Çok ciddiye alınan bir adam değilim. Cahil cesur olurmuş. Onun için rahatlıkla söylüyorum: Bizde üniversite yoktur. Yüksek okullar var. Bildiğin okul. Kapısına yüksek yazınca ne kadar yüksek olunuyorsa o kadar yüksek okullar var. Bir gün bizim ülkemizin de üniversiteleri olur..Ne zaman olur, çok emin değilim. ... Bizde özel okul da yoktur. Bir ilk ya da ortaöğretim okulunun bir şahsın ya da vakfın olması..Paralı olması o okulu özel yapmaya yetmiyor. kanaviçe gibi işlenmiş müfredat..Güya Kars''ta da Edirne''de aynı öğretim.Zil sesinden kitaplarına..sıralarından kantinine kadar aynı düzen..Neymiş eğitimmiş...Eğitimde birlikmiş. İnsan bir iş yaparken bir amacı olur. Milli eğitimin amacı ne? Elimizden geldiği kadar, eskiye göre, nispeten, eh işte..bir amaç mıdır? Böyle gelmiş böyle gider, yahut canımız sağolsun gittiği yere kadar diyerek iş yapılmaz. Eğer örtülü bir amaç varsa ve dişlilerin arasına takılan herkesi işe yaramaz hale getirmek veya aynı kapıya çıkan standart hale getirmekse yine amaca ulaşmış sayılmayız. Ben müfredatın elden geçirilebileceğine de inanmıyorum. Tek çözüm serbest bırakmaktır. Hiç olmazsa özel okullar her şeyi ile özel olabilmeli. Programı ilan etmeleri kaydıyla.. diledikleri gibi eğitim verebilmeliler. Veli programa bakar, beğenirse gönderir, beğenmezse göndermez. Kamu otoritesine düşen iş, o okulun açıkladığı programa sadık kalıp kalmadığıdır.
Bir de temel bir iki ders vardır, onların ders programlarında yer almasını şart koşabilir. Gerisi devletin işi değil. "Hayır işimiz" denilse de işlerini yapabilecek halde değiller. Bunu kabul etmek niye bu kadar zül sayılıyor. Eğitim her şeyi ile perişanlık. Başarılı ilk eğitimin tek kriteri SBS puanları..Eski düzenle OKS puanları. Başarılı orta eğitimin tek kriteri üniversiteye girip girememek..Yahut nasıl bir yere girildiği.. Sonrası yok. ... En başta söyledim..Ciddiye alınmıyorum. İş bana kalsa mevcut üniversitelerin hiçbirinin yapısını, derecesini, kademesini, verdiği eğitimi dert etmem. Yok sayarım. İmkânım varsa yurt dışında okurum. Yoksa laf olsun diye gidip gelir, usulen bir diploma alırım. Düne kadar vakıf üniversitelerinin farklı olduğunu zannediyordum. Hiç farkı yok. Bizzat yaşayarak fark ettim farkı yok. Yüksek okul diploması askerlik süresini kısaltması gençler için bir cazibe..Bu cazibe ortadan kalksa arz talep dengesi tersine döner. Zamanla bugün kapılarında kuyruk oluşan yerler sümerbank mağazaları gibi olur. İlköğretim mecburi olmasa..Ortaöğretimi bitirmiş olmak üniversiteye girmenin üniversite imtihanına girmenin ön şartı olmasa liseler de boşalır. Okutmak için adam ararlar. İnsanlar ilim irfan için gitmiyor buralara..Fasit daireden kurtulamadığı için gidiyor. Alternatif yok. Mecburi askerlik gibi.
>> SEFERBERLİK Geçen gün bir arkadaşıma, iyi niyet yeterli değil..Bir amacın olsa..amacına hizmet için bir şeyler yapsan farkında olmadan amacın her ne ise tersine bile hizmet etmiş olabilirsin. Akıllı olman..okumuş olman yetmez. Gündemi takip ediyor olman yetmez dedim. -Olur mu öyle şey, dedi. Örnek verdim: Temmuzdan önce cumhuriyet mitingi yapanlar kime hizmet etti? O zaman o mitinge katılanlara.. hatta organize edenlere sorsaydınız ne derlerdi, ne yapmış oldular. ... Bugünlerde yine seferberlik ilan edilmiş gibi herkes el birliği ile iktidar partisine yardımcı oluyor. Muhalefet ederken, düşmanlık ederken, isyan ederken, apur sapur konuşurken bile yardımcı oluyorlar. Allahü alem birileri de yardımcı omak için konuşsa zarar verir. Bazıları rektörleri dinlerken kızıyor, ben keyif alıyorum. En çok da olup bitenin farkında olmamaları beni mutlu ediyor. Bana yanılmamışım duygusunu hissettiriyor.

