Anayasanın ilk üç maddesi değişir mi değişmez mi, konularını tartışırken, birisi bir örnek verdi. 82 anayasasıyla koruma altına alınan inkılap kanunlarımız var.
Bunlardan biri de şapka kanunu.
Hatta yeni ceza kanununda inkılap kanunlarını ihlal edenlerle ilgili düzenleme de var.
Şapka kanununun ilk maddesi şöyle:
1) Türkiye Büyük Millet Meclisi azaları ile idarei umumiye ve hususiye ve mahalliyeye ve bilumum müessesata mensup memurin ve müstahdemin Türk milletinin iktisa etmiş olduğu şapkayı giymek mecburiyetindedir. Türkiye halkının da umumi serpuşu şapka olup buna münafi bir itiyadın devamını hükümet meneder.
Bu yürürlükteki bir kanun. Buna göre bütün devlet memurlarının, kamu kurumlarında çalışanların şapka giymesi mecburi.
Giymezlerse haklarında dava açılması lazım.
İşin içinde altı ay hapis cezası var.
925'te yürürlüğe giren bu kanunu 82 anayasasında özel bir madde ile koruma altına almışız.
Sonra ne yapmışız.. Aynı yıl kamu kurumu çalışanları için kılık kıyafet yönetmeliği çıkarmışız:
....
b) Erkerler;
Elbiseler temiz, düzgün, ütülü ve sade; ayakkabılar kapalı, temiz ve boyalı giyilir. Sandalet veya atkılı ayakkabı giyilmez. Bina içinde ve görev mahallinde baş daima açık bulundurulur. Kulak ortasından aşağıda favori bırakılmaz. Saçlar, kulağı kapatmayacak biçimde ve normal duruşta enseden gömlek yakasını aşmayacak şekilde uzatılabilir, temiz bakımlı ve taranmış olur. Her gün sakal tıraşı olunur ve sakal bırakılmaz. Bıyık tabiî olarak bırakılır, uzunluğu üst dudak boyunu geçemez, üstten alınmaz, yanlar üst dudak hizasında olur, alt uçları dudak hizasından kesilir. Kravat takılır, kravatı örtecek şekilde balıkçı yaka veya benzeri sü?veterler giyilmez. Hizmet gereğine uygun olarak verilmişse tek tip elbise giyilir.
Yönetmelikte bina içinde ve görev mahallinde baş daima açık bulundurulur, diyor.
Yönetmeliğin iptali için o zaman dava açmaya kimse cüret edememiş. İhtilal dönemi. Dava açan olsaydı, yüksek mahkeme (Danıştay), AYM'nin bugünkü yorumlarına göre inkılap kanunlarının ruhuna aykırı olduğu için yönetmeliği iptal ederdi.
Ayrıca normal şartlarda bugün birileri, milletvekilleri ve yüksek mahkeme üyeleri şapka giymeyerek inkılap kanunlarını ihlal ediyor, diye dava açsa mahkemeler nasıl bir karar verir.
Artık uygulanabilirliği kalmadı, diyebilir mi?
Böyle bir hak yasamanın mı yargının mı?
Başka konular gündeme gelince yüksek mahkemenin ictihat niteliğinde kararları var, elimiz kolumuz bağlı diyoruz ama bütün kamu çalışanlarının müeyyidesi belli olan bir ihlali için bir açıklama getiremiyoruz.

