İşsizlik sigortası fonunda biriken para 30 milyar lirayı aştı.
Bugünlerde herkesin gözü bu parada. Herkes tekliflerini sıraladıktan sonra maliyetin bu fondan karşılanabileceğini ima ediyor. Vergi indirimi bekleyen de, önce reel sektör desteklenmeli diyen de, akaryakıtta vergi indirimine gidilsin, herkes moral bulsun diyen de. Hükümet bu paranın prensipte öğütülmesine razı olsa bile nasıl harcanacağı konusu karışık. Bu kadar lira ekonomin canlanması için, darda olanların bugünleri atlatmasına yardımcı olmak için nasıl harcanacak. Bir reel sektör muhabbetidir gidiyor. Reel sektör nasıl desteklenecek. Reel sektör dediğiniz 30.000 tane firma. Bunun 1000 tanesi büyük firma. 29 bini küçük ve orta ölçekli. Herkese eşit dağıtsan firma başına 100 bin lira düşer, küçüklerin bayağı işine yarar, büyüklere çay şeker parası olur. Peki getirisi ne olur.. Faydası olur mu yani. Bunun yerine bu parayı emekliler ve çalışanlar eliyle sisteme enjekte etseler nasıl olur. Nasıl olur derken firmaları desteklemek mi daha iyi onların müşterilerini desteklemek mi daha iyi anlamında soruyorum. .... Böyle konuların sonunda "sen olsan ne yaparsın" sorusu sorulur. Laf olsun diye sorulur. Rahatlamak için sorulur. Ben olsam para dağıtmam. Asgari ücretten vergiyi kaldırırım. Diğer vergi oranlarında dişe dokunur indirim yaparım. Asgari ücretin üzerinde maaş alanlardan da rakam ne olursa olsun sadece yüzde 10 vergi alırım. Çalışanını asgari ücretten gösterip yüzde 10''luk vergiden yırtmak isteyenlerle de ilgilenmem, göz yumarım. İşsizlik sigortası fonunu da lağvederim. Her dara düşenin aklı oraya takılıp kalmasın. Milyonlarca insanın işsiz dolaştığı bir ülkede işsizlik fonu olmaz. Akaryakıttaki ÖTV oranını da yüzde 30 indiririm. 30 milyarı bu şekilde öğütürüm. Bakalım siz nasıl öğüteceksiniz.

