Kaydet
a- | +A

Herkes cep telefonu faturalarından şikâyetçi. Mesele pahalı ucuz meselesi değil.

Her hizmetin bir bedeli olur, ilan edilir, bedele razı olan o hizmeti o fiyata satın alır. Bunun adı alan razı satan razıdır. GSM şirketlerinin hizmetinde ve tarifelerinde bilmece bulmaca gibi karışıklıklar var. Reklamlar, kampanyalar, "ona gitme bana gel"ler arasında vatandaş bocalıyor. O tarifeden bu tarifeye, bu paketten o pakete, olmadı öbür pakete derken her seferinde sürpriz rakamlarla karşılaşıyor. Hizmeti verenlere sorarsanız bir anormallik yok. Vatandaş ya süreyi aşmıştır, ya yanlış (kendisine uygun olmayan) tarifeyi seçmiştir. İlgili kurulun hazır kartlılar için (ki toplam abonenin dörtte üçü hazır kartlı) yılbaşında yürürlüğe girecek bir kararı var. Artık şirketler kontör satamayacak. Dakika satacak, şu kadar dakika şu kadar lira diyecek. Bu güzel bir adım. Belki ikinci aşamada dakika hesabının nasıl yapılacağını herkesin zorlanmadan anlayacağı şekilde kurala bağlayıp ilan ederler. Aynı kurulun faturalı hatlar için de bazı kararlar almasının vakti geldi. Bu iş, "bul karayı al parayı" mantığından çıkarılmalı. Bize ilk ders gibi öğretilen şuydu: Rekabet kaliteyi ve ucuzluğu getirir. Maşallah bu sektörde pek öyle olmuyor. Elini verince kolunu kurtaramadığın gibi ucuzluğu ve kaliteyi almak için çaldığın kapılarda da öpülüyorsun. Her şirketin faturalı hatlar için onlarca tarifesi var. Bu tarifeler mayınlı arazi gibi. Nereye bassan patlıyor. Hepsinde temel hedef vatandaştan üç kuruş daha fazla alabilmek. Birinden bunalıp öbürüne geçenden hesap sormak. Eskiden bir teorim vardı. Ayda 35-40 lira gönüllü verenle fazla uğraşmıyorlar, yakasını bırakıyorlar. Hiç konuşmasanız da bu kadarlık bedele razı olun, huzurlu olun diyordum. Şimdi kime sorsam 75, 80, 110 liralardan söz ediyor. Bu liralar ödeneceği önceden belli olan, konuşsan da konuşmasan da baştan satın alınan paket tarifesi değil. Öyle olsa kimsenin şikayet etmeye hakkı olmaz. .... Milyonlarca insandan söz ediyoruz. 30 milyon abonesi, olan bir şirket herkesten fazladan bir lira koparsa ayda 30 milyon lira eder. Onlarca tüketici derneği var.

Ele aldıkları konular, ara sıra yaptıkları konuşmalar hep göstermelik. Kamunun bu işlerle ilgilenecek en az üç tane kurumu var.. Onlar da dert etmiyor. Bu tarifeleri inceleme yetkileri yok mu, şu kısım yanlış anlaşılır, bu pakete vatandaş takılır, bu reklam tam anlaşılmıyor, insanlar aldanır deme yetkileri yok mu?

ÖNE ÇIKANLAR