Hikâyeye şöyle başlayalım:
Evvel zaman içinde, İstanbul''un bir bölgesinde tekstil atölyeleri mantar gibi çoğalmış.
Tekstil atölyesi deyince akla ne gelir?
Kayıtdışı istihdam.
Hani kaçak işçi diyorlar ya..
Eee, bizim devletimiz kaçak işlerden hiç hoşlanmaz. İster ki her şey mevzuata uygun olsun.
vergi tam verilsin. Hatta mümkünse kazanmadan verilsin.
Efendiiiim, devletimiz o dönemde bu işi dert etmiş..Taa Ankara''lardan bir teftiş heyeti göndermiş. Maliyeciler, çalışma müfettişleri, polisler vs.
Heyet atölyeleri kapı kapı geziyormuş. Onlara göre hiçbirinin elle tutulur bir yanı yok..Elle tutulur bir tarafı olmayan iş yerlerine her kurum kendi açısından basmış cezayı..
O zamanki rakamlarla 15 milyar, 25 milyar..35 milyar..Malum şimdinin 15, 25, 35 bin lirası..
Teftişin sonlarına doğru büyükçe bir bina görmüşler..Çalışan yüzlerce insan..Oradaki teftişin sonunda uygun görülen ceza 400 milyar (bin) olmuş.
İş yeri sahibi yalvarmış, yakarmış, etmeyin eylemeyin..Bu işyeri bu cezayı kaldıramaz, kapanır, batar, bu kadar insan işsiz kalır..Bari makul bir şey yapın da ödemeye çalışalım, demiş.
Heyet dinlememiş..İş yeri sahibi de (öyle denir ya) cinnet geçirmiş..Maliyeciyi vurmuş, polisi ağır yaralamış..Hadi kesin cezayı diyerek gidip teslim olmuş.
....
Orayı denetleyen maliyeci, çalışma müfettişi, mali polis vs..İş yeri açmanın, işletmenin, ay sonunda maaş ödemek için kıvranmanın, ayakta kalmak için çırpınmanın nasıl bir şey olduğunu bilemez..Hayal de edemez.
Onun için ben hep derim ki, bu tip teftişleri yapan insanların en azından bu sıralardan geçmiş, iş kurmuş batmış, iş kurmuş, her şeyini kaybetmiş insanlardan seçilmesi lazım..En azından içlerinde bu sıralardan geçmiş danışacak insan olması lazım.
...
Örtülü müsamaha, örtülü teşvik diye bir şey var. 5000 kişinin kayıtdışı mayıtdışı çalıştığı bir semte..Bu tarz iş yerlerini bu kafayla teftiş edince kimin yarasına merhem oluyor..Kayıtdışı çalışanın hakkı mı korunmuş oluyor..Yoksa adalet mi yerini, buluyor..
Ben denetim işini beceremediğimizi söylüyorum..Bu, bugünün hikâyesi değil ama zihniyetimiz çok da değişmedi. Sadece olağanüstü dönemlerde azıcık normalleşiyoruz..Onun da bir anlamı olmuyor. Zaten piyasa şartları bu tarz iş yerlerini maliyeciden, çalışma müfettişinin teftişinden, daha fazla hırpalayıp perişan ediyor.
...
Teftiş, ekonomiyi kitaplardan okuyan adamların işi olmamalı.

