Abartılı hak arama yolları aslında hizmetin kalitesini arttırıyor. Şehir efsanesi gibi anlatılan Amerikan hikayeleri vardır. Haberlerde de geçer. Bilmem hangi fast food zincirinin halkalarından birinde müşteri içtiği kahveyi üstüne dökmüş, yanmış. Tazminat davası açmış..bir milyon dolar kazanmış. Niye, kurallara göre kahve sıcaklığının en fazla 80 derece olması lazımmış..buna dikkat edilmemiş. Böyle bir tazminat ödendikten sonra ne olur? Artık o kurum, o işe o kadar dikkat eder ki..kılı kırk yarar. Aynı kurum, yüzlerce tazminat davasının muhatabı olmuştur, kimini kaybetmiştir, kimini kazanmıştır. Bu en sadesi.. Bunun gibi binlerce örnek var. .... Filan aile, bayramı geçirmek için yazlık evine gittiği zaman görmüş ki, İSKİ sayacı değiştirmiş. Kartlı sayaç takmış. Eve ve bahçeye ayrı ayrı su giden iki borudan biri iptal edilip tek giriş yapılmış. Aile o gün susuz kalmış. Çok sıkıntı çekmiş. Tankerdi, tamirciydi, uğraşıp durmuşlar. Amerika''da yaşayan akrabaları, "Bu iş Amerika''da olsaydı.. Ev parası kadar tazminat kazanırdınız" demiş. .... Bizde hak arama yolları biraz çetrefilli. Kırk yılın başında birileri çıkıp Amerikanvari dava açsa bile hem adama çılgın gözüyle bakılıyor.. Hem sonunu getiremiyor. Oysa teşvik edilmeli. Sadece kamu kurumlarının değil, özel sektörün de eksiklerini gidermesi, en iyi hizmeti verebilmesi için güzel bir yol. Bu iş yaygınlaştığı zaman müşterinden önce kurumlar kendi açığını arar. Hackerler olmasa antivirüs programları bu kadar gelişmez. Yazılımlar bu kadar gelişmez. ... Yol hatasından dolayı, açılan bir çukurdan dolayı karayollarının, belediyelerin dava edildiğini, yüklü tazminat ödediğini duyanınız var mı? .... Isparta''da düşen uçakta ölenlerin yakınlarından biri Amerikalı bir hukuk firması ile anlaşınca hem Barolar Birliği hem Ulaştırma Bakanlığı bu işe çok sıcak bakmadığını açıkladı. Ambulans avukatları gibi tabirler kullanıldı. Ben şahsen sakıncasını anlayamadım. İsteyen istediği kanaldan hakkını arasın. İstediği kapıyı çalsın. Mevzuatta engel hükümler varsa bu vesile ile düzeltilsin. Niye bozuluyoruz yahut rahatsız oluyoruz. Bu anlamda hak arama yollarının açılması ve kolaylaştırılması da yetmez. Tazminata mahkum olan kurumların da bir kaybının olması lazım. Mesela filan kamu kurumu, o sene 2 milyon YTL tazminat ödemeye mahkum olmuşsa, edilmişse, o para hazineden gelmemeli. O kurumun bütçesinden kesilmeli. Hatta şöyle bir tedirginlik yaşanmalı. Böyle iki davadan daha mahkum olursak maaşları ödeyemeyecek hale geleceğiz, tedirginliği. ... Olsa ne güzel olur temennime rağmen bana bile fantezi gibi geliyor şimdilik. Mahkemelerdeki iş yükü, üç yılda, beş yılda sonuçlanan davalar aklıma gelince zor görünüyor. Hiç olmazsa bir hedef olarak önümüze koyalım. En iyi denetim yoludur, işe bu tarafından bakalım.
>> TİCARET SİYASET SAVAŞ Ekonomi hocası yılın ilk dersine şöyle başlamış: İktisat üçe ayrılır: Ticaret, siyaset, savaş. 1- Bir milyon dolara kadar para kazanmak isteyenler ticaret, 2- Bir milyar dolara kadar para kazanmak isteyenler siyaset,
3- Daha çok kazanmak isteyenlerse savaş yaparlar! Bu güzel anekdot''un sahibi kim, diye tarama yaptım. Yüzlerce sitede çok farklı isimler karşıma çıktı. Kimi kendi hocasıymış gibi anlatmış, kimi filan gönderdi diye.. Anonim olduğuna hükmettim.

