Bir film sahnesi hatırlıyorum.
Adam yediği haltlardan sonra rahatlamak için kiliseye gidiyor, günah çıkarma kabinine girip başlıyor anlatmaya:
Şurada şu işi yaptım, burada şöyle bir vukuatım var..uzun uzun anlattıktan sonra yan kabinden hiç ses gelmeyince sürgülü küçük pencereden içeri bakıyor, yan tarafta papazın olmadığını görünce yüzünü bir tebessüm kaplıyor.
Karşı tarafta kimse olmadığı halde itiraflardan sonra rahatlamış olmasına şaşırıyor.
.....
Eskiden rüşvet haberlerinin her çeşidi önemli sayılırdı. Filan yerde bir memurun o işi yaparken 50 lira alması bile yakalanırsa büyük olaymış gibi anlatılırdı.
Artık toplum vicdanı belli bir limitin altındaki rakamları suç saymıyor.
İş yaptırırken 50 lira 100 lira vermek çok doğal karşılanıyor. Ancak büyük rakamların döndüğü işler ayıplanıyor. O da muhtemelen herkes erişemediği içindir.
Bir gazete bahşiş (rüşvet) hikâyeleri derlemiş.. Gülümseyerek okuyorsunuz. Keşke kapı açık bırakılsa da herkes başından geçeni anlatabilse.
Organizma zaten doğal yollarla toksinleri atar. Büyük küçük hacette atar, terlerken atar..Beş on senedir bir detoks muhabbetidir gidiyor. Yeni bir sektördür, ihtiyaç olmasa da hoş karşılanabilir.
Toplum da canlı bir organizmadır nihayetinde. Ama doğal yollarla toksinleri atamıyor.
Toksinden önce birikmiş cerahat var, boşaltamıyor.
Başka sebepleri olsa da ben Youtube''a düşmüş ses kasetlerini bu bakımdan faydalı görüyorum.
Rüşvet hikâyelerini faydalı buluyorum.
Yakın dönemle ilgili itirafları, karşılıklı düzeltme ve suçlamaları faydalı buluyorum.
Perde arkası hikâyeleri faydalı buluyorum.
Biriken irinin akmasına yardımcı olur. Nekahet (galat-ı meşhuru nekahat) döneminden sonra doğal yollarla atamadığımız toksinlerden kurtulmak için bir de detoks çeker rahatlarız.
Bırakın herkes elindeki avucundakini boşaltsın. Yan taraftaki kabin boş olsa da toplum rahatlar.
Tövbe edelim diyeceğim, yanlış anlar kızarlar..Başbakan, "devlet katili affedemez" deyince kızdılar ya..Arzu edenlere kabine girip rahatlama imkânı da bir seçenek olarak sunulmalı.
Anlatın da nerede anlatırsanız anlatın.
İster Youtube''da, ister kabinde...

