Kaydet
a- | +A

Eskiden işler nasıl, diye sorulunca Allaha şükür, hamdolsun, Allah bugünlerimizi aratmasın, çok şükür geçinip gidiyoruz, denirdi. Şimdi insanlar uyanık ya, her işlerini kendileri yapmaya çalışıyor, ince ince planlıyor, aklınca birçok şeyi garanti altına alıyor, yedekliyor, topluyor, çıkarıyor, bölüyor, çarpıyor ama denk getiremiyor. Çok kimse huzursuz. Tedirgin. Hep birşey bekliyor, ne beklediğini bilmiyor. Zannediyor ki, toplama çıkarmanın sonucu istediği gibi olursa huzursuzluk bitecek, endişeler azalacak, mutlu olacak. Olmuyor. ... Bir sürü adam öfkeli, şaşkın, dalgın.. İşler iyi değil, diyor. İyilik dediği şey, iyilik dediğimiz şey, paramız olsun, eksiğimiz kalmasın, istediğimiz gibi harcayalım, mümkünse bu işi fazla yorulmadan zahmete girmeden yapalım, mümkünse devamını garantiye alalım zannediliyor. Herkesle eşitlenmeye de çok razı değiller. Sihirli lambadan biri çıksa dile benden ne dilersen herkese aynısından dağıtacağım dese..cevabı hazır değildir. Azıcık duraksar.. Herkese değil de sadece kendisine..ve kendisinin münasip gördüklerine verilecek birşey olup olmadığını merak eder. Garip bir duygu: İnsanlar yukardakilerle eşitlenmeyi arzu ediyor ama aşağıdakilerin kendisi ile eşitlenmesine razı değil. Bir adam tanımıştım.. Boyun fıtığı olmuş..adale gevşetici iğneler, fizik tedavi, masajlar..fayda etmemiş. Boynunu kıpırdatsa sancıdan kıvranıyor. Akşam başını yastığa koyamıyor. Oturduğu yerde uyuyacak.. Uykuya dalıp başı yana kayınca feryat figan uyanıyor. Deliksiz uykuya hasret. O günlerde, içinden geçiriyor: "Şu dertten kurtulursam.. Neyim var neyim yok dağıtacağım.." 3. ayda ağrıları azalır gibi oluyor. İçinden geçen hepsini değil de yarısını dağıtsam sözümde durmuş olur muyum. Bir müddet sonra ağrılarından kurtuluyor. Yaptığı yorum şu: Ben üç kuruşumu dağıtınca kimin ne işine yarayacak.. Kurban keserim, sadaka veririm, dara düşen olursa yardım ederim..dağıtınca ne olacak..Belki ben de başkalarına sıkıntı olurum. .... Bir menkıbe duymuştum: Bir hoca talabesine (öğrencilerine), "Elinize sınırsız güç ve imkan geçse ne yaparsınız?" demiş.. Herkes yapacağı iyilikleri ve kuracağı düzeni anlatmış. Sadece bir tanesi hiçbir şeye karışmam, dokunmam demiş.

>> SORU 1974''te Kıbrıs''a çıkarma yaptığımız zaman Türkiye tam bir sene bu çıkarmanın hikayeleri ile menkıbeleri ile yatıp kalktı. Başka konu konuşulmazdı. Şimdi sınır ötesi kara harekatı yapıyoruz, sanki çok küçük bir detaymış gibi davranılıyor. Kamuoyunu işin içine çekemiyoruz. Bu problem sadece cephede çocuğu olan ailelerin problemiymiş gibi bir görüntü var. Türkiye''nin geri kalan kısmı işinde gücünde. Programlı tatbikatmış gibi davranıyor.

İnsanlar akşam göz ucuyla televizyona bakıp, son durum neymiş deyip normal hayatına dönüyor. Bana önce vurdumduymazlık gibi geldi. Sonra kanıksanmış olabileceğini düşündüm. Belki ikisi de değil.. İnsanlar bu işi ciddiye almıyor da olabilir. Niye ciddiye alınmıyor?

ÖNE ÇIKANLAR