Kaydet
a- | +A

Özel kuvvetlerde görevli bir subay, dönemin Asayiş Kolordu Komutanı Hasan Kundakçı'ya çıkıyor.. Sene 90'ların başı..

-Komutanım, diyor; bugün filan karakolda bir olaya şahit oldum. Ziyarete gitmiştim.. Karakol kapısının önünde yaşlı bir adam ve iki tane genç vardı.

Yaşlı adam kapı önünde esas duruştaymış gibi bekliyordu. Karakola giren çıkan her er, kapı önündeki bu yaşlı adama bir tokat atıp geçiyordu. Erlere adama neden tokat attıklarını sordum, işin aslını bilen olmadığı gibi niye tokat attığını bilen de yoktu. Sonra anlaşıldı ki, operasyondan dönen bir TİM, bu adamın dere kenarına bir yukarı bir aşağı koştuğunu görüp araca atıp getirmiş.. Karakolun önüne bırakıp gitmiş. İçeri alıp derdini de sormamışlar. Kapının önüne dikmişler.. İçerdekiler neden geldiğini de bilmiyor.

Adama, neden bir aşağı bir yukarı koştuğunu sordum.. Dağın eteğinde, karakol yolu üzerinde, siperde bekleyen erler (manga) varmış.. Saatlerdir orada oldukları için mataralarındaki su bitmiş. Dere kenarındaki bu adamı yukarıya çağırmışlar.. Koşup gitmiş. Matarası boşalan bir er, dereden doldurmasını istemiş. O da boşalan matarayı alıp dereye koşmuş. Arada epey mesafe var. Yukarı çıkınca ikinci matarayı vermişler. Bir matara, iki matara, üç matara derken bir aşağı, bir yukarı koşup durmuş.. Operasyondan dönen diğer bir TİM, dağın yamacında koşuşturan bir adam görünce araca atıp getirmiş. İkinci TİM'in siperdekilerden haberi yok, adamın neden koşuşturduğunu sormamış. Karakolun önüne atıp gitmiş.

Komutanım, benim yanımda birisi babama tokat atsa, çekip vururum. Kim olduğuna bakmam. Böyle bir olaydan sonra biz bu gençleri nasıl kazanacağız.

Bu adamın, bunun gibi olanların gönlünü nasıl alacağız. Bu işe bir çare bulmamız lazım, demiş.

......

30 yıllık mücadelede bundan çok büyük acılar yaşandı. Faili meçhuller, yakılan köyler, ahırlar, hayvanlar, insanlar, yetimler, dullar vs. Bu olay diğer yaşananların ve duyulanların yanında kayda değer bile bulunmayabilir. Ama hikayede bir masumiyet var. Bu masum hikaye, 30 yıl boyunca orada terörle mücadele edenlerin biraz da işe nasıl baktıklarını gösteriyor.

Üç beş senenin sonunda artık herşey kanıksanır hale gelmiş. Muhtemelen o insanlar karakoldakilerin nazarında insan bile sayılmıyordur.

....

AİHM'nin birkaç yıl önce insan onurunuın insan hayatından değerli olduğuna dair bir kararı vardı. Bunu ilk duyup, "bu nedemek" diye soran birine, eski bir büyükelçi şu açıklamayı getirmişti:

Bir adam şehirde bir yere zaman ayarlı bomba koysa, gelip bu işi de itiraf etse, itiraf edene işkence yapılarak bombanın yeri söyletilemez.

Bu üç örnek konuyu anlamamız yerine belki kafamızı daha da karıştırmıştır.

....

Ahlakın kaynağı vahydir. Bunu reddederseniz, Batılının herşeye rağmen kalıntılarıyla, kırıntılarıyla referansının Hristiyan ahlakı olduğunu kabul etmezseniz tutunacak dalınız kalmaz.

ÖNE ÇIKANLAR