Ağustosta terfi edemediği için Deniz Harp Okulu Komutanlığı'ndan istifa eden Tuğamiral Türker Ertürk'ün görevini devrederken yaptığı konuşmayı dikkatle okuyunca şöyle bir sonuç çıkıyor:
Harp okulu, istihbarat teşkilatlarının kıskacı altında.
Yabancı istihbaratlar, uzantıları vasıtasıyla, bu okulun itibarını sarsmak, milletin gözünden düşürmek için türlü oyunlar hazırlamışlar.
Kasetler hazırlanıp sızdırılmış, iftiralar atılmış, imzasız ihbar mektuplarıyla ortalık karıştırılmış, üstelik emellerine de kısmen ulaşmışlar.
İstifadan sonra verdiği mülakatta bu konuları biraz daha açmış:
"Bütün gayretlerimize ve araştırmalarımıza rağmen bu tertipleri yapanları, görüntü ve bilgi sızdıranları bulamadık.
Bunlar sicili bozuk insanlar da değil. Belki yakınımdaki çok başarılı bir astsubay, belki ödül verdiğim bir subay.. Kuşatma altındayız. Bu durumu komutanlarıma anlatamadım. TSK operasyona maruz kaldıkça kabuğuna çekiliyor."
Bir de itirafı var: Başörtü konusuna takılıp kaldık, yanlış yaptık.
Dönüp dolaşıp şuraya bağlıyor:
"Bu operasyonu tetikleyen dış odaklar var. İrtica, Suudi Arabistan, İran kaynaklı diye düşünürseniz hata yaparsınız. Bizde irticanın kaynağı Batı. Türkiye'yi dindarlaştırmaya çalışan Batı. Türkiye'yi dönüştürmeye çalışıyorlar. Niye dönüştürmeye çalışıyorlar? Adına BOP deyin ne derseniz deyin, bu coğrafyadaki kaynakların üzerine oturmak, buradaki insanları sömürge haline getirmek için. Kuruluş felsefesi 1923'te şekillenmiş Cumhuriyet, bu operasyona engel, baş ağrısı. Onun için bu cumhuriyet dönüştürülmeli. Cumhuriyet'in kırmızı çizgileri var. Bunlara TSK öncü, sonuna kadar sahip. Eğer, TSK'nin Türkiye halkı üzerindeki kredibilitesini düşürmezseniz bu operasyonu yapamazsınız."
....
Bu değerlendirmeyi doğru kabul edince garip bir durum çıkıyor ortaya.. Özeti ne, Batılılar ülkemizi dönüştürüyorlar.
Aynı Batılılar bu işi daha önce yapmışlar. Biz önceki değişikliği sahipleniyor, (eğer doğru ise) sizi bir kere daha dönüştüreceğim, dedikleri zaman itiraz ediyoruz.
Biz geçmişte yedi düvelin sırtını yere getirip bir düzen kurmuşsak çekinecek, korkacak birşeyimiz olamaz.
Başkaları kurmuşsa, kuran canı istediği zaman değiştirir.
Amerikalılar Irak'a müdahale ettiği zaman Türkiye'deki sloganlar "Irak'ın toprak bütünlüğünden yanayız"dan ibaretti.
Ben de, size ne oluyor, İngiliz kurarken, cetvelle sınır çekerken itiraz etmediniz.. Ha o günün şartlarında edemediniz.. Bugün niye sahipleniyorsunuz. Biri 80 sene evvel böyle bir düzen kurmuş, öbürü de gelip değiştiriyor.. Bize ne?
Çelişkiye düşmeyelim, demek istiyorum.
Düzeni kuran biz isek korkacak birşey yok.. Dün yedi düvelin sırtını yere getiren bugün de başının çaresine bakar.
Yok eğer düzeni kuran başkaları ise dün kurar, bugün dönüştürür.. Neden ilk yaptığını sahiplenip son yaptığına itiraz edelim?

