Tartışmakla tartışıyormuş gibi yapmak aynı şey değil. Hep söylenir, problemlerimizi konuşalım, tartışalım..Anlaşalım, uzlaşalım vs. Hiç tartışamadık ki, hep tartışıyormuş gibi yaptık. Anayasa mahkemesi raportörlerinden Osman Can, Bilkent Üniversitesinde düzenlenen, "Anayasalarda değiştirilemez ilkeler" sempozyumunda, çok özet bir şey söyledi: Türkiye''de güler yüzlü Frankoculuk yapılıyor, dedi. * Türkiye''de 100 yıldır 1924 anayasası hariç ferman anayasaları yürürlükte. * Anayasa''nın değiştirilemez maddeleri ile diğer maddeleri arasında hiyerarşi kurulmaz. * Her Anayasa değişikliği o Anayasa''ya aykırıdır, her yasa değişikliği o yasaya aykırıdır ama aykırı olduğu unsuru çıkarır atar.
*''Sosyal ve demokratik taleplerin karşısına Anayasa''nın değiştirilemez ilkelerinin çıkarılması, Anayasa''nın demokratikliğini ortadan kaldırır. * Türkiye''deki Anayasa Mahkemesi''nin demokratik meşruiyet sorunu var. Türkiye''de yargı mekanizmasının, demokratik meşruiyet sorunu var. Tartışıyor gibi yapmayınca bu tespitleri yapmak gerekiyor. Bu sempozyum düzenleneli 3 gün oldu. Belki tartışılır diye bekledim, ııh..Kimsede ses yok. Sadece bir gazetede, "Bu anayasa nerelerine battı" diyordu. Oturun oturduğunuz yerde, der gibi.
... Korkut Özal, 15 sene feryat etti. Bu anayasa değişmeden, seçim kanunu değişmeden,Türkiye yönetilemez, dedi. Akşam baktım o da yorulmuş..Bıkmış..Biraz da ümitsiz bir hâli vardı. Bari 24 Anayasası''nı aynen yürürlüğe soksunlar. Her şeyi ile bugünkü anayasanın çok ilerisinde dedi. "Bizimkiler" onu da kabul etmezler.
Kabul etmezler de şartlar eskisi gibi değil. Satranç tahtasının üstünde piyon kalmadı..Şah-mat olmasa da
şahı kurtarmak için o tarafa bu tarafa çekmenin de bir sınırı, sayısı var... Biraz daha oyalanınca elimize ne geçecek.

