Kaydet
a- | +A

Anayasanın önemli bazı maddeleri seçmenin yüzde 58'inin onayı ile değiştirildi. Seçmen çoğunluğu teferruata çok girmese de bu değişikliğin ve oylamanın ne anlama geldiğini hissetti.

Seçmen yeni bir yola girildiğinin farkında.

Ama bu tercihi hafife alanlar, hâlâ milleti tehdit edenler var.

Bir siyasi parti, karanlık günler kapıda diyor.

Referandumdan önce de aynı şeyleri söylemiş, hayır oyu istemişti.

Parti tabanının önemli bir kısmı bu isteğe rağmen evet verdi.

2007 seçimlerinde bu partinin yüzde 20 oy aldığı illerde yüzde 10 hayır oyu çıktı. 2007'de CHP'ye oy verenler de hesaba katıldığında oy tabanının yarıdan fazlasının evet cephesinde yer aldığı görülüyor.

Kalan oylarla, parti yönetimi gibi düşünen seçmen oylarıyla bu parti barajı aşamaz.

....

Referandumu güven oyuna dönüştüren CHP, onunla aynı yoldan giden MHP oylama sonunda işin bu tarafına hiç değinmediler.

Bu bir güven oylaması olmadığı halde, AKP dışında diğer birçok partinin ve STK'nın desteğini aldığı halde, hayır deyin, gitsinler dediklerine göre, evet dedik kalsınlar cevabından sonra en azından siz bilirsiniz diyebilirlerdi.

...

Yüksek yargının bir mensubu, anayasa maddeleri değişse de biz bağımsızlığımızı korumaya devam edeceğiz, dedi.

Bu üslup bir yargı mensubundan ziyade kale komutanı üslubuna benziyor.

Yine bir baro başkanı, "yargı Atatürk ilkelerine bağlı kalacaktır" dedi.

Eskiden böyle ifadeler sorgulanmazdı. Yanında oturan;

- Beyefendi, Atatürk ilkelerine bağlı yargı olmaz, parti olur. Çıkar seçmenin huzuruna biz Atatürk ilkelerine bağlıyız deyip oy ister, seçmen desteklerse iktidar olur. Yargı evrensel hukuk ilkelerine bağlı olur, deyince, baro başkanı bir şey söyleyemedi.

İkinci hamlesinde "cumhuriyetin değerlerine bağlı bir yargı" diyecek oldu, yine itiraz geldi:

-Cumhuriyetin değerleri deyince ne anlayacağız. Çok muğlak bir ifade.. Üstelik cumhuriyetin değerleri deyince kaç kişi aynı şeylerden söz eder, ortak kaç madde çıkar, dedi.

Bu garip tavırların önemi şurada:

Biz paradan sıfır atıp TL'den YTL'ye geçince çok kimse kuruşlarla yüzbinleri, lira ile milyonu karıştırdı. Daha hâlâ biz 50 kuruş diyoruz, bazıları 500 bin lira diyor. Adapte olamadılar yeni duruma.. Yüksek yargı, yüksek bürokrasi, bazı yüksek akademisyenler ve yüksek emekliler bir dönemin kapandığı ya anlayamıyorlar ya da kabullenemiyorlar.

Bir de "efendim mutabakat" lafları ediliyor.

Böyle kararlar herkesin onayıyla olmalıymış.

Demokrasilerde azınlık ve çoğunluk olur.

Diktatörlüklerde kararlar blok halde çıkar.

Hüsnü Mübarek anayasa değişikliği yapıp referanduma götürse seçmenin yüzde 99'u evet der.

Kaddafi de öyle.

Bizde sonuç 58-42 oldu. Bu sonuç onlara göre çok iyi durumda olduğumuzu gösteriyor.

Siz kendinizi yiyip bitireceğinize yeni dönemi anlamaya ve alışmaya çalışın.

İnsanoğlu nelere alışmıyor ki...

ÖNE ÇIKANLAR