağlığına kavuştu, görevine döndü. Bugün Bitlis’in Ahlat ilçesinde görevini sürdüren Ellibeş, o geceyi şöyle anlattı: Askerî öğrenciye ‘Sakin ol, elindeki tüfeği bırak’ dedim. Kısa süre sonra düştüm. Sağ tarafımdan giren mermi, sol tarafımdan çıkmış. Vurulduğum sırada hain yüzbaşı ‘Bunu buradan kaldırın’ demiş. Vatandaşlar olmasa o yüzbaşı beni öldürecekti. Hastaneye yetişmemem için askerler, ekip aracının lastiğini patlatmış. ‘200 kişilik bir birliğe karşı nasıl böyle gittiniz?’ diye soranlar oluyor. Manevi bir güç geldi. Giderken vatandaşımızın, ecdadımızın kuvvetini hissettik.

KOL KOLA GİTTİK

Erol Sönmez, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde vurulanlardan biri. Başından geçenleri şöyle anlattı:  Üç kişi önde, sekiz kişi arkada olmak üzere kol kola barikattan içeri tankların önüne doğru gittik. Kurşun yağmur gibi yağıyordu. Bir ara önümdeki arkadaş yere düştü. On saniye sonra kolumdan ve omzumdan vuruldum. Yere düştükten sonra önümdeki üç kişi geldi, benim üzerime yattılar. Dedim ‘Ne yapıyorsun gitsene ben vuruldum’. ‘Abi sen o kadar kurşun yedin, gerisini de ben yiyeyim’ dedi birisi. Keskin nişancılar ambulanslara bile ateş ediyorlardı. Üç hafta komada, sekiz ay yoğun bakımda kaldım. 15 ameliyat geçirdim. Kolum felçli kaldı.  Derseniz ki ‘Yine gider misiniz’. Kesinlikle hiç düşünmeden giderim, düşünenlerin de aklına şaşarım.

15 Temmuz hislerini tarihe not düştük 15 Temmuz hislerini tarihe not düştük Yönetmen Volkan Kocatürk: Yapmak istediğim şey, bu olaylardan etkilenen halkın gözünden 15 Temmuz’u anlatmaya çalışmaktı. Oyuncu Erkan Petekkaya: Umarım ‘Şafak Vakti’, belgesel niteliğinde bir film olmuştur.

Firari FETÖ’cüler için 664 milyon lira ödül Firari FETÖ’cüler için 664 milyon lira ödül İçişleri Bakanlığının “aranan teröristler” listesinde yer alan 338 FETÖ firarisi için toplam 664 milyon lira ödül konuldu. Listede yer alan 338 FETÖ firarisinden 41’i kırmızı, 23’ü mavi, 16’sı yeşil, 48’i turuncu, 210 kişi de gri kategoride aranıyor.