Kaydet
a- | +A

Büyük bir sanayi sitesinde egzozcu... -Dört gün oldu, bir Allahın kulu kapımı çalmadı, diyor. Herkesin dert yandığı "işler çok durgun" yakınmasının değişik bir versiyonu. Mobilyacının, beyaz eşyacının yakınmasından daha manidar geldi... İşler niye durgun? Her rastladığıma soruyordum... Durgunluğu belirsizliğe bağlıyorlardı. Belirsizlikten kastettikleri Anayasa Mahkemesi''nde görülen davaydı. O dava neticelendi. Şimdi soru şöyle olmalı: İşler ne zaman açılır? Kiracılar bile iş yeri sahipleri ile sözleşme yeniliyor. Adamın ödediği kira 3000 YTL... 5000 YTL. Artık mülk sahipleri eskiden olduğu gibi "işine gelirse" diyemiyor. Orta yol arıyorlar. Anlaştıkları rakam üzerinden yeni sözleşme yapıyorlar. Yeter ki kiracısı ayakta kalsın.

Hem işine gelirse dese bile mülkünün aylarca belki bir yıl boyunca boş kalma riski var.

Büyük şehirlerdeki Alış Veriş Merkezleri de çok tenha. Herkes 2001 krizinden şerbetli. Tedirginlik anında insanların tüketim alışkanlıklarının nasıl bir seyir izlediğini araştırma yapmış gibi kestirebiliyorlar. İnsanlar zaruri olmayan bütün ihtiyaçlarını erteliyor. Bu erteleme de dalga dalga piyasaya durgunluk olarak aksediyor. Büyük bir boya fabrikasının genel müdürü, Türk ailesi ortalama evinin boyasını beş yılda bir yeniler. Bu sene iç pazar iyice daraldı. Ailelerin önceliği değişti. Boya yenileme ertelendi, dediği zaman şaşırmıştım. Biz ortalama tabirine de yabancıyız. Herkes çevresinin ortalamasına bakıyor. İstatistikler uçuk geliyor. 2008 rakamlarıyla Türkiye''de 1000 kişiye 54 bilgisayar düşüyormuş. Bu sayı 2000''de 14''müş. Bu rakamları filan yerdeki insana aktardığınız zaman inandırıcı gelmiyor. Çevresine bakıyor, her evde en az iki tane olduğunu görüyor... Türkiye''yi de oradan ibaret zannediyor. Onun için ortalama tüketim, öncelik sırası, değişim süresi vs... rakamlarını yadırgamayın. İstanbul''a bakınca dağ taş otomobil doluymuş gibi görünüyor. Diğer ülkelerle karşılaştırınca düşük olduğu anlaşılıyor.

Tüketici Hakları Merkezi (TÜ-MER), ''Paran kadar harca kartın esiri olma'' kampanyası düzenledi. Normal şartlarda tamam da... Anormal şartlarda nasıl olacak. Tıkananlar eskisi gibi eş dost akraba kapısı çalamıyor. Her aile küçük bir işletme gibi. Yedek akçe yok. Hesap dışı bir masraf çıktığında kartlarına yüklenip günü kurtarmaya bakıyor. Sonra çıkış kapısı arıyor. Düşe kalka insanlar bu konuda da çok şey öğrendi. Eskisi kadar kredi kartına dayalı aile faciaları yaşanmıyor ama soluğu kesilenlerin sayısı her geçen gün artıyor.

ÖNE ÇIKANLAR