Kaydet
a- | +A

Bir arkadaşım şirket kuruyor.. Evrak olarak ne istiyorlar dedim, listeye baktı sıraladı: 6 adet resimli ikametgah.. Tamam, gerisini okumana gerek yok, dedim. Yirmi sene önce neyse aynısı. Herkesin vatandaşlık numarasının olması ve birçok yerden online sisteme erişilebilmesine rağmen düzen hâlâ eskisi gibiyse, biraz da yeni nesiller gün gelir bu düzen değişir diye hayal kursun. Şunu söyleyemiyorlar: Altında vatandaşlık numaranın da yazılı olduğu bir dilekçe yaz, işine başla.. Gerisinin takibi bize aittir, beyanını esas alır, işlemlerini yaparız, gerekirse sonra tahkik ederiz. Deniliyor ki suistimaller var. Tamam var. Suistimalleri azaltmak için siz ne yapyorsunuz. 6 tane ikametgah mı azaltıyor.. Daha geçen gün bu konu meclisteki ilgili komisyonda tartışılırken gündeme geldi. Adresi belli olmayan, vergi borcu olan 500 bin şirket varmış. Kağıt üzerinde devlet alacaklı görünüyor.. Şirketler oratada yok. Adresler boş arsa.. Sahipler sahte.. Kimlikteki fotoğraflar Ahmet''in, bilgiler Mehmet''in.. Veya kuran Recep, kimlik Hüsamettin efendinin.. Mecburuz, sıkı tutuyoruz diyorsanız sıkmanız, eziyet etmeniz bir işe yaramıyor. Bir de gevşetmeyi deneyin. Getirsin vatandaş numarasını, beyanda bulunup işe başlasın. Peki kurmak zor da kapatmak kolay mı? O iki kat daha zor. Eziyet ki ne eziyet. Bu düzen dürüstü mağdur ediyor. Üçkağıda meyilli olan zaten her halikarda bir yol buluyor. .... Rahmetli oldu. 80''li yılların başında Almanya''da şirket kuruluş çalışmalarını takip etmek için gitmişti. Oradaki mihmandarı, bir sabah evden çıkıp işyerine giderken, yol üstünde bir yere parkedip, "Abi burada beş dakika beklersen bir dilekçe verip geleceğim " demiş. Geldiği zaman da şirket kurma işi tamam.. Öbür işleri takip edebiliriz, demiş. Türkiye''den giden amcamız inanamamıştı. Günlerce anlatıp durdu. Mehmet, şirketi beş dakikada kurdu deyip duruyordu. Mukayese de ediyordu.. Bu iş Türkiye''de olsa en az 10 gün sürer diyordu.

Beş dakikada kurdu dediği ilgili daireye dilekçe vermek. Gerisini onlar takip ediyor. Adamların beyana dayalı birçok uygulaması Türkler sayesinde Türkiye''ye benzemeye başladı. Mesela, bir küçük şirket sahibinin gidip, zarar ettim, 30 bin Euro da kaybım oldu, demesi düne kadar yeterliydi. Türkler bu kolaylığı suistimal ettikleri için.. Şimdi "zarar ettim"i yeterli görmüyorlar.

KEY''İMİZ Ve nihayet KEY fonunun hak sahiplerini tespit etmenin bir yolu bulunmuş. Bugüne kadar 6 milyon hak sahibi tespit edilmiş. Bugünkü hesaapla fona eksiksiz ödeme yapanlara yaklaşık 500 YTL ödenecekmiş. Adı üstünde konut edindirme yardımı ve 500 YTL. Bu ülkede gelecek nesiller bir tarafında kamunun olduğu akitlerden zararsız ziyansız çıkabilecekler mi? İsteğe bağlı olsaydı, kimseye söyleyecek sözümüz olmazdı. Üstelik bir de mecbur tutuldu. Belli bir sayıda işçi çalıştıran işverenden kesildi bu paralar. İşsizlik sigortası fonunda biriken 25 milyarın akıbeti ne olacak? Hazır birikmişken şartları biraz hafifletelim deniliyordu. Dağıtıp rahatlayalım.. Bitince de uygulamayı durdururuz.

ÖNE ÇIKANLAR