Rahmetli Özal, "benzinin litre fiyatı bir dolar olacak, kendinizi alıştırın" dediği zaman çoğumuz bir dolar olursa ne olur halimiz diye düşünmüştük.
Bugün 1 dolar olduğunu düşünsenize..160 kuruşa benzin alacaksınız.
O zamanlar akaryakıt fiyatlarında istikrar sağlamak için bir fon kurulmuştu. Petrol fiyatı artınca fondan yapılan takviye ile..azalınca fona kaydedilen gelirle fiyatlar uzun süre sabit tutulabiliyordu.
...
2001 krizinden sonra bir dolarları unuttuk. Litre fiyatının 3 dolara yaklaştığı zamanlar oldu.
Petrol fiyatları da habire yükseldiği için bu artışı kimse yadırgamıyordu.
Ne zaman ki petrolün varil fiyatı 120-140 dolarlardan 50-60 dolar seviyesine indi, vatandaşın dikkatini çekti.
Niye düşüş olmuyor diye söylenmeye başladı.
Dernek başkanı bir açıklama yaptı.
Üç sebeb sıraladı:
Bağlantılarımız uzun vadeli olduğu için düşüşler hemen aksetmiyor. (Artışlar nasıl aksediyordu.)
Özel tüketim vergisi fiyata bağlı değil, sabit..petrolün fiyatı inse de çıksa da aynı vergiyi ödüyoruz.
Varil fiyatı 140 dolara dayandığı zaman kur 1.2 liraydı. Şimdi 1.6 lira.
Bu üç sebebi de dikkate alarak, çok basit bakkal hesabıyla bir orantı kurduğunuz zaman bakın nasıl bir hesap çıkıyor.
Varil fiyatı 130 dolarken litre fiyatı 3.40 olursa;
Varil fiyatı 55 dolar olunca litre fiyatı ne olur?
55x3.40/130=143 kuruş olur.
Neye göre 143 kuruş olur, kur 1.2 lira olursa.
Kur 1.2''den 1.6''ya çıktığına göre lira yüzde 33 değer kaybetmiş olur. Orantıda 143 kuruş çıkan litre fiyatını yüzde 33''le çarptığınız zaman 190 kuruş çıkar.
Litre fiyatı 190 kuruş olması lazımken nasıl 3 lira oluyor.
Makul bir açıklama lazım.
Vergilerin yüksekliği tamam..Tamam da vergiler petrol 40 dolarken de yüksekti..oran değişmedi. 2001 krizinden hemen önce litre fiyatı bir dolara tekabül ediyordu.
Litrede 110 kuruşluk farktan söz ediyoruz. Bunu toplam tüketimle çarptığınız zaman kaç milyar dolar eder?

